• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Yavuz Bahadıroğlu
Yavuz Bahadıroğlu
TÜM YAZILARI

Güzellik yarışmalarından evlilik programlarına: Aile yapımızı nasıl bozdular?(4)

12 Nisan 2017
A


Yavuz Bahadıroğlu İletişim: [email protected]

1932’de Cumhuriyet Gazetesi bir “Güzellik ve Zarafet Müsabakası” daha tertiplemiş ve bu kez Keriman Halis Ece isimli genç kız birinci gelmiştir.

Orijinal adı “International Pageant of Pulchritude” olan yeni yarışmanın evrensel finali Belçika’nın Spa kentinde olacak ve “Dünya Güzeli” belirlenecektir.

Yarışmacılar Jüri’nin önünde maharetlerini sergiledikten sonra, bir iddiaya göre, Jüri Başkanı sahneye çıkmış ve şu mealde ibretlik bir konuşma yapmıştır:

“Sayın jüri üyeleri, bugün Avrupa’nın, Hıristiyanlığın zaferini kutluyoruz. 1400 senedir dünya üzerinde hâkimiyetini sürdüren İslamiyet artık bitmiştir. Onu Avrupa bitirmiştir. Bir zamanlar sokağı bile pencere arkasından seyredebilen Müslüman kadınların temsilcisi Türk güzeli Keriman, mayo ile aramızdadır. Bu kızı, zaferimizin tacı kabul edeceğiz, onu kraliçe seçeceğiz.” 

Bu iddiayı doğrulayacak kaynaklara ulaşamadım. Ne hikmetse görgü şahitleri bile susmuş, olayın asıl kahramanı Keriman Halis ise hiç konuşmamıştır. Ne var ki dönemin Avrupa medyasında buna benzer ifadeler çokça yer almıştır.

Neyse: Sonuçta “Avupalı Türk kızı Keriman Ece”, “Dünya Güzeli” ilân edildi. İşin içyüzünü bilmeyenler şaşkınlıktan tepetakla olurken, bilenler ayağa fırlayıp, “Avrupalı Türk kızı”nı dakikalarca ayakta alkışladı, Osmanlı aleyhine ve yeni Türkiye Cumhuriyeti lehine tezahüratta bulunuldu.

Siyaset yine yapacağını yapmıştı: “Oy gücü” devre dışı bırakılmıştı. Kim bilir nelerin karşılığında, önceden verilen sözler tutulup, “Türk güzeli”, “Dünya Güzeli” seçilivermişti. Bu olay, Avrupa medyasında günlerce manşetlerde kalacak, “Osmanlı kızının son hali” notu eşliğinde, Avrupa gazeteleri Keriman Halis’in mayolu posterlerini dağıtacak ve “Müslüman bir Türk kızının, kendini Avrupalılara beğendirmek için, Belçika’ya devlet imkânlarıyla gönderilmiş olmasını, Türk modernleşme hareketinin doruk noktası” olarak değerlendiren makaleler yayınlanacaktı. Hattâ bazı iddiaların Japonya’ya bile ulaştığı ve “Keriman Halis Olayı” adı altında, okullarda ders olarak okutulduğu iddiaları dahi mevcuttur.

Ne var ki, Keriman Halis Ece, ağzını açıp iddialar konusunda tek kelime etmeyecek, tüm soruları susarak geçiştirecekti (tuhaf bir tesadüf: Bir şekilde Atatürk’ün hayatına giren kadınlar da hayatları boyunca hep susmuşlar, öldükten sonra ise notlarına el konulmuş çift anahtarlı çelik kasalara kilitlenip saklanmıştır).

Yarışmanın ardından Türkiye’ye dönen Keriman Halis, Sirkeci Garı’nda devletin organize ettiği bir bayram havasında karşılandı. O kadar önemsendi ki, açlık, yokluk, kıtlık ve salgın hastalıklar içinde kıvranan Türkiye’nin tüm büyük sorunları bir çırpıda kenara atıldı. Atatürk bile resmi bir açıklama yaptı: 

“Türk ırkının necip güzelliğinin daima mahfuz olduğunu gösteren dünya hakemlerinin bu Türk çocuğu üzerindeki hükümlerinden memnunuz. Fakat Keriman Ece, hepimiz işittiğimiz gibi söylemiştir ki, o, bütün Türk kızlarının en güzeli olduğu iddiasında değildir. Bu güzel Türk kızımız, ırkının kendi mevcudiyetinde tabii olarak tecelli ettirdiği güzelliğini dünyaya, dünya hakemlerinin tasdikiyle tanıttırmış olmakla elbette kendini memnun ve bahtiyar addetmekte haklıdır. Cumhuriyet Gazetesi bu meselede Türk ırkının diğer dünya milletleri içinde mümtaz olan asil güzelliğini göstermek teşebbüsünü takip etmiş ve bunu dünya nazarında muvaffakiyetle intaç eylemiştir. Arzusunu da ilave edeyim ki, Türk ırkının dünyanın en güzel ırkı olduğunu tarihi olarak bildiğim için, Türk kızlarından birinin Dünya Güzeli intihap edilmiş olmasını çok tabii buldum.”

Güzellik yarışmalarının hem ipliği pazara çıktığı, hem de artık kanıksandığı ve ciddiye alınmadığı için, yeni bir şeyler lâzımdı: “BBG Evleri”, “Gardrop Savaşları”, “Moda Yarışları” ve “Evlilik programları” “bozguncu taifesi”nin imdadına yetişti…

Kısa ve özet bir ifade ile ailemiz hâlâ saldırı altında!

 

x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23