Cemaatlerin meşruiyeti meselesi

04 Eylül 2016 Pazar

15 Temmuz Darbe Girişimi sonrası farklı ideolojik kesimler FETÖ’den boşalan yerleri işgal etmek ve ideolojik zemin kazanmak üzere harekete geçtiler. Bunu suhûletle sağlamak amacıyla da cemaat olgusunun meşruiyetini sorgulamaya başladılar. Bir cemaat ruhuyla hareket ettiklerini de örterek. 

İşin garip tarafı ise, cemaat olgusu üzerine titremesi gereken kimi kesimlerin de cemaatlerin yozlaştığı, postmodern dönemde miadını doldurduğu, yeni arayışlara girilmesi gerektiğini vs. söylemeleriydi.

Gülen hareketinin bir cemaat olup olmadığı tartışılabilir. Ancak ülkeye travma yaşatan kötü bir örnekten yola çıkarak cemaatlerin anlamını yitirdiğini söylemek doğru olmasa gerek. Tarih tecrübemiz, medeniyet birikimimiz bunu onaylamaz zira. 

Cemaatler miadını doldurdu diyenlerin, eğer samimi iseler, cemaati alıp da yerine ne koyacakları sorusuna ikna edici bir cevap verme zorunluluğu vardır.

Her dinin ve hatta her seküler ideolojinin cemaat yapıları vardır. Türkiye’de bile Musevî cemaati, Ortodoks cemaati gibi kavramlarımız mevcuttur. Burada cemaatten kastettikleri elbette İslâm’ın öğretilerine göre dini bünyesinde canlı yaşayan birey, aile ve toplum inşa etmeyi hedefleyen insanların biraraya gelerek kolektif hareket etmeleridir.  

Postmodern çağda insan yalnızlaşmakta, sosyalleşme ihtiyacını sanal dünyada gidermeye çalışmaktadır. Sanal dünya insana sahte ve suflî lezzetler sunmakta, onu sınırsız bir networkun ağında varoluş gayesinden uzaklaştırmaktadır. Dijitalin bencillik üreten atmosferinde insan sahte cennetlerin  peşinde koşmaktadır. Aklı ekrana bağlı bireyler çağını idrak ediyoruz.

Geçen gün 12 saaltik uzun bir uçak yolculuğu yaptım. Koca uçakta boş koltuk yoktu. Buna rağmen koca uçakta çıt da yoktu. Kadın, erkek, yaşlı, genç her yolcunun kulağında kulaklık önündeki ekrandan kimi film izliyor, kimi de oyun oynuyordu. Ama uçak onca kalabalığa rağmen sessiz bir vaha gibiydi. Her şey gözün baktığı ekran ve kulaklıktan akan sesti... 

Derken uçağın kaptan pilotu anons yaptı. 10 dakikalığına bilgisayarların devre dışı kalacağını, endişeye bir mahal olmadığını özür dileyerek bildirdi. Ardından da bütün ekranlar karardı. 

Ekranlar kararır kararmaz bir uğultu yükselmeye başladı. İnsanlar birbirlerini farketmeye, konuşmaya başlamışlardı. Sanki herkes uykudan uyanmıştı. 10 dakika sonra problem giderildi ve insanlar tekrar kulaklıklarını takarak ekrana zihnen ve kalben bağlandılar, yanlarındakini unuttular. Ekranın sunduğu dünya daha cazipti çünkü.. 

İnsanların acılarını ve sevinçlerini sanal dünyada paylaştıkları, bilgilenme ihtiyaçlarını sanal dünya üzerinden giderdikleri bir vasatta yaşıyoruz bugün. Bu sanal düzlemde insanın İslâm’a göre bir kişilik inşa etmesinin imkânı var mıdır? 

Talim ve terbiye kişinin tek başına yapacağı bir iş değildir. Bunu sanal dünyada yapması da mümkün değildir. O zaman hakikat arayışında olan, hakikate göre kişiliğini inşa etmek, bu istikamette hayat sürdürmek isteyen bir insan nereye gidecek, kimden yardım isteyecektir?

Cemaatler bu ihtiyacı giderecek gönüllü birlikteliklerin meydana getirdiği yapılanmalardır. Cemaatlerin esas gayesi de budur. İnsanı varoluş gayesinden uzaklaştıran, ahlâk dışı davranışlara zorlayan, bunu normalleştiren, dünyevîlik yarışına sokan, gücü kutsayan çıkar grupları İslâmî manada bir cemaat olamaz. 

Bu yapılar yok değil elbette. Bir şeyin hakikisi varsa sahtesi de vardır. Gerçek dolar olmasaydı sahtesi de olmazdı. Ama aslî görevinden uzaklaşmış bu tür fasit yapılar yüzünden cemaatlerin varlığına savaş açmak da doğru değildir.  

Cemaatlerin aslî vazifelerine dönmelerini hepimizin istemesi gerekir. Bu nasıl olmalı konusunu da ciddi ciddi masaya yatırmalıyız. Ama postmodern dünyada yalnızlığın cenderesinde kıvranan insanın önünde bir imkân olan cemaatleri yok etmeye kalkmak insanın sekülerleşmesini zımnen teşvik etmektir. 

 

  • Gönlü HazanGönlü Hazan1 yıl önce
    Maalesef öyle.. Sosyal medyada mutlu olduğumuzu zannediyoruz.. Hatta ahlakı kötü eyleyecek çok yol ve çok şey var.. Rabbim yardımcımız olsun.. Tez vakitte uyanmamızı nasip etsin.. Âmin..
  • Mehmethan Mehmethan 1 yıl önce
    Haklısınız Hasanbey imdi yazarın tekrar düşünmesi lazım selamlar
  • hasan yılmazhasan yılmaz1 yıl önce
    Devlette görev alan kişi bir cemaate bağlı olabilr,sempati duyabilir.Yeter ki bu cemaat yerli olsun,devleti ele geçirmeye kalkışmasın.
  • hasanhasan1 yıl önce
    sayin mehmerhan size katiliyorum ve ilaveten :sayin yazarin dedigi musevi vs.cemaatler bizim ürettigimiz söyledigimiz seyler , yahudulikte hiristiyanlik ta cemaat yok ,hristiyan hiristiyandir.kimsenin etegini öpmeyecegiz.sadece allahutealayasecde edecegiz.BENIM INANCIMI HIC BIR KIMSE AMACLARI ICIN KULLANMAMLI.BENIM INANCIMIN ISIGINDA HIC BIR KIMSE YÜCELMEMELI,BANA ELINI ETEGINI ÖPTÜRMEMELI.HAKSIZ MIYIM
  • Ahmet YücelAhmet Yücel1 yıl önce
    Yorumcu kardeşimize.Mihenk taşı şeriat terazisidir.Sahtesi ile hakikisini ayıran ölçü şeriattir. Cemaat ve tarikatlarda şeriate aykırılık varsa sahtedir.
  • Mehmethan Mehmethan 1 yıl önce
    Sevgili emin köse bey sizin tavsiye edeceğiniz bir cemaat varmı mesela buyrun lütfen islamiyet Allaha teslimiyet değilmi peki bir de cemaatemi teslim olacağız
  • murat mercanmurat mercan1 yıl önce
    Bu konu çok önemli daha dedayli yazı yazmak gerekir
  • ADNAN DAYEADNAN DAYE1 yıl önce
    Sayın yazar,cemaatlerin kişinin talim terbiyede işlev gördüklerini ve cemaatlere ihtiyaç olduğunu bunalrında hakikisi ve sahtesi olduğunu belritiyor.Lütfen hakiki cemaatin/lerin hangisi olduğunu? Hakiki ile sahtesini ayıran kaç maddelik miheng vardır?Yazarsa faydalanabilriz.
  • samet dericisamet derici1 yıl önce
    Kıymetli yazar Serdar bey aynı gazetede yazan ve adaşınız olan Serdar Arseven abimiz fetöcümüydü? Neden gazetemizden ayrıldı.Lütfen açıklayıcı bir yazı kaleme alsanız.Doğruları içimizden birilerinden duymak istiyoruz
  • Emin KöseEmin Köse1 yıl önce
    Serdar bey elinize dilinize sağlık güzel analiz etmişsiniz. Yorum yazan Mehmethan beye Yazıyı galiba anlamadan yorum ve talepte bulunuyorsunuz talebiniz çelişiyor tekrar okumanızı tavsiye ediyorum selamün aleyküm.
Daha fazla yorum göster (1/10)