Eski çağlara yönelik araştırmalar yürüten tarihçi Dr. Eray Karaketir de Doğu Roma döneminde zulümlerden kaçarak Kapadokya'ya gelen Hristiyanların inşa ettikleri birçok yer altı şehrinin bulunduğunu, Aya Maryeros'un da bu örneklerden biri olduğunu söyledi. Asırlar boyunca defineciler tarafından tahrip edilmiş yer altı yerleşiminin bölge turizmine farklı soluk katacağına inandığını dile getiren Karatekir, "Manastır, yerin 10-15 metre kadar altında yer almaktadır. Burasının özellikle akıl hastalarının iyileştirildiği bir alan olarak işlev gördüğü, hizmet ettiği biliniyor. Tarih kalıntılarına baktığımızda da manastırların normal bir yaşam alanının ya da dini faaliyetlerin haricinde, aynı zamanda ruhsal hastalıkları olanların tedavi edildiği bir alan olarak kullanıldığı görülüyor." diye konuştu. Manastırın tünellerinin bölgenin en uzun Derinkuyu Yer Altı Şehri ile bağlantılı olduğunu öngördüklerini kaydeden Karatekir, "Defineciler tarafından özellikle ahşap çerçeve ve kapıları kırılmış, belli kolonları tahrip edilmiş. Birkaç hafta önce her taraf daha dağınıktı. Tahrip edilen bölgelerinin bakımı, ışıklandırılması, buna benzer faaliyetlerle buranın çok daha geniş bir alana yayılacağı, açılmayan tünellerden daha ileri aşamalara gideceği görülüyor." ifadelerini kullandı.