Danışmanlık şirketi PwC Strategy'den Tanjeff Schadt ise durumun henüz tehlikeli noktada olmadığını belirterek "Uzun vadede, örneğin Güney Koreli çip üreticileri, helyum gibi önemli başlangıç malzemelerinin tedarik zincirinde olası aksamalar yaşanabileceği konusunda uyarıyor" diyor. Pek çok ülke Katar'dan gelen helyuma bağımlı Helyum, doğal gaz işlenirken bir yan ürün olarak kazanılıyor ve çip üretimi için vazgeçilmez bir madde. Diğer işlevlerinin yanı sıra soğutma amacıyla kullanılan helyum için uzman Jochen Stanzl, Ortadoğu kaynaklı tedarikçilere neredeyse hiç alternatif olmadığını belirtiyor. Uzman, "Helyumun yarısı ABD'den geliyor ancak ABD bu helyuma kendisi ihtiyaç duyuyor" diyerek olası darboğazın sebebine işaret ediyor. Diğer ülkeler ise helyumu doğal gaz işleme sürecinde elde eden ve küresel üretimin yaklaşık yüzde 40'ını elinde tutan Katar'a bağımlı durumda. Ancak emirlik, Körfez'deki çatışma nedeniyle doğalgaz üretimini azalttı veya kısmen durdurdu. Buna bir de Hürmüz Boğazı'nın İran tarafından kapatılması eklenince durum daha da kritik hale geldi. Bu da dünyaya daha az doğalgaz, petrol ve helyumun teslim edilebildiğini gösteriyor. Tayvanlı çip üreticisi TSMC'nin fabrikasının dışarıdan görünüşü "Modern çiplerin yaklaşık yüzde 90'ı Tayvan'da üretiliyor" Söz konusu olumsuz gelişme, en çok da çip üretimini elinde tutan Tayvan ve Güney Kore'yi vuruyor. Zira dünyanın en önemli çip üreticileri olan TSMC ve Samsung Electronics şirketleri bu ülkelerde bulunuyor. PwC'den Tanjeff Schadt, "Modern çiplerin yaklaşık yüzde 90'ı Tayvan'da üretiliyor" diyerek Tayvan'ın küresel bağımlılıktaki rolünü veriyle ortaya koyuyor. Katar'dan gaz sevkiyatı yapılamadığı için "Tayvan, yakında enerji kullanımını kısıtlayarak karneye bağlamak zorunda kalabilir" endişesi hakim. BNP Paribas Bankası Baş Yatırım Stratejisti Stefan Kemper, "TSMC, Tayvan'daki enerjinin yüzde onunu tüketiyor ve ülkenin en büyük enerji kullanıcısı konumunda. Bu nedenle enerji tüketiminde kısıtlamaya gidilmesinden özellikle olumsuz etkilenecektir" diyor ve ekliyor: "Sonuç olarak dünyaya daha az çip sunulacaktır ya da çipler önemli ölçüde zamlanacaktır." Kemper, her iki olasılığın da olumsuz sonuç anlamına geleceğinin altını çiziyor. Consorsbank'tan Jochen Stanzl ise, helyumun kesilmesi durumunda yaşanacak olası senaryoyu daha da karanlık görüyor ve "Tayvan ve Güney Kore'nin yaklaşık üç aylık helyum stokları var. Ondan sonra üretimi durdurmak zorundalar çünkü makinelerin soğutulmasında helyumun yerini tutacak başka bir madde yok" diye ekliyor. Tedarikte yaşanacak bir kesintinin, yarı iletken ve bilgisayar çiplerindeki küresel tedarik zincirinin çökmesi anlamına geleceği endişesi hakim. Stanzl, bunun "en kötü durum senaryosu" olduğunu ifade ediyor. Şu an için piyasa gözlemcileri, çoğunlukla Hürmüz Boğazı'ndaki veya Körfez bölgesindeki durumun bu noktaya gelmeden normale döneceğini varsayıyor.