• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

2 Şubat 1814: Seyyid Osman Efendi'nin vefatı (Kazasker)

Yeniakit Publisher
2024-02-02 07:28:00 -

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
2 Şubat 1814: Seyyid Osman Efendi'nin vefatı (Kazasker)

Onlar; yaşadıkları döneme çalışmalarıyla, eserleriyle maddi manevi anlamda damga vurarak iz bırakıp gittiler. Bugün, Seyyid Osman Efendi'yi hayırla yâd ediyoruz.

2 Şubat 1752’de Adana’da dünyaya geldi. Asıl adı Seyyid Osman’dır. Fatin’de (1271: 189), adının Mustafa Sürûrî Efendi olarak yazılması yanlıştır. Seyyid Hafız Musa Efendi’nin oğludur (ö. 25 Rebiülevvel 1194 / 31 Mart 1780). Muallim Naci’ye göre, babası tarafından seyitlik olduğu için “seyyid” olarak anılmıştır (2000: 173). 1187/1773-74’te yirmi, yirmi bir yaşlarında iken tarih yazma sanatıyla meşgul olmaya başladı. Bu zamana kadar Adana’da Arapça, Farsça ve edebiyat tahsil etti. İlk tarihini, vebadan ölen altı Adanalı öğrencinin ölümü üzerine yazdı. Ebuzziya (1305: 12) ve Muallim Naci’nin (2000: 174) naklettiğine göre, şair “târîh” kelimesindeki harflerin toplamıyla “Seyyid Osman Sürûrî” ismindeki harflerin 1211 tarihini vermesini, tarih düşürme yeteneğinin kendisine Allah tarafından verildiğinin bir işareti olarak yorumlar.

Sürûrî, Mekke kadılığından İstanbul’a dönerken Adana’ya uğrayan ve sonra Şeyhülislamlık makamına gelecek olan Yahya Tevfik Efendi’nin teşvikiyle 25 Rebiülevvel 1193/13 Mayıs 1779’da memleketini terk ederek İstanbul’a geldi. Arif Hikmet’e göre, doğum günü, babasının ölüm günü ve İstanbul’a geliş gününün 25 Rebiülevvel tarihine rastlaması ilginç bir tesadüftür.

1781’de Hayâtîzâde Mehmed Said Efendi’den imtihan verip Anadolu sadareti kaleminden kadılığa geçti. 2 Şubat 1814 tarihinde altmış dört yaşında iken İstanbul’da vefat etti ve Edirnekapı dışında Topkapı’da eski dostu Sünbülzâde Vehbî’nin yanına defnedildi. Nail Tuman, Tuhfe-i Nâilî’de defnedildiği söylenilen bu yerde Sürûrî adında bir mezar taşının bulunmadığını söyler

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23