• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Latif Erdoğan
Latif Erdoğan
TÜM YAZILARI

Bir seçim sonucu klasiği daha

30 Haziran 2018
A


Latif Erdoğan İletişim: [email protected]

Hiç unutmam, bir gün, şimdilerde Filistin direncini kırmak, Filistinlileri edilgen noktaya taşımakla görevli İsrail hadimi, yani uşağı Harun Tokak, şu an itibariyle FETÖ üyesi olmaktan yargılanan Ali Bulaç’ı, onda olmadığını kendisinin de bildiği pek çok meziyetle hem de yüzüne karşı methetti durdu. Ali Bulaç, onu dinledikten sonra, Harun, dedi, biliyorum ki bu dediklerinin hepsi yalan, fakat senden bunları duymak hoşuma da gitmiyor değil..

Muhalefet cenahının durumu da böyle. Anketçilerin, yorumcuların, trollerin kendileriyle ilgili söyledikleri başarılı sonuçlara onlar da inanmıyorlardı zahir. Fakat onlardan bunları dinlemek hoşlarına da gitmiyor değildi. 

Baksanıza, Kılıçdaroğlu, bu seçim falcılarının dediklerini dinleye dinleye uyuşmuş beyninin rehavetini, gevşekliğini henüz üzerinden atabilmiş değil. Ya da kahrından devirdiği kadehlerin mahmurluğu henüz üzerinde. Hayır, onun sözlerini sadece pişkinlik olarak geçiştirmek, siyasetin doğasına da hakaret olur. Buna düpedüz, terbiyesizlik, laubalilik ya da düşkünlük demek gerekir. 

Kendi partisinin çıkardığı milletvekili sayısını ikiye katlayan bir partiyi seçimin mağlubu ilan etmek başka türlü nasıl izah edilebilir ki. Ne ki, CHP’li seçmen bakalım böylesi düşkünlerin idare ettiği bir partinin geldiği durumdan ders alıp ayıkacak mı? Önümüzdeki dönemlerde bakıp göreceğiz.  

Recep Tayyip Erdoğan gerçeği, deve kuşu sendromu yaşamaya devam eden bazı azınlık grupların nefretini sürdürmelerine sebep olsa da kahir ekseriyetin gözünün açılmasına da vesile olmuştur; bu uyanış gün güne daha da artacağa benzemektedir.

Evet ve gerçekten kazanan sadece onun şahsı değil, bütün Türkiye ve geleceğe bağlı ümitlerini Türkiye’ye ilmiklemiş ülkeler, milletler, devletler olmuştur. Cenab-ı Hakk, dağlar azametinde ağır bu emanet yükünü taşımada onu başarılı kılsın ve Rabbani desteğini üzerinden bir an olsun eksik etmesin.

Doğrudur, Ak Parti, bu seçimde hakim parti konumundan iktidar partisi olma seviyesine bir gerileme göstermiştir. Ne ki onun gerileme ile geldiği bu konum diğer partilerin hayal ettikleri başarıların bile yine ötesindedir. Ak Parti, bir önceki kendi rekorunun mağlubu olmuştur, yoksa seçimin mağlubu değil. Zaten, Recep Tayyip Erdoğan’ın seçimi çok açık farkla kazanması, Ak Parti’de görülen boşluğu fazlasıyla doldurmuştur.

Cumhur İttifakının bir diğer üyesi olan MHP; bölünme, parçalanma ve dağılma gibi pek çok siyasi badireyi atlatarak varlığını korumuş, beklenenden daha fazla başarı ile meclis aritmetiğindeki yerini almıştır.

Bu ittifakı sarsacak söylemlerden uzak durulduğu sürece de milletin kendilerine verdiği destek devam edecektir. Aksi durumun ters sonuçlar doğuracağını şimdiden görmek hiç de zor değildir. Milletin kendilerine verdiği misyon, iktidarın mütemmimi, tamamlayıcısı olmaktır. Mevcut sonuçtan başka anlamlar hele maksadı aşan anlamlar çıkarmak fevkalade yanlış ve bir o kadar da yanıltıcı olur. MHP dikkat etmeli, Dimyat’a pirince giderken evdeki bulgurdan olma durumuna düşmemelidir. 

Kendi partisinin aldığı oyun üç puan gerisinde kalmış Meral Akşener’in siyasi kariyerini sonlandırması gerekir. Ama bunu yapabilmesi için evvela üzerinde iğreti duran beklentilerinden, hırs ve ihtiraslarından kurtulması şarttır. Dostlarına tavsiyem, bu süreçte ona ikna adına yardımcı olmalarıdır. 

Fazla vuzuh körletir. Onun için sözümü sahiplenmesi gereken bir başka grubu ayrıca tasrih etmeyeceğim. Sözüm şu ki, bazı insanlarda nankörlük müzmin nezleden farksızdır. Geçer gibi olur tekrar başlar ve hep böyle devam eder… 

FETÖ elebaşı bu seçim sonuçlarını öğrendikten sonra kahrından çatlayıp ölmediyse, herhalde bir müddet daha yaşayacak ve ümmetin başına özellikle bu milletin başına bela olmayı sürdürecek demektir. Fakat doğrulukta müflis bu adamın bundan sonra hangi aldatıcı yalana sarılabileceğini, hiçbir şeyini merak etmediğim halde ben de merak etmekteyim. 

Kendi düşen ağlamaz; Muharrem İnce’nin hali pürmelaline hiç acımadım. Abdullah Gül, direkten döndü. Aynı hale düşseydi ona da acımazdım. Tekel Bakanı iken, şarabın tadından başka her şeyini bilirim diye yaptığı nükteyle ünlenen Abdullatif Şener, malum CHP’den milletvekili oldu. İnşallah, şartların zorlamasıyla tadını bilmediği o şeyin tadını da öğrenmeye kalkmaz. Yine de Sivaslı hemşerisi İlhan Kesici ona mukayyet olsun, derim. Efkârlandıkça o da onun gibi bol bol Türk kahvesi içsin. Cumhurbaşkanı adayı gösterilmeyince sanırım İlhan Bey de kahveyi ikiye üçe katlamıştır. Neyse ki, verilmiş sadakası varmış…

 

x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23