• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
6
Yeniakit Publisher
Züleyha Karaman'dan Kıbrıs için dikkat çeken uyarı... 'Katliamların sürekliliği; Tripoliçe’den Kıbrıs’a'

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
Giriş Tarihi:

Züleyha Karaman'dan Kıbrıs için dikkat çeken uyarı... 'Katliamların sürekliliği; Tripoliçe’den Kıbrıs’a'

Gazeteci-yazar Züleyha Karaman, “Katliamların Sürekliliği; Tripoliçe’den Kıbrıs’a” başlıklı yazısında, 52 yıl sonra toprağa verilen Kıbrıs Türkü şehitlerinden 40 günlük bebeğin hikâyesinden yola çıkarak, Tripoliçe’den Kıbrıs’a uzanan tarihsel sürece dikkat çekti. Karaman, geçmişte yaşanan katliamların unutulmaması gerektiğini vurgularken, Kıbrıs’ta bugün yaşanan siyasi ve askerî gelişmeler üzerinden de uyarılarda bulundu.

#1
Foto - Züleyha Karaman'dan Kıbrıs için dikkat çeken uyarı... 'Katliamların sürekliliği; Tripoliçe’den Kıbrıs’a'

Gazeteci-yazar Züleyha Karaman, “Katliamların Sürekliliği; Tripoliçe’den Kıbrıs’a” başlıklı yazısında, Kıbrıs Türklerinin yaşadığı acıları tarihsel bir perspektifle ele aldı.

#2
Foto - Züleyha Karaman'dan Kıbrıs için dikkat çeken uyarı... 'Katliamların sürekliliği; Tripoliçe’den Kıbrıs’a'

Karaman, yazısına 40 günlük bir bebeğin hikâyesini taşıyarak başladı. İnsanların bir bebeği kucağına alırken dahi ona zarar vermemek için olağanüstü hassas davrandığını belirten Karaman, Kıbrıs’ta ise 40 günlük bir bebeğin katledilerek bilinmeyen bir çukura atıldığını ifade etti. Yazar, 18 Eylül 2026 Cuma günü Gazimağusa yakınlarındaki Atlılar köyünde, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın da katıldığı töreni hatırlatarak, 52 yıl sonra gerçekleştirilen defin törenini “yarım kalan bir veda” olarak nitelendirdi.

#3
Foto - Züleyha Karaman'dan Kıbrıs için dikkat çeken uyarı... 'Katliamların sürekliliği; Tripoliçe’den Kıbrıs’a'

Karaman, KKTC Şehit Aileleri ve Malul Gaziler Derneği Başkanı Gürsel Benan’ın, “52 yılın ardından, yarım kalan vedamızı tamamlamak için buradayız” sözlerine de yazısında yer verdi. 52 yıl sonra gelen acı veda Karaman’ın aktardığına göre, 14 Ağustos 1974’te Muratağa, Atlılar ve Sandallar köylerinde yaşanan katliamların ardından birçok Kıbrıs Türkünün akıbeti uzun yıllar bilinmedi. Yazar, kayıpların bir bölümüne ait toplu mezarlara o dönem ulaşılabildiğini, bazı şehitlere ise ancak 52 yıl sonra ulaşılabildiğini belirterek, hâlâ kayıpların bulunduğuna dikkat çekti. Kayıp Şahıslar Komitesi tarafından kalıntıları bulunan ve kimlik tespitleri tamamlanan 15 Kıbrıslı Türk şehidin, 18 Eylül'de Atlılar Şehitliği’nde düzenlenen devlet töreniyle toprağa verildiğini aktaran Karaman, şehitlerin yaşlarının 40 günlük bir bebekten 56 yaşındaki bir kişiye kadar uzandığını vurguladı.

#4
Foto - Züleyha Karaman'dan Kıbrıs için dikkat çeken uyarı... 'Katliamların sürekliliği; Tripoliçe’den Kıbrıs’a'

Yazıda, şehitler arasında 16 aylık, 2, 3, 4, 10 ve 12 yaşlarında çocukların da bulunduğu ifade edildi. “Bu, Rumların yaptığı katliamlardan sadece birisi” Karaman, Atlılar, Muratağa ve Sandallar'da yaşananların Kıbrıs'taki katliamların yalnızca bir bölümünü oluşturduğunu belirterek, Geçitkale, Ayvasıl ve Taşkent gibi yerleşimlerde yaşananları da hatırlattı. Yazar, Kıbrıs’ta yaşananları aktarırken, Enosis hedefindeki EOKA'nın Kıbrıs Türklerine yönelik saldırılarını yazısının önemli başlıklarından biri haline getirdi. Karaman’a göre Kıbrıs’ta yaşananların anlaşılması için yalnızca yakın tarihe değil, daha geriye bakılması gerekiyor. Tripoliçe’den Kıbrıs’a uzanan tarihsel hat Karaman, yazısının önemli bir bölümünü Tripoliçe başlığına ayırdı. “İki Yüz Yıl Önceki Vahşet: Tripoliçe” başlığı altında, 23 Eylül 1821'de Rum isyanının etnik temizlik boyutuna ulaştığını ve Tripoliçe’de kadın, çocuk ayrımı yapılmadan Türklerin öldürüldüğünü ifade etti. Yazar, Batılı tarihçiler Justin McCarthy ve William St. Clair'in eserlerinde bu olaylara yer verildiğini belirterek, İngiliz tarihçi Walter Alison Philips'in Tripoliçe katliamına ilişkin aktarımlarını da yazısına taşıdı. Karaman, Tripoliçe’de yaşananları Kıbrıs’ta daha sonraki yıllarda meydana gelen olaylarla birlikte değerlendirerek, yazısının temel tezini “Aynı Hedef, Aynı Yöntem” başlığı altında ortaya koydu.

#5
Foto - Züleyha Karaman'dan Kıbrıs için dikkat çeken uyarı... 'Katliamların sürekliliği; Tripoliçe’den Kıbrıs’a'

“Aynı aktörler, aynı söylemler ve aynı hedefler” Karaman, Rum-Yunan tarihindeki Tripoliçe, Girit ve Kıbrıs süreçlerini birbirinden kopuk olaylar olarak değerlendirmediğini ortaya koyarken, Kıbrıs’ta EOKA’nın Enosis hedefi doğrultusunda Kıbrıs Türklerine yönelik saldırılar gerçekleştirdiğini kaydetti. Yazısında Akritas Planı ve EOKA’ya da değinen Karaman, bu yapıların Kıbrıs Türklerini yok etmeye yönelik bir hedef taşıdığını belirtti. Karaman, Türkiye’nin 20 Temmuz 1974’te gerçekleştirdiği Kıbrıs Barış Harekâtı ile Kıbrıs Türklerini mutlak yok oluştan kurtardığını ve geleceğini güvence altına aldığını ifade etti. “Ellerine fırsat geçse…” Yazısında günümüzdeki Kıbrıs meselesine de dikkat çeken Karaman, “Ellerine Fırsat Geçse…” başlığı altında Rum tarafının “sıfır asker, sıfır garanti” yaklaşımını gündeme getirdi. Karaman, 1996 yılında Gazimağusa yakınlarındaki Derinya'da yaşanan sınır delme girişimini hatırlatarak, dönemin KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ın Türk askeri bulunurken böyle bir girişimde bulunanların, Türk askeri olmadığı bir ortamda neler yapabileceğine ilişkin sözlerini aktardı. Yazar, bu olay üzerinden “Neden ‘sıfır asker, sıfır garanti’ ısrarı?” sorusunu gündeme taşıdı. Hristodulidis’in EOKA açıklamalarına dikkat çekti Karaman, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi lideri Nikos Hristodulidis’in EOKA mensuplarına yönelik “şerefli kahramanlar” şeklindeki nitelendirmesini de yazısında değerlendirdi. Yazar, EOKA’ya ilişkin bu yaklaşımın geçmişte yaşananlarla bugün arasında bir zihniyet devamlılığı bulunduğu yönündeki değerlendirmesine dayanak oluşturduğunu savundu. Karaman ayrıca Rum yönetiminin ABD, Fransa ve İsrail başta olmak üzere çeşitli ülkelerle geliştirdiği askerî iş birlikleri, yeni üsler ve silah sistemleri tedarikine de dikkat çekti. “1 Ekim” başlığıyla yeni gelişmelere işaret etti Karaman’ın yazısındaki bir diğer dikkat çekici başlık ise “1 Ekim Yalanı” oldu. Yazar, Rum tarafının 1 Ekim’i sözde bağımsızlık yıldönümü olarak kutladığını belirterek, 16 Ağustos 1960’ta kurulan Kıbrıs Cumhuriyeti ile bugünkü yapı arasındaki farka dikkat çekti. Karaman ayrıca Rum tarafının 1 Ekim törenlerinde askerî silah sistemlerini sergilemesine değinerek, İsrail’den satın alındığını belirttiği Barak MX hava savunma sisteminin ilk kez halka gösterileceği bilgisini yazısına taşıdı. Mısır Silahlı Kuvvetleri’nden bir askerî takımın da ilk kez resmî geçitte yer alacağı bilgisini aktaran Karaman, bu gelişmeleri Kıbrıs’taki mevcut güvenlik tartışmaları çerçevesinde değerlendirdi. “Tarihini bilirsen, geleceğini korursun” Karaman, yazısının sonunda Türkiye ve KKTC’nin egemen eşit iki devlet ve Kıbrıs Türk halkının eşit uluslararası statüsünün tescili yönündeki tezine dikkat çekti. Yazar, geçmişte yaşanan katliamların unutulmasının geleceğe ilişkin riskler doğurabileceği uyarısında bulunarak, Tripoliçe’den Kıbrıs’a uzanan tarihsel sürecin hafızada tutulması gerektiğini savundu. Karaman, “Eğer, hafızanın içi boşalırsa hiçbir yerde sağlıklı ve güçlü bir gelecek inşa edilemez. O sebeple Tripoliçe’den Kıbrıs’a katliamları, kimin neden yaptığını unutma, unutturma! Sözün özü; tarihini bilirsen, geleceğini korursun!” ifadelerini kullandı.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

sapık şeriatçı-ırkçı soykırımcı-vandal teröristler 1570 yılından beri MÜSLÜMAN-TÜRK OLAN KIBRISTAKİ 600 CAMİYİ DE YUNANŞİSTANDAKİ YÜZLERCE CAMİYİ DE TAMAMEN İMHA ETTİ....

"turizm-tarihi eser-dünya kültirel mirası vs vs adı altında İHYA ETMEDİ!!!!!!!!!!!!!!!!!! İSLAM DÜŞMANI SİYONİST DEAŞ İLE İSRAİL-YUNAN-K.RUMLARININ HİÇBİR FARKI YOK SAPIKLIKTA"
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23