• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

2 Eylül 2023: Günün Âyet ve Hadisi

Yeniakit Publisher
2023-09-02 06:13:00 -

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
2 Eylül 2023: Günün Âyet ve Hadisi

Sizler için hazırladığımız 'Günün Âyet ve Hadisi' ile 'Günün Sözü'nü istifadelerinize 2 Eylül 2023) sunuyoruz...

VAHYİN DİLİNDEN

يَٓا اَيُّهَا الَّذٖينَ اٰمَنُوا عَلَيْكُمْ اَنْفُسَكُمْۚ لَا يَضُرُّكُمْ مَنْ ضَلَّ اِذَا اهْتَدَيْتُمْؕ اِلَى اللّٰهِ مَرْجِعُكُمْ جَمٖيعاً فَيُنَبِّئُكُمْ بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ

Esirgeyen bağışlayan Allah'ın adıyla

"Ey iman edenler! Siz kendi sorumluluklarınıza dikkat edin.

 Siz doğru gittiğiniz takdirde yanlış yola sapanlar size zarar veremez.

 Hepinizin dönüşü Allah’adır ve yapmakta olduğunuz her şeyi o zaman Allah size bildirecektir."

(Mâide Suresi - 105)                 (Meâl Kaynak: Diyanet İşleri Başkanlığı)

TEFSİRİ: 

Bu âyetin, müminlerin, iman çağrısına olumlu karşılık vermemekte direnen ve kötülükler içinde yüzmeye devam eden inkârcıların durumuna üzülmeleri üzerine nâzil olduğu rivayet edilmiştir. Zamanla bazı müslümanların bu âyeti, nemelâzımcı bir anlayışa kapı aralayacak şekilde yorumlamaya başladıklarını görünce Hz. Ebû Bekir onları uyarıp özetle şunları söylemiştir: Siz bu âyeti gayesinin dışına taşırıyor ve yanlış yorumluyorsunuz. Ben Resûlullah’ın “İnsanlar bir kötülüğü görüp de onu engellemezlerse Allah’ın onlara genel bir azap göndermesi yakındır” buyurduğunu duydum (Tirmizî, “Tefsîr”, 6; Ebû Dâvûd, “Melâhim”, 17; Elmalılı, III, 1825).

Gerçekten, Kur’an-ı Kerîm ve Hz. Peygamber’in sünneti incelendiğinde, İslâm’da katı bir ferdiyetçilik anlayışının asla onaylanmadığı görülür. Aksine İslâm’ın bu iki temel kaynağı, bir taraftan kişiyi din kardeşinin sevinç ve kederini paylaşmaya özendirmiş, hatta “onun mutluluğunu kendisininkine tercih etmesi” anlamına gelen îsâr kavramına ayrı bir değer vermiş (meselâ bk. Haşr 59/9), diğer taraftan da toplumda dirlik ve düzenliğin sağlanması ve korunması için bireylere birtakım ödevler yüklemiştir.

Fakat unutmamak gerekir ki toplumları meydana getiren fertlerdir ve sağlıklı bir toplumsal yapı ancak görev bilincine sahip, önce kendisini düzeltmeye çalışan bireylerin baskın öge haline gelebilmesiyle mümkündür. Şu halde bu âyeti şöyle anlamak uygun olur: Kişinin başkalarına yardımcı olabilmesi, topluma olumlu katkılarda bulunabilmesi her şeyden önce kendi sorumluluklarına dikkat etmesine bağlıdır. Bu konuda üzerine düşeni yapan ve kendisini sürekli kontrol eden bir kimse de yanlış yollara düşmüş insanlardan zarar gelebileceği kuruntusuna kapılarak aydınlık yola çağrıda bulunma görevini ihmal veya terketmemelidir (emir bi’l-ma‘rûf nehiy ani’l-münker için bk. Âl-i İmrân 3/104; Mâide 5/79).

Kaynak : Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 2 Sayfa: 350-351


ALLAH RESULÜ'NDEN (Sallellahu Aleyhi ve Sellem)

عن أبي هُرَيْرَةَ رضي اللَّه عنه عن النبي صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم قال : « لَيس الغِنَي عَن كثْرَةِ العَرضِ ، وَلكِنَّ الغنِيَ غِنَي النَّفسِ » متفقٌ عليه . « العَرَضُ » بفتح العين والراءِ : هُوَ المَالُ .


Ebû Hureyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

“Gerçek zenginlik, mal çokluğu değil, gönül tokluğudur.”

Kaynak: Buhârî, Rikak 15; Müslim, Zekât 130. Ayrıca bk. Tirmizî, Zühd 40; İbni Mâce, Zühd 9

 

GÜNÜN SÖZÜ:


Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Gültekin

İNSAN KENDİNİ TANIMADIĞI SÜRECE, HARAMLARDAN ASLA KURTULAMAYIZ.

Allah'ın rahmeti bereketi, affı afiyeti ve selameti Allah'a inanıp Peygamberimizin sünnetine tâbi olan, insanlığa faydalı iş yapanların üzerine olsun

İlmi bilenin bildiğini yaşaması farz... yaşayarak görünür hâle getirmesi (öğretmesi) sünnet...yaptığı iş emri bil maruf nehyi a'nil münker...toplumsal emniyet ve güven böyle te'sis edilir...peygamber sav. 'e inanmayanlar en çok ona güveniyordu ne kadar ilginç değil mi?...bütün değerli eşyalarını ona teslim edecek kadar...bu gerçekliğe istinaden kendine bu kadar güvendikleri insanın söylediklerinin de dostoğru olduğunu çok iyi biliyorlardı...fakat yine de elçilik vazifesini yapmak, anlatmak için...herkesin anlayışına göre eğitim kuralı ile hareket eden peygamber efendimiz bir gün oranın halkını çağırdı ve " size şu dağın arkasından ( oradaki dağı işaret ederek) düşman ordusu üzerimize geliyor desem inanır mısınız diye sordu...onlar evet inanırız dediler... işte o zaman "lâilâhe illallah: Allah'tan başka ilah yoktur" dedi ... ilâh : bütün isteklere cevap veren, bütün ihtiyaçları gideren demek ...orada Allah en büyük yani Allahu Ekber demedi bunu o müşrikler biliyorlardı zaten...hatta putlarına kurban keserken Allah'ın hakkını da ayırıyorlardı...onlar Allah dünya işleri ile ilgilenmez (hâşâ )diyorlardı... oysa şuara 78 ve sonrası : öyle ki o Allah ki yaratan ve yaşatan O'dur...doğru yolu gösteren O'dur...beni yediren içiren O'dur...hastalandığım zaman bana şifâ veren O' dur ...öldükten sonra beni diriltecek olan da O' dur....hesap günü günahlarımı bağışlayacağını umduğum da O'dur... hâl böyleyken Allah CC. insanı yeryüzüne kuralsız kaidesiz kendi kuraltanımazlığına terketmiş olabilir mi? Lâ mâbûde illallâh...lâ maksûde illallâh... lâ ilâhe illallâh Muhammed'un râsûlallah
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23