Başkanlık sistemi ve öneri

28 Kasım 2016 Pazartesi

AK Parti; MHP’yi HDP aleyhinde taviz vererek ikna etti, daha doğrusu Sermaye ikisini de tuzağa düşürdü. 

MHP zannediyor ki HDP kapanırsa Türk milliyetçiliği güçlenir. Oysa tam tersi olur. Neticede temsilcileri kalmayan Kürtler HDP’nin yanında yer alırlar, bu da Türkiye’yi böler. 

Türkiye ulusal bir devlettir ama ırkçı devlet değildir. Türkiye’de Türk ırkında olanlar çoğunluk değildir. Türk kültürü hâkimdir. Türkiye halkları soy ile değil kültürleri ile Türk’tür. Hunlar, Göktürkler, Uygurlar, Gazneliler, Selçuklular, Osmanlılar ve Cumhuriyet devletlerinden hiçbiri ırkçılık yapmamış, o sayede varlıklarını devam ettirmişlerdir. 

AK Parti zannediyor ki ben MHP ile bir olursam gücümü korurum. Önce Doğu Anadolu’daki oylar CHP’de toplanmaya başlar ve AK Parti’nin oyları % 40’dan aşağı düşer, CHP’nin oyları yükselir. Böylece 1950’den beri bir türlü ekseriyeti sağlayamayan CHP ekseriyeti elde eder. Ayrıca AK Parti’ye oy verenler MHP’liler değil Müslümanlardır. Türk olmayan Müslümanlar da ona oy vermezler. Yani AK Parti yalnız olağanüstü hal ile intihar etmiyor, Meclis’teki anayasa çalışmasıyla da mezarını kazıyor. Hazırlanan bu anayasa ABD usulü anayasadır, müellifi belli değildir. Dışarıda hazırlanmış, basının/medyanın baskısı ile AK Partililere kabul ettirilmiştir. ABD türü bir başkanlık Türkiye Devletini uçuruma götürür. 

1- ABD dış tehlikelerle karşı karşıya olmayan dünyanın kenarında bir güçtür, “savunan devlet” değil “saldıran devlet”tir. Türkiye ise dünyanın merkezindedir. Tüm dünyanın gözü buradadır. Türkiye “saldıran” devlet değil “savunan devlet” durumundadır. Düşmanları farklıdır, savaş alanları farklıdır, silahları farklıdır, araçları farklıdır. Biri mazotla diğeri benzinle çalışır,  arabanıza başka yakıt kullanamazsınız. 

2- ABD’de derin devlet Sermaye’dir. Türkiye’de derin devlet Ordu’dur. Orada (ABD) Sermaye, parası ile istediğini seçtirir. Türkiye’de ise demokrasiye inanan veya inanmayan ordu iktidar yapar. Başkanlık sistemi demek sonunda Türkiye’de askeri yönetim olur demektir. Oysa askeri usullerle devlet yönetilmez; devlet kurulur ve korunur. AK Parti zannediyor ki başkanlık sistemine geçince yine Erdoğan seçilecektir. Tam tersine, halk belki de K. Derviş’i seçmek zorunda kalacaktır; bunun Türkiye’ye getireceği felaketi düşünün... 

3- Amerika bir devlet değildir, devletler birliğidir. İç yönetimi federe devletler yapar. Federal devlet sadece dünyayı yönetmekle meşguldür. Federal devlette “merkezi otoriteye” gerek vardır. Oysa iç yönetimde “demokrasiye” ihtiyaç vardır. Türkiye yeteri derecede büyük olmadığı için federe devletler oluşturamaz, merkezi devlet olarak kalmak zorundadır. Merkezi devlette başkanlık sistemi bir dikta sistemi olur, o da Türkiye’de uzun ömürlü olmaz. Türkiye’de Mustafa Kemal’den sonra dikta rejimi sona erdi. Savaş gereği geç geçildi ama savaş biter bitmez demokrasiye geçildi. Olmaz diyorum; biraz da siz düşünün, olmayacağını göreceksiniz… 

4- ABD’de “hâkimlik sistemi” yoktur, “serbest soruşturma sistemi” vardır, yargıçlar da seçilirler ve ABD’de yargı üstünlüğü vardır. Cumhurbaşkanı da olsan yargının karşısına çıkarsın. Türkiye’de, devlet memuru ise kapıcının bile dokunulmazlığı vardır. Milletvekilleri dokunulmazdır. Cumhurbaşkanı layüseldir. Meclis ise kayıtsız şartsız hâkimdir. Bu yargı sistemi ile başkanlık denetlenemez ve denetimsiz bir yönetim frensiz arabaya benzer. 

