Türkiye'nin Katar'ı nasıl kurtardığını açıklayıp sinsi planı devreye aldılar
Mossad'a yakın İsrail medyası, Katar ve Türkiye'yi hedefe koyarken bu ittifakın çökmesi için çalışmalara başlandığını ifade edildi.
Mossad'a yakın İsrail medyası, Katar ve Türkiye'yi hedefe koyarken bu ittifakın çökmesi için çalışmalara başlandığını ifade edildi.
Gazete Oksijen'de yer alan habere göre, Hayom gazetesinde yayınlanan Türkiye ve Katar'ı hedef alan analizin detayları şöyle:
İsrail, Suriye’deki gelişmeleri yakından izliyor ancak endişe listesinin başında askeri ve ekonomik yatırımlarını Suriye için artırmış bir Türkiye var. İsrail’in tehdit listesinde hızla yükselen bir diğer konu ise Katar-Türkiye ittifakı. İsrail İstihbaratı yetkilileri, her iki ülkenin de Hamas yetkililerini barındırdığını ve Beyaz Saray’da kendilerine sempatiyle yaklaşan kulaklar bulduğunu belirterek bu ittifakı “stratejik bir tehdit” olarak tanımlıyor.
Şu an için Türkiye ve İsrail, Suriye’de bir çatışmasızlık mekanizması sürdürüyor. İsrail’in kırmızı çizgisi olan Türk askeri üslerine izin verilmemesi ilkesi halen geçerli. Üst düzey bir İsrailli diplomatik kaynak Israel Hayom’a yaptığı açıklamada, Katar-Türkiye yakınlaşmasının Suriye bağlamında “doğal” bir ilişki olduğunu belirterek Katar’ın savaş sonrası ortaya çıkan yeni rejime destek sağlamayı hedeflediğini söyledi. “Şu ana kadar Katar’ın Suriye’deki varlığında endişe verici bir işaret görmedik, ama bu ileride değişebilir.”
Kaynak, iki ülkenin Suriye ile ikili ilişkilerine dair de şunları kaydetti: “Bu ilişkiler dikkatle izleniyor. Katar’ın Suriyelilerle yaptığı görüşmelerde yardım ve yatırım konuları açıkça konuşuluyor. İsrail olarak Suriye’nin uluslararası yükümlülüklerine sadık kalmasını ve komşularına karşı düşmanca niyetler beslememesini sağlamak için durumu yakından takip ediyoruz.”
Misgav Enstitüsü Başkanı Meir Ben Şabat, “Türkiye ve Katar fiilen ‘Müslüman Kardeşler ekseninin’ liderliğini yürütüyor. Her iki ülkenin de bölgesel ve küresel emelleri var ve bunu destekleyecek kaynaklara sahipler. Tüm taraflarla ilişkilerini sürdürerek arabuluculuk rollerinden kazanç sağlıyorlar.
İran ekseni çökerken, Katar ve Türkiye oluşan boşluğu dolduruyor. Şam’da Şara yönetimi altında büyükelçilik açan ve Suriye’nin yeniden inşası için uluslararası tanınırlık isteyen ilk ülkelerin bu ikisi olması tesadüf değil,” değerlendirmesini yaptı.
Katar-Türkiye ilişkilerinin temeli, Haziran 2017’de Suudi Arabistan, BAE, Bahreyn, Mısır ve diğer bazı ülkelerin Katar’a uyguladığı Körfez ablukasına dayanıyor. O dönemde Katar’dan İran ile ilişkilerini azaltması, terör örgütleriyle (Müslüman Kardeşler dahil) bağlarını koparması ve Arap rejimlerine karşı protestoları körükleyen El Cezire kanalını kapatması talep edilmişti.
“Abluka sırasında Katar’ı Türkiye kurtardı,” diyen Ulusal Güvenlik Araştırmaları Enstitüsü’nden Körfez ülkeleri uzmanı Ilan Zleit, “Suudi Arabistan üzerinden gelen temel ihtiyaçlar, Türkiye’den kurulan hava koridoru ile Katar’a ulaştırıldı ve kara, hava ve deniz ablukası aşıldı,” ifadelerini kullandı. Bugün bu ortaklık, Katar’da konuşlu Türk askerleri ile somut bir hal aldı.
Türkiye yeni bir çatışma sahasına girdiğinde, bölgesel bir askeri güç ve güçlü bir savunma sanayisine sahip olsa da, Doha ödemelerin yapılmasını sağlıyor. Zleit, “Karşılığında Katar bu sahalarda nüfuz ve etki kazanıyor,” diye ekledi.
Türk-Katar ortaklığı, Esad sonrası Suriye’de daha belirgin bir hale gelmiş durumda. Bar-Ilan Üniversitesi’nden Katar politikası araştırmacısı Dr. Ariel Admoni, dikkat çeken bir girişime işaret ederek, “Pazartesi günü Türkiye ve Katar arasında bir insani yardım anlaşması imzalanması bekleniyor. Admoni, Katar’ın yeni Suriye rejiminin en önemli finansörü haline geldiğini belirterek, “Katar, kamu çalışanlarının maaşlarını ödemek için 29 milyon dolar sağladı, Türk firmalarıyla 7 milyar dolarlık bir enerji projesi yürütüyor ve Ahmed el-Şara liderliğindeki Suriye’nin yeniden inşasına yardımcı olmak için bir dizi insani yardım girişimi başlattı. Katar, yeni Suriye yapılanmasının kendilerine bağımlı olmasını istiyor ve her ihtiyacını karşılamaya hazır,” ifadelerini kullandı.
Admoni, Katar’ın yeni Suriye rejiminin en önemli finansörü haline geldiğini belirterek, “Katar, kamu çalışanlarının maaşlarını ödemek için 29 milyon dolar sağladı, Türk firmalarıyla 7 milyar dolarlık bir enerji projesi yürütüyor ve Ahmed el-Şara liderliğindeki Suriye’nin yeniden inşasına yardımcı olmak için bir dizi insani yardım girişimi başlattı. Katar, yeni Suriye yapılanmasının kendilerine bağımlı olmasını istiyor ve her ihtiyacını karşılamaya hazır,” ifadelerini kullandı.
WhatsApp İhbar Hattı
+90 (553) 313 94 23