• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Yavuz Bahadıroğlu
Yavuz Bahadıroğlu
TÜM YAZILARI

Medeniyetten uygarlığa geçmenin faturası

25 Kasım 2016
A


Yavuz Bahadıroğlu İletişim: [email protected]

Demiştik ya, Bediüzzaman, “Medeniyet-i hazıra” dediği Batı uygarlığının sömürü düzenini beş temel esasa dayandırıyor:

1. Kuvvet;

2. Menfaat;

3. Cidal (savaş-terör);

4. Menfî milliyet (ırkçılık-kafatasçılık);

5. Heva ve hevesi tahrik (hayatı yiyip içip eğlenmeden ibaret sayan anlayış: Zevkçilik, uyuşturucu, içki, kumar, müstehcen yayınlar, vs.)…

Dahası da var: Avrupalı sanayi ahtapotunun semirmesi uğruna insanların yanı sıra kurban edilen çevre de can çekişiyor, küresel ısınma hayatı tehdit ediyor, tabiatıyla bütün dünya etkileniyor.

Özetle, Avrupa uygarlığının mazisinde cinayet, sefalet, hiddet, şiddet, zorbalık, eşkıyalık, haksızlık, hırsızlık var. “Amaç her türlü aracı meşru kılar” biçimindeki Makyavelist (Machiavelli) zorbalığın her türlüsü mevcut.

Sözde “hedef, insanın refahı ve mutluluğu”ydu oysa. Ne var ki, kapitalist imparatorluklar ancak insan iskeletleri üstünde yükselebiliyor. İnsanların çoğu ne maddî refahı yakalayabilmiş, ne de bunu yakalayanlar huzur, güven ve mutluluk hedefine ulaşabilmiştir. 

Hedefle durum arasındaki çelişki kafaları karıştırmaya başladı: Yani Avrupa insanı yıllar yılı akıntıya mı kürek çekmişti? Milyonlarca insanın canı boşuna mı yanmış, eski medeniyetler (misal: Amerika’da İnka-Aztek Uygarlığı, Avrupa’da Endülüs Medeniyeti, Bosna’da Osmanlı Medeniyeti) boşuna mı yağmalanmış, boşuna mı bunca savaşta bunca insan katledilmiş, dünyanın yarıdan fazlası kan gölüne çevrilmiş, üstelik de kâinatın dengesiyle oynanmıştı? (Çevre kirliliği ve küresel ısınma sonucu oluşan ekolojik karmaşa)…

Maksada ulaşmak için her türlü vasıtayı meşru sayan Makyavelistlerin sınır tanımaz ihtirası hayatı bile kemiriyor, ama mutluluk, hâlâ bir serap gibi ufuklarda siliniyor.

Yeni uygarlık uğruna eski medeniyetleri, kalkınma-gelişme ihtirasıyla kâinatı feda ederek mutlu olmanın ve diğer insanları mutlu etmenin imkânsızlığı hâlâ fark edilmedi. Hâlâ işgal ve talân peşindeler. Bu uğurda terör odaklarıyla dahi ittifak kurmaktan geri durmuyorlar (ABD-PYD ittifakı). Kırıp döktüklerinin keffareti ağır.

İnsanları maddeden ibaret sayan zihniyet, bâtıl. Yaradılış maksadına zıt uygulamanın hüsranla neticeleneceği ise kesin.

Yaradılış maksadına zıt, çünkü çıkış noktası “hayat mücadeledir” felsefesi ile “amaç her türlü aracı meşrû kılar” zorbalığı...

Mazlumları ve mazlum milletleri ezerek; komünizmin alternatif bir sistem olarak doğmasına ve taraftar bulmasına sebep olan Batı uygarlığının Bediüzzaman tarafından tahlili şöyle:

“Şu medeniyet-i habîse ki, biz ondan yalnız zarar gördük... Çünkü beş menfî esas üzerine teessüs etmiştir. Nokta-i istinadı kuvvettir (salt güce dayanır). O ise, şe’ni, tecâvüzdür. Hedef-i kasdı, menfaattir. O ise, şe’ni tezahümdür (sıkıntı-zahmet). Hayatta düsturu cidâldir [savaş]. O ise, şe’ni tenazüdur [çekişme]. Kitleler mabeynindeki râbıtası, âheri yutmakla beslenen unsuriyet ve menfî milliyettir [ırkçılık]. O ise şe’ni (getirisi diyelim), böyle müdhiş tesâdümdür [çarpışma]. Cazibedar hizmeti, hevâ ve hevesi teşci ve arzularını tatmin ve metalibini teshildir [talebi kolaylaştırma]. O heva ise, şe’ni, insaniyeti dereke-i melekiyeden [melek derecesinden] dereke–i kelbiyete [köpek seviyesine] indirmektir. İnsanın mesh-i manevisine [mânen hayvanlaşmasına] sebep olmaktır...”

Bir sonraki yazımızda devam edelim…

 

x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23