Biz ne öneriyoruz? 1) Seçimde barajlar kaldırılsın, yeter oy alan herkes Meclis’e gelsin. Milletvekilleri partilerin değil halkın vekilleri olsunlar. Partiler milletvekillerini atamasın, milletvekilleri partileri oluştursun. Hükümeti cumhurbaşkanının atadığı başbakan oluştursun. 2) Bakanları başbakan seçsin, yeter sayıda milletvekilinin desteğini alırsa bakan olsun. Cumhurbaşkanının veto hakkı olsun. 3) Milletvekilleri ve partiler bakanlıkları denetlesinler. Sınırlı sayıda olmak üzere bakan aleyhine hakemlere gidilsin, hakemlerin kararı ile düşsün. 4) Kanunları Meclis uzlaşma usulü ile yapsın. Uzlaşılamayan yerlerde hakemlere gidilmesinde uzlaşılsın. Hakemlere gitme hususunda uzlaşılamazsa kanun çıkmasın, Cumhurbaşkanının kararı ile yönetilsin. Hükümetin tüzük ve kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisi olmasın.

Bundan daha demokratik ve istikrarlı bir sistemi bulamazsınız. 

Not: Bu haftaki “NATO!” makalemi de (www.akevler.org’da) tavsiye ederim.

 

  • Halil KorkmazHalil Korkmaz10 ay önce
    ...Bu bir ilk. Sayın Karagülle: İnşallah birsüikaste uğramaz veya en azından gazeteden hiç ayrılmayın  ..
  • Süleyman AkgülleSüleyman Akgülle11 ay önce
    Mühendislik Mektebi mezunu yazı yazarak okuyanına akıl vermeye çalışıyor. Sadece "komik!" (Mühendisliği nasıl ki acaba..)
  • DobraDobra11 ay önce
    Çok tehlikeli bir adam bu Süleyman karagülle, sıkıntı büyük, iranci humeyni kafası var gibi biraz da ben tam çözemedim çözen varsa beri gelsin!!!
  • Hüseyin MercanHüseyin Mercan11 ay önce
    Başkanlık sistemi bölücüdür. Yazara katılıyorum. HDP kapatılmasın fikri,HDP ile mücadele etmeyelim,her türlü bölücü,PKK destekçisi faaliyetlerini sürdürsünler mi ? Terör örgütüne yardım ve yataklık etmek suçtur. Ve bu suçun odağı haline gelmiş olan kim olursa olsun cezalandırılmalı ve HDP kapatılmalıdır.Yazarda"Açılım sürecinin" korkaklığı hala devam ediyor.
  • Yusuf Ziya SaralYusuf Ziya Saral11 ay önce
    Sevgili Hocam,PKK ve HDP nin Kürtleri temsil ettiğini nereden çıkarıyorsunuz?.
  • mustafamustafa11 ay önce
    Bu adamın Fehmi Korunun kayınpederi olduğunu unutmayın.Aklınca Ak Pati ve MHP yi tehdit ediyor.
  • deniz ışıkdeniz ışık11 ay önce
    Hdp bugüntürkiyede en güçlü dinamik bir partidir
  • Necati BakiNecati Baki11 ay önce
    Cok güzel Hoca ben arkandayim. Yalniz degilsin!! Böyle devam!! Bir ufak alinti paylasiyorum!!“size söylemek istediğim, ölümün her zaman bizimle, hep yanıbaşımızda olduğudur; önemli olan ondan ne zaman kaçıp kurtulacağımız değil, inandığımız fikirler için elimizden gelenin azamîsini yapıp yapmadığımızdır... eğer en başta bir amacın hizmetkârı değilsek, halkın, adalet ve özgürlüğün sevdalısı değilsek, yeryüzünde bir hiçiz demektir.” frantz fanon
  • YavuzYavuz11 ay önce
    FETÖ ile geçmişinde herhangi bir şekilde YAKIN DANS etmiş olanların
  • Hüseyin yıldızHüseyin yıldız11 ay önce
    Sayın Karagülle çok doğru tespitlerde bulunmuştur. Düşüncelerine tamamen katılıyorum. Ülkemiz Feto belasından sonra bir daha Büyük hata yaptık "Allah ve halkım bizi affetsin" sözünü kaldırabilecek durumda değil. Ülkemiz uçurumun kenarından döndü ama bütün bunlara sebep olanlar hala devletimizi yönetiyorlar. Bu dönemde bol bol Kemal Sunal filmi seyretmek gerekiyor. Çünkü 14 yıldır iktidarda olanlar hala mulalefet partisi lideri gibi açıklama yapıyorlar. Bu bana Kemal Sunal filmlerini anımsatıyor.
Daha fazla yorum göster (1/10)