Papa’nın ilginç kişiliği

30 Kasım 2014 Pazar

Papa I. Franciscus’un Türkiye ziyaretini geniş haber yapan televizyon kanalları ısrarla “çok mütevazı” olduğunun altını çizdiler. 

Lüks ve zırhlı araba istemediğini, 5 yıldızlı otelde kalmak yerine Vatikan Büyükelçiliği’nde kalmayı tercih ettiğini, onuruna verilen devlet protokol yemeğinde lüksten uzak basit bir mönünün hazırlanmasını rica ettiğini vs. tekrar tekrar anlattılar.

Lüksten kaçınmak elbette güzel, takdir edilmesi gerekiyor. Ancak bir kişinin lüksten kaçınması bir gösteriş, bir PR çalışmasına dönüştürülüyorsa bu dindarlığın pek de kaldıramayacağı bir husustur. 

Kimi tarihçiler ve ilahiyatçılar onun lüksten uzak duruşunu Cizvit olmasıyla ilişkilendirdiler. Cizvitiler denince biraz durmak gerekiyor. Cizvitiler, 1534 yılında kurulmuş İsa Tarikatı diye bilinen Hıristiyanlık içi bir hareket. Önceleri Vatikan tarafından onaylanmamış, dışlanmış bir yapı. Kilise, Protestan ve Anglikanlara karşı kavgasında zayıf düşence Cizvitilerin onlara karşı sert ve kararlı mücadelesini takdir etmiş ve daha sonra da tanımış. 

Cizvitilerin yoğunlaştığı alanların başında misyonerlik ve eğitim kurumları gelir. Bu tarikatın ilginç bir yönü de diğer birçok tarikat gibi rakipleriyle açıktan mücadele ve rekabet etmek yerine sessizce ve derinden kavga etmeyi tercih etmesidir. 

Kavga ettikleri kurumların içine sızarak etkisizleştirir, ele geçirirler. Bu yöntemlerinde de sahip oldukları iyi eğitimli gençleri kullanırlar. Takiyye yapmakta çok mahirdirler. Bunların Osmanlı döneminde açtıkları okullarla etkili oldukları bilinmektedir. Bugün de dünyanın birçok yerinde aktif olarak çalışmaktalar. 

Kilise içi tarikatların kendi aralarında nüfuz mücadelesi vermeleri bilinen bir durumdur. Bu sebeple dönem dönem Vatikan bunları zayıflatma çabası içine de girmiştir. Bir Cizvit olan Papa I. Franciscus’un bu özelliğinin Vatikan’ın önceliklerini nasıl etkileyeceğini gelecek yıllarda hep beraber göreceğiz.     

Jorge Mario Bergoglio’sun başka ilginç özellikleri de var. “Bu da kim?” mi diyorsunuz. Bu isim onun Papa olmadan önceki adı. Malum, papalar bu ruhani göreve seçildikten sonra kendilerine uygun gördükleri bir isim seçerler. Bunun da önemli sembolik anlamları mevcuttur. Bir manada Hıristiyanlıkta kutsal kabul edilen tarihî bir kişiliği rol model olarak ilan ederler. Bu gelenek Papa’nın dinî ve siyasi tercihlerinin yönünü işaretlemesi açısından câlib-i dikkattir. 

Papa’nın ismini aldığı kişi, Fransisken Tarikatı’nın kurucusu Assisili Franciscus’tur. Sonradan aziz ilan edilmiş bu zat Hıristiyanlık dünyasında dindarlığına en çok saygı duyulan kişilerinden birisi olarak kabul edilir. 1181-1226 yılları arasında yaşamış. En büyük özelliğinin fakirlere yakınlığı olduğu yazılmaktadır.

Erkekler için Fransiskanlar Tarikatı’nı, kadınlar için ise Azize Clare Tarikatı’nı kurmuş. Bu zatın hayatını okurken dikkatimi çeken hususlardan birisi de, 1219 yılında Haçlı Seferlerini bitirmek iddiasıyla dönemin Mısır sultanını Hristiyan yapmak üzere Mısır’a gitmesi oldu.  

1,2 milyar Katolik dünyanın ruhani lideri olan Papa’nın Assisili Francesco’yu kendisine rol model seçmesinin üzerinde ciddi okumalar yapmak gerekir. 

Papa I. Franciscus 1936 Arjantin doğumlu. 13 Mart 2013 yılında papa seçilen Franciscus 266. papa olmaktadır. Babası Arjantin’e İtalya’dan göç etmiş. Bu kökenine rağmen Latin Amerika’dan seçilmiş ilk papa olma özelliğini taşıyor. 

Papa olarak seçilmeden önceki hayatında ise dindarlığı, sessiz ve lüksten uzak tercihleriyle tanınmış. Arjantin’in sosyal ve siyasi meselelerinde de aktif yer almış. Bunlar da sanırım Cizvit tarikatının tipik özelliklerini yansıtan hususlardan.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Katolik dünyanın liderini davet etmesi siyasi olarak anlaşılabilir bir durumdur. Ancak bütün dünyanın önünde Mısır’daki cuntaya destek vermesini eleştirmesi de yerinde olmuş, bir anlamda perdeleri biraz olsun indirmiştir.  

Günün Özeti

YORUM YAZ