• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Yavuz Bahadıroğlu
Yavuz Bahadıroğlu
TÜM YAZILARI

Nasıl kurtuluruz?

28 Kasım 2016
A


Yavuz Bahadıroğlu İletişim: [email protected]

Bediüzzaman’ın anlayışı çerçevesinde bir insanlık projesi ve medeniyet anlayışı bütün insanlığa, hiç olmazsa çoğunluğa saadet getirebilir. Zemin yüzünü pisliklerden temizleyerek barışı sağlayabilir. Çünkü yardım, şefkat, fazilet ve hak düsturları barışın, kuvvet, menfaat, bencillik gibi zorbalıklar savaşın temellerini örer.

Irkçılığın “milliyetçilik” kalıbıyla yumuşatılıp gündeme indirildiği şu günlerde Bediüzzaman’ın bu görüşlerinin derinden kavranması gerekiyor. Yoksa yeni karamboller yine kaçınılmaz olacaktır.

Peki, yeniden dirilmenin bir çaresi yok mu?.. Bediüzzaman’a göre, “Var!” Ama önce çöküşün esaslarını tespit etmek gerekiyor:

1. Ye’sin (ümitsizliğin) içimizde hayat bulup dirilmesi; 

2. Sıdkın (doğruluğun-dürüstlüğün) hayat-ı içtimaiye-i siyasiyede (siyasî ve sosyal hayatta) ölmesi;

3. Adâvete, (düşmanlığa) muhabbet (dostluk);

4. Ehl-i imanı birbirine bağlayan nuranî rabıtaları (bağları) bilmemek (cahillik);

5. Çeşit çeşit sarî (bulaşıcı) hastalıklar gibi intişar eden (yayılan) istibdat (diktatörlükler);

6. Menfaat-ı şahsiyesine (şahsî menfaatine) himmeti (tüm gayretini) hasretmek.

Eminim ki, bazıları yine ezberlerini boşaltıp ya da FETÖ’ye kızıp Bediüzzaman’ı “Cumhuriyet düşmanı” olarak niteleyecekler, tabii bu arada bendenizi de “gerici” filan ilan edecekler.

Merak etmeyin, sizden çok önce bu işi yaptılar ve cevaplarını da aldılar. 1935 yılında Eskişehir Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanırken, savcının “Cumhuriyet düşmanı” demesi üzerine şu cevabı verdi:

“Yaşlı mahkeme reisinden başka daha siz dünyaya gelmeden, ben dindar bir cumhuriyetçi olduğumu elinizdeki Tarihçe-i Hayatım isbat eder. Hülâsası şudur ki: O zaman şimdiki gibi, hâlî bir türbe kubbesinde inzivada idim, bana çorba geliyordu. Ben de tanelerini karıncalara veriyordum, ekmeğimi onun suyu ile yerdim. Benden sordular, ben dedim: ‘Bu karınca ve arı milletleri cumhuriyetçidirler. Cumhuriyetperverliklerine hürmeten taneleri karıncalara veriyorum.’

“Yirmibeş senedir hayat-ı siyasiye ve içtimaiyeden çekilmişim. Hükûmet-i cumhuriye ne hal kesbettiğini bilmiyorum. El’i-yazü billah, eğer dinsizlik hesabına, imanına ve âhiretine çalışanları mes’ul edecek kanunları yapan ve kabul eden bir dehşetli şekle girmiş ise, bunu size bilâ-perva ilân ve ihtar ederim ki: Bin canım olsa, imana ve âhiretime feda etmeğe hazırım. Ne yaparsanız yapınız! Benim son sözüm ‘Has-bünallahü ve ni’melvekil’ olarak sizin beni idam ve ağır ceza ile zulmen mahkûm etmenize mukabil derim: Ben Risâle-i Nur’un keşf-i kat’îsiyle i’dam olmuyorum, belki terhis edilip, nur ve saadet âlemine gidiyorum. Ve sizi, ey gizli düşmanlarımız ve dalalet hesabına bizi ezen bedbahtlar! İ›dam-ı ebedî ile ve daimî haps-i münferid ile mahkûm bildiğimden ve gördü-ğümden tamamıyla intikamımı sizden alarak kemal-i rahat-ı kalb ile teslim-i ruh etmeye hazırım!..” 

 

x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23