“Erdoğan gitsin de ne olursa olsun” anlayışıyla hareket eden muhalif kanadın tarihteki en büyük örneği İttihat ve Terakki’ciler. İT liderlerinden Rahmi Bey’in, 100 yıl önce Fransız gazetesine yönelik, “Programımız yok, bugüne kadar yıkmak için uğraştık” sözleri günümüze ışık tutuyor.
Türkiye’nin yeniden dirilişinin mimarı olan, suikast girişimlerini, darbeleri ve sinsi tuzakları bir bir püskürten Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı devirmek için “o gitsin de ne olursa olsun” yaklaşımıyla hareket eden ‘müzmin muhalif’ kanadın tarihteki en büyük yansımasını, Sultan 2. Abdülhamid döneminin İttihat ve Terakki’si (İT) oluşturuyor. Abdülhamid Han’ın devrilmesi sürecinde büyük rol oynayan ve Osmanlı’nın son döneminde güçlü bir şekilde iktidara gelen İttihat ve Terakki’nin (İT) liderlerinden Rahmi Bey’in 100 yıl önce Fransız basınına verdiği mülakatta sarf ettiği sözler, adeta bugünlerin zihniyetini anlatıyor.
“PROGRAMIMIZ YOK, YIKMAYA GELDİK”
33 yıllık buhranlı bir dönemde bir karış toprak vermeden Osmanlı Devleti’ni idare eden Sultan 2. Abdülhamid Han'ı devirmek için yurt içi ve yurt dışında sinsi çalışmalar yürüten İttihat ve Terakki’nin liderlerinden Rahmi Bey (Mustafa Rahmi Arslan), 2. Meşrutiyet’in ilanıyle iktidarı ele geçirmelerinin ardından Fransız Le Temps gazetesine mülakat veriyor. Tarihin tozlu arşivlerinde yer alan mülakat metninde İttihatçı Rahmi Bey, Fransız muhabire herhangi bir siyasi programlarının olmadığını, sadece ‘yıkmak’ için çalıştıklarını ve İngilizlerin yardımını beklediklerini söylüyor.
“İNGİLİZ’İN DESTEĞİNİ BEKLİYORUZ”
26 Temmuz 1908 tarihli ifadesinde Rahmi Bey, “Siyasi programımızı soruyorsunuz. Şimdilik böyle bir programımız yoktur. Bugüne kadar yıkmak için uğraştık. Şimdi Kanun-ı Esasi’yi harfiyen muhafaza etmeye çalışıyoruz. Badehu [Bundan sonra] memleketin atisi [ilerlemesi] için, terakkisi [yükselmesi] için çalışacağız.” diyor. Rahmi Bey sözlerini şöyle sürdürüyor: “Umûr-ı hariciyeye [dışişleri meseleleri] gelince. Bilhassa ahrar-ı akvamın [hürriyetçi toplumların], İngiltere’nin, Fransa’nın, İtalya’nın muavenetine [yardımına] itimadımız vardır.”
RAHMİ BEY’İN SÖZLERİ BUGÜNÜN YANSIMASI
Hiçbir siyasi program ve proje üretmeksizin sadece Abdülhamid Han’ı devirme odaklı eylemlerde bulunduklarını bizzat itiraf eden İttihat ve Terakki liderlerinden Rahmi Bey’in sözleri, günümüzdeki muhalif zihniyete ışık tutuyor. Sultan Abdülhamid Han ile Cumhurbaşkanı Erdoğan dönemi benzerliklerini “Hilalin İki Muhafızı” kitabıyla tarihe not düşen tarihçi Şükrü Altın, konuya ilişkin Akit’e yaptığı değerlendirmede; önce Abdülhamid Han’ın, ardından Osmanlı Devleti’nin sonunu getiren İttihat Terakki’nin hedefinin iktidara gelmek değil iktidarı yıkmak olduğunu söyledi. Aynı vaziyetin günümüzde de Erdoğan için var olduğunu ifade eden Şükrü Altın, “İttihatçı Rahmi Bey’in sözleri bugünün bir yansımasıdır. Dün de plansız, programsız şekilde sadece devirmek için muhalefet ediyorlardı, bugün de. Dün başarılı oldular ve Abdülhamid’i tahttan indirdikten sonra İngiliz’in Fransız’ın da desteğiyle Osmanlı’yı çökerttiler. Ama bugün, tarihten çok iyi şekilde ders çıkaran Erdoğan karşısında hezimet yaşıyorlar. 24 Haziran’da da aynı hezimeti yaşayacaklar.” dedi.
2. MEŞRUTİYET’TEN SONRA NE OLDU?
Rahmi Bey’in “Programımız yok, devirmeye geldik, İngilitere ve Fransa’nın desteğini bekliyoruz” dediği 2. Meşrutiyet’in ilanı süreci ve sonrası Osmanlı’yı yıkıma götürdü. 23 Temmuz 1908’de meşrutiyet ilanı ile yeniden açılan Osmanlı Meclis-i Mebusanı’na, kurulan 7 partiden Rum, Ermeni, Slav ve Museviler vekil olarak girdi. Padişahın yetkileri azaltıldı, Meclis’in yetkileri artırıldı. Kısa süre sonra 31 Mart olayları patlak verdi. ‘Yeni hükümete karşı isyan’ olarak nitelenen olaylardan Sultan Abdülhamid’i sorumlu tutan İttihatçılar, 1909 yılında padişahı indirerek yerine 5. Mehmet Reşat’ı getirdi. Bulgaristan, Bosna, Girit kaybedildi. 1. Cihan Harbi meydana geldi. 1908’de yönetimi ele geçiren, 1909’da Abdülhamid’i tahttan indiren İT Cemiyeti, ülkeyi 10 yılda batağa sürükledi ve Osmanlı Devleti dışarıdan saldırılar, içeriden ihanetlerin etkisiyle tarih sahnesinden çekildi.

