Kemiklerin cansız yapılar olmadığını, aksine sürekli kendilerini yenileyen canlı dokular olduğunu belirten Op. Dr. Harun Kütahya, şu bilgileri verdi: "Bu yenilenme sürecinde iki temel hücre grubu rol oynar. Kemiği yıkan osteoklastlar ve yeni kemik dokusu üreten osteoblastlardır. Yoğun fiziksel aktivite veya mekanik stres arttığında, vücut doğal olarak kemik yıkımını (osteoklastik aktiviteyi) hızlandırır. Normal şartlarda bu yıkımı, yeni kemik yapımı takip eder. Ancak kemiğe binen yükün sıklığı ve şiddeti çok yüksek olduğunda, yıkım hızı yapım hızını aşar. Sonuç olarak kemiğin mikromimarisi zayıflar, kemikte mikro-çatlaklar birikir ve süreç stres kırığı ile sonuçlanır. Stres kırıkları da altta yatan nedene göre tıbbi olarak ikiye ayrılır. Bunlardan ilki yorgunluk kırıklarıdır. Anormal derecede yüksek mekanik stresin, sağlıklı bir kemiğe uygulanmasıyla oluşur. Genellikle sporcularda, dansçılarda ve askerlerde görülür. Bir diğeri ise yetmezlik kırıklarıdır. Normal düzeydeki günlük yüklerin, kemik erimesi (osteoporoz) veya D vitamini eksikliği gibi nedenlerle mineral yapısı zayıflamış bir kemiğe uygulanmasıyla oluşur."