• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

15 TEMMUZ RUHUNU KİMSE YENEMEZ!

Yeniakit Publisher
2016-12-06 09:26:00 -
15 TEMMUZ RUHUNU KİMSE YENEMEZ!

“O gün o tankların önüne çıkmak zorundaydık” diyen 15 Temmuz Şehit Yakınları ve Gaziler Derneği Başkanı Musa İlhan: “Kendimizi şanslı bir nesil olarak görüyorum. Başımızda Erdoğan gibi bir lider var. Bu ruhu taşıyan milleti kimse yenemez.”

FATMA GÜLŞEN KOÇAK’IN RÖPORTAJI

15 Temmuz Şehit Yakınları ve Gaziler Derneği Başkanı Musa İlhan ile 15 Temmuz ruhunu konuştuk...

¥ Hâlâ bedeninde darbecilerin kurşununu taşıyan bir gazi olarak 15 Temmuz’u değerlendirir misiniz? 

15 Temmuz bir ihanet hareketiydi. Ümmete yapılan bir ihanetti. Onun için biz de Müslüman olarak, o ihanetin karşısında durmamız gerekiyordu. Herkes gibi sokağa çıktım. Belki o gün sokağa milyonlar çıktı. Bize de hainlerin kurşunu isabet etti. Şükürler olsun bu nişaneyi taşıyorum. Belki de kalbimizin altındaki bu kurşunu bir ömür boyu taşıyacağım. Bugün olsa, yine bugün de giderim. Hâlâ kendi imanımla ve dualarımla ilgili sıkıntı olduğunu düşünüyorum ve kendime “neden şehit olamadım” diye soruyorum. Keşke Allah şehitliği nasip etseydi.

¥ 15 Temmuz’dan sonra bir dernek kurdunuz. Derneğinizin kuruluş gayesi nedir?

 Amaç tamamen dayanışma derneğidir. Derneğimizde özellikle “koruma ve yaşatma” ibaresini kullanmadık. Çünkü bizim, Allah’ımızdan ve devletimizden başka kimsenin korumasına ve himayesine ihtiyacımız yok. Şükürler olsun devletimiz de bize bütün şehit yakınlarına ve gazilerimize her türlü imkânı sağlıyor. Özellikle darbe ile özdeşleşmiş ilçelerde ve darbe ile özdeşleşmiş arkadaşlarla kurmaya çalıştık. Metin ve Sabri vardır. Başbakanımızın tabiri ile “tanksavar” arkadaşlar var. Rahmetli Ömer Halisdemir ağabeyimizin kardeşi var. 15 Temmuz’u 15 kişi ile kurduk. Bu da tamamen bir tevafuktur. Biz sayı belirlememiştik. Biliyorsunuz kurucu sayısı 7 ile 21 arasında değişir. Normalde o gün 2-3 kişi daha kimliklerini getireceklerdi ama geç kaldılar. Dernekler Masası’na o gün evrakları vermemiz gerekiyordu. Oradaki memur “bunu özellikle mi ayarladınız” diye sordu. “Hayır” dedik. “Burada 15 kişi var” dedi. Hiç saymamıştım ben kişi sayısını. Baktık ki 15 Temmuzu 15 kişi ile kurmuşuz. 

BİR kalkışma var diye yine fırladık

¥ Gazilerin duyarlılığı devam ediyor mu?

Şüphesiz. Geçen gün Atatürk Havalimanı’nda bir olay olmuştu. Silahlı birisi gelmişti. O gün WhatsApp grubundan baktım bizim gaziler 160 kişi yollara düşmüş. Bir kalkışma kaygısıyla kimisi koltuk değneği ile kimisi kolu sargılı gene yollara çıkmışlar. 

¥ Cumhurbaşkanımız ile olan görüşmeniz nasıl geçti?

Fevkalade. Allah razı olsun. Külliyede ve birkaç törende kendisi ile görüştük. Kendimizi şanslı bir nesil olarak görüyorum. Şu an 39 yaşındayım. Ben 1994’ten beri Cumhurbaşkanımızı tanırım. 18 yaşından itibaren onun hizmet ettiği partide görev yaptım. Şükürler olsun. Sultan Abdülhamid’den sonra gelen en iyi ve en büyük lider olarak görüyoruz kendisini. Allah ondan razı olsun. 

SURİYE OLSAYDIK BİZİ kim ALIRDI!

¥ Milletimizin direniş ruhunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Olması gerektiği gibi, Müslüman-Türk milletine yakışan bir direnişti. Bence bugün Allah muhafaza gene olsa halkımızın yüzde sekseni-doksanı sokaklara çıkar. Belki o zamanlar yüzde elliler-altmışlar çıkmıştı ama şimdi daha fazla kişinin çıkacağını düşünüyorum. Her partiden gazilerimiz var. Mesele orada vatandı, milletti, ümmetti. Bunu anlayamadılar memleketimizi böleceklerdi ve Suriye’den beter hale getireceklerdi. Böyle bir durum olsaydı biz nereye giderdik, bizi kim alırdı? Komşularımızdan bahsedelim. Yunanistan’ın kendine bakmaya dermanı yok. Irak ve Suriye de öyle. Biz nereye gidecektik? Allah bizlere yardım etti, bizleri vatansız bırakmasın. Canımızı teslim edelim ama asla vatansız kalmayalım.

¥ O gece neler yaşadınız?

Benim bir 17-25 Aralık maceram var. 3 Ocak’ta Zaman gazetesi beni terörist ilan etti. Malum CD ve kasetleri protesto için eyleme gitmiştik. Zaman gazetesinin üçüncü sayfasında çıktı bu haber. “Sabah belediye çalışanı, akşam terörist” diye haber yapmışlardı. Kimlerin terörist olduğu o günden belliydi... 

O akşam havaalanına doğru tank gittiğini de gördüm, nereden geldiğini bilmiyorum. Dedim ki herhalde yine terör eylemi var. Bir arkadaşımın işyerine gittim. Televizyonda Başbakanımızın “bir kalkışma olduğundan şüpheleniyoruz” dediğini duydum. Duyar duymaz arkadaşlara yatsıyı kılalım, ben gideceğim dedim. Önce Gaziosmanpaşa meydanına çıktım. Orada fazla kimse yoktu. Tali yollardan havalimanına gitme niyetindeydim. Çünkü ilden havaalanlarına gidin diye mesaj geliyor... Giderken baktım, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Lojistik Destek Merkezi var. Buraya askerler girdi, baktım ki iki kamyon asker var. Oraya girdim, büyük bir tantana çıktı orada. Orası çok kalabalıktı, gece de çalıştığı için. Orada rütbeli bir asker yere düştü, tetiğe bastı ateş almadı. Bu arada biz onu dövmeye devam ediyoruz çünkü ateş etmeye çalışıyor. Silahının emniyetini açmadığı için pek bir şey olmadı. Diğer askerler hiç ses çıkarmadılar. Duvarın kenarına sıkışmışlardı, halk kol kola girip askerleri çember içerisine almışlar. 3-4 tane rütbeli vardı, onlar sürekli askerlerin önünü açmamızı söylüyorlardı. Üsteğmendi, yere şarjörünü de düşürmüştü. 

Bu arada; yatsı namazına gideceğim için ve yaz günü olduğu için ayağımda terlik var. Elimde bir tırnak çakısı bile yoktu. O arada kargaşada terliğimiz falan da kayboldu. Bir yandan da askeri dövüyorum. O sırada asker beylik silahını çekti. Gene müdahale ettik. Sadece bir üsteğmen var o biraz kendini “cengaver” hissediyordu. Diğer askerler uyumluydu, zorluk çıkarmadılar. Bu şekilde askerler kamyonetine bindiler. Hasdal’a doğru yola çıktılar. Orayı ele geçiremediler ve askeri oradan çıkardık. Ama tempo tutarak çıkardık “asker bizim askerimiz” diye alkışlayarak gönderdik. Biz de arkasından gidiyoruz. 

REİS YAŞIYOR YA, BİZE KARADA ÖLÜM YOK!

Aklımda AKOM’a gitmek var, Afet Koordinasyon Merkezi. Orası çok stratejik bir yerdir, 385 tane kamera vardır orada. İlk gelen bendim. Daha sonra gördük ki tapelerde de bu geçiyor, “komutanım sivil araç geldi” diyorlar. Oraya 21.15’de gelmişler. Yaklaşınca “Gelme” dedi ve havaya doğru ateş etti. “Burası benim iş yerim, geleceğim” dedim. O da “Gelirsen seni vururum” dedi. Lojistikteki püskürtme bende bir özgüven oluşturdu. Vuracağını hiç tahmin etmiyordum. “Hadi vur” dedim. Bu arada yine terliğim düşmüş. Girer girmez ateş edince bana mı havaya mı ateş ediyor göremediğim için şok oldum. Yerden seken bir kurşun geldi. G-3 mermisi çok ağırdır. Bana takla attırdı kurşunun şiddeti. Çimlere düştüm. Arkada araba ile gelen liseden benim hocamdı. Musa vuruldu, “Öldü” dediğini duydum. 

Başladım Kelime-i Şahadet getirmeye. Kurşun geldi ama ben yaşıyorum sonuçta. Hani anlatırız ya öyle güzel ölümler vardır ki ölürsün, seni tabutunda götürürler, hiçbir şey anlamazsın. Konuşulanları ve duaları duyarsın ama hiçbir şeyi görmezsin. Ne kadar güzel bir şey hiç acı yok. Yaz günü ılık ılık kan akıyor. 

Şişli’ye hastaneye atmışlar beni. Bakmışylarki durum kötü Okmeydanı SSK’ya geçmişiz. Yoğun bakıma girmeden önce üstümüzden çok alçak uçan bir uçak sesi hatırlıyorum. İlk sorduğum soru Cumhurbaşkanımızdı. “Seni sokağa çağıran kişi, şu an kendisi nerede biliyor musun, iç savaş çıkarmaya çalışıyor” dedi oradaki hemşire. Dediler ki yaşıyor. Allah ya... Bundan sonra bize karada ölüm yok. Eğer o darbe başarılı olsaydı belki de bizi o gün gelip hastanede infaz edeceklerdi. 

Şehit ve gazilerimiz seçilmiş insanlar

¥ İhtiyaç sahibi olan gazilerle nasıl irtibata geçiyorsunuz?

Hâlâ hastanede yatan gazilerimiz var. Sıkıntısı olanla birebir kendimiz ilgileniyoruz. Gazilerimiz ve şehit yakınlarımız çok gururlu insanlar.  Hiçbirisi şu ihtiyacım var dememiştir. Biz hep zorla öğrenmeye çalışıyoruz. Kendisi söylemiyor, mahalledeki esnaftan ya da komşusundan öğrenmeye çalışıyoruz. Biliyoruz ki o kadar çok borcu var, bakkala borcu var, elektriği, suyu kesilmiş ama söylemiyor.  Çok asil insanlar. Bu vatan için hiçbir şey beklemeden canını vermeye hazır insanlar. Bu şehit yakınları ve gazilerimizin içerisinde gerçekten seçilmiş insanlar var. O kadar gurur sahibi ve teslimiyet sahibi insanlar ki en yoksulu bile hiçbir şeye ihtiyacımız yok yeter ki vatan sağolsun diyorlar. Bu 15 Temmuz ruhunu taşıyan milleti kimse yenemez.

 

x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23