Canı candan ayıran ince gâvur siyaseti

26 Ağustos 2017 Cumartesi

Yaklaşık bin yıl önce, Anadolu’ya ayak basan Müslüman Türk’le birlikte, Haçlı Roma (Bizans) ordusuna karşı, Malazgirt’te omuz omuza çarpışan ve Anadolu’yu Müslüman yurdu yapacak kapıyı açan Müslüman Kürt; