17 Ağustos 1944: Abdurreşid İbrahim Efendi'nin vefatı (Âlim/Seyyah)
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Onlar; yaşadıkları döneme çalışmalarıyla, eserleriyle damga vurarak iz bırakıp gittiler. Bugün, Âlim/Seyyah Abdurreşid İbrahim Efendi'yi hayırla yâd ediyoruz.
1857 yılında Sibirya bölgesinde Tatar Türkü bir ailede dünyaya gelen Abdürreşid İbrahim, gençlik yıllarına kadar medresede eğitim almış ve daha yirmisine gelmeden anne ve babasını kaybetmiştir. Tarihler 1879’u gösterdiğinde eğitim için Medine’ye gitmeye karar vererek İstanbul’a geldi. 1880’de hacca giden bir kafileyle birlikte Medine’ye gitti ve uzun bir süre İslami ilimler eğitimi aldı. 1884 yılında Medine’den ayrılan Abdürreşid İbrahim Efendi, önce İstanbul’a, ardından memleketine döndü. İstanbul’da bulunduğu süre içinde dönemin aydınları ile tanışma fırsatı buldu. 1885’te memleketine döndüğünde evlenen Abdürreşid İbrahim Efendi, bu tarihlerde Umran gazetesinde Rusya Müslümanları hakkında bir çok makale yazdı.
1892’de kadı tayin edilen Abdürreşid İbrahim Efendi, Şeri mahkeme reisinin hac dolayısıyla görevden ayrılması sonrasında Orenburg Şeri Mahkemesi Reisliğine getirildi. Görev süresince çeşitli sıkıntılar yaşayan Abdürreşid İbrahim, emeklerinin bir karşılık bulmadığı gerekçesiyle vazifesinden ayrıldı. İstanbul ile irtibat halinde olan Abdürreşid İbrahim Efendi, burada çıkardığı risaleleri Müslümanlara dağıtarak onların özellikle Rus baskısından kurtulmak için Türkiye’ye göç etmelerini sağladı.
1897’de İstanbul’dan ayrılan Abdürreşid İbrahim Efendi; Hicaz ve Filistin başta olmak üzere Mısır, İtalya, Batı Rusya, Bulgaristan, Yugoslavya ve Fransa’ya seyahat etti. Ardından Batı Türkistan ve Kafkaslar üzerinden ilk kez Japonya’ya gitti. Bu sırada tarihler 1900’ü gösteriyordu. Kısa süren bu seyahati sırasında bazı temaslarda bulunup geri döndü. 1902 yılında tekrar Japonya’da bulunan Abdürreşid İbrahim Efendi; okullarda, iş yerlerinde, köylerde ve şehirlerde her kesimden insanla bir araya gelerek Japon kültürüne dair pek çok şey öğrenmiş ve Japonya Prensi İto ile de buluşmuştur.
Abdürreşid İbrahim Efendi uygun olan her şartta, gerek sözlü gerek fiili temsil gücüyle İslami hayat tarzını yaymaya çalıştı. Tebliğ faaliyetleri Rusya’nın baskısı neticesinde sekteye uğrasa da İslam’ı kabul edenler oldu. İbrahim Efendi bu baskılar üzerine önce Odessa’ya, oradan da Petersburg’a dönmek zorunda kaldı.
İslam dünyası ve Japonya arasında bir köprü olan Abdürreşid İbrahim Efendi, Japonya’da kaldığı süre boyunca Tokyo’da ikamet etti. İmparatorluk ailesi ile dostluğu devam eden İbrahim Efendi Japonca da öğrendi ve bu sayede bazı önemli devlet adamlarının Müslüman olmasına vesile oldu. Kurduğu Asya Gikai Derneği sayesinde Tokyo’da bir cami yapılması için girişimlerde bulundu. 1910 yılında İstanbul’a geldiğinde Süleymaniye Camii kürsüsünden cemaate Japonlar ve onların kültürü hakkında bilgiler verdi.
Türkiye Cumhuriyeti kurulduktan sonra Konya’ya yerleşen Abdürreşid İbrahim Efendi, 1933 yılına gelindiğinde Tokyo Camii’nin yapım sürecini başlattı. 1938 yılında açılışı yapılan bu caminin vefatına kadar imamlığını üstlendi. Abdürreşid İbrahim Efendi, 17 Ağustos 1944 tarihinde Hakk’a yürüdü.