Türkiye’nin merhamet eli Türk Kızılay, yaraları sarmaya devam ediyor. Türk Kızılay Genel Başkanı Prof. Dr. Fatma Meriç Yılmaz, Ramazan ayında deprem bölgesi, Gazze ve Suriye’ye öncelik verdiklerini belirterek, “Hiç kimseyi ardımızda bırakmayacağız” dedi. Suriye’de yeni bir dönemin eşiğinde olduklarını vurgulayan Yılmaz, insani yardım çalışmalarının yanı sıra, bölgedeki imar ve kalkınma projelerine de hız verdiklerini ifade etti.
SEBAHATTİN AYAN İDLİB
Dünyanın salgın, savaş, açlık, susuzluk, kuraklık ve ekonomik krizlerle büyük bir buhran yaşadığı günümüzde insanlığa merhamet şemsiyesi olan Türkiye’nin en büyük sivil toplum kuruluşu Kızılay, Suriye’de savaşın ardından yaraları sarmaya devam ediyor. Ramazan ayı boyunca Türkiye’de ve dünyanın dört bir yanında mazlumlara el uzatan Kızılay, geçtiğimiz aylarda Beşşar Esed rejiminin devrilmesiyle özgürlüğüne kavuşan Suriye’de yardım ve imar faaliyetlerini sürdürüyor. Suriye ve mazlum coğrafyalardaki faaliyetleri hakkında gazetemize özel açıklamalarda bulunan Türk Kızılay Genel Başkanı Prof. Dr. Fatma Meriç Yılmaz, Kızılay’ın vizyonu “Hiç kimseyi ardında bırakma.” Bu, oldukça büyük bir hedef olup, adeta bir Çoban Yıldızı gibidir” dedi.
KIZILAY ÇOBAN YILDIZIDIR
Kızılay’ın yardım çalışmalarını gazetemize anlatan Türk Kızılay Genel Başkanı Prof. Dr. Fatma Meriç Yılmaz, “Türk Kızılay olarak bizler bir iyilik köprüsüyüz. 156 yıllık bu iyilik köprüsü, veren el ile ihtiyaç sahibi arasında gönüllülük temelinde bir bağ kurmaya çalışmaktadır. Türk Kızılay, Çoban Yıldızı gibidir. Günümüz dünyasında pek çok farklı mağduriyet yaşanmakta ve neredeyse her gün yeni bir krizle karşı karşıya kalmaktayız. Bir sabah bir afete uyanıp milyonlarca insanın hayatının değiştiğini, ertesi gün ise bir savaşın patlak verdiğini ve yine milyonlarca insanın yaşamının etkilendiğini görebiliyoruz.
Biz de Türk Kızılay olarak bu süreçte, günün gerekliliklerine uygun şekilde “İhtiyaç nerede?” sorusunu sorarak emanetleri en hızlı şekilde ulaştırmaya gayret ediyoruz. Bu kapsamda, Ramazan ayında “Kalbimiz bir, soframız bir” diyerek Ramazan kampanyamızı başlattık. Türkiye’nin 81 ilinde Ramazan coşkusu yaşanacak; iftar sofraları kurulacak, her yere Ramazan kolileri sahiplerine ulaştırılacak, bayramlıklar dağıtılacaktır. Ancak bizim için öncelikli üç bölge bulunmaktadır. Bunlar asrın felaketini yaşadığımız deprem bölgemiz, Gazze ve Suriye. İlk önceliklerimizden birisi deprem bölgemiz. Deprem bölgesi, elini bırakmamamız ve unutmamamız gereken bir coğrafyadır. Orada yaşayanlar bizim canlarımızdır. Ramazan döneminde kaynaklarımızın üçte birini deprem bölgesine ayırarak, bu bölgeye özel bir önem vermekteyiz. İkinci ise Gazze. Gazze, son yüzyılın en büyük mağduriyetlerinden birini yaşamaktadır.
Dünya var olduğundan. Beri en büyük mağduriyet Gazze’de! Biz başından itibaren alternatif yollar bularak oradaki hizmetlerimizi kesintisiz sürdürmeye gayret ettik. Şu an Ramazan ayında her gün 30 bin kişilik iftar yemeği dağıtıyoruz. Yerel personelimiz, zorluklar içinde dahi şenlikli iftar sofralarını kurmaya devam etmektedir. Ayrıca, gıda yardımlarımız devam etmekte olup, geçen yıl Kurban Bayramı’nda hazırlanan konserve etleri bu yıl Gazze’de dağıtmaktayız” ifadelerini kullandı.
SURİYE’DE YENİ BİR DÖNEMİN EŞİĞİNDEYİZ
Türk Kızılay’ının savaşın başladığı günden bu yana Suriye’nin yanında olduğunu aktaran Başkan Yılmaz, “Üçüncü bir yerde tabii ki Suriye ve savaş mağduru halkı. Suriye’de son 13 yılda büyük mağduriyetler yaşanmıştır. Kuzeyde oluşturulan güvenli bölgelere sığınan milyonlarca kişi, Türk Kızılay, Türk devleti ve STK’ların yardımlarıyla desteklenmeye devam etmektedir. Bu süreçte 100 bin briket ev inşa edilmiş, yetimhaneler ve fırınlar açılmış, sevgi mağazaları kuruldu. 13 senedir bu desteği vermeye devam ediyoruz. Suriye’de Esed rejiminin değişmesinin ardından, şehirlerin nasıl yıkıldığını ve insanların evsiz kaldığını daha net bir şekilde gördük. Birçok insan evlerine dönse de ya oturulamaz durumda olduklarını ya da tamamen yok olduklarını gördük. Bunu sadece biz görmedik bir taraftan Türkiye’ye gelen bir taraftan kuzey bölgeye göç etmek zorunda kalan insanlarda gördü. Bu nedenle Suriye’de yeni bir dönemin eşiğindeyiz. Kuzeydeki hizmetlerimizi aksatmadan sürdürmeye devam ederken, Suriye Kızılayı’nın kapasitesini artırmak için uluslararası fonlara başvuruyor ve ortak projeler geliştiriyoruz. Şu an Suriye genelinde 9 sevgi mağazamız bulunmaktadır. Halep ve Şam’da da yeni mağazalar açtık. Bu mağazalar sayesinde çocuklar ve anneler ücretsiz olarak kıyafet ihtiyaçlarını karşılayabiliyorlar. Ramazan boyunca Suriye’de 110 bin kişilik iftar dağıtımı yapmayı ve 35 bin gıda kolisi ulaştırmayı hedefliyoruz.
Suriye’nin önünde uzun bir yol var. Ancak biz, ‘Hiç kimseyi ardımızda bırakmayacağız’ diyerek, elimizden gelen desteği vermeye devam edeceğiz. Suriye’nin önünde uzun bir yol var ve onlar ayağa kalkana kadar da elimizden gelen desteği vermeye devam edeceğiz” açıklamasını yaptı.
Çocuklar bizim için her zaman en öncelikli sırada
Kızılay’ın yegâne amacının güçlü çocuklar yetiştirmek olduğunu ve çocukların öncelikli sırada yer aldığını kaydeden Prof. Dr. Fatma Meriç Yılmaz, “Çocuklar, afetlerin ve krizlerin en masum, en kırılgan ve en çok korunmayı hak eden bireyleridir.
Ancak, aynı zamanda inanılmaz derecede güçlüdürler. İlk bakışta savunmasız ve zayıf görünebilirler, fakat ister deprem bölgesine ister Suriye’ye ister Gazze’ye gidin, çocukların küçük bir dokunuşla nasıl toparlanabildiğini görebilirsiniz. Bu nedenle, tüm faaliyetlerimizde çocuklara öncelik veriyoruz. Ne zaman bir yardım dağıtımı yapsak, mutlaka çocuklarla ilgilenecek ayrı bir ekibimiz de onlarla birlikte oluyor.
Şu an olduğu gibi, arkada müzikler çalıyor, ekiplerimiz onlarla oyunlar oynuyor, küçük atıştırmalıklar ve oyuncaklar dağıtıyor. Çocukların bu zor durumları atlatıp güçlü bir şekilde ayağa kalkması, aslında geleceğin dünyasının da daha güçlü olması anlamına geliyor. Bu yüzden çocuklar bizim için her zaman en öncelikli sırada yer alıyor” şeklinde konuştu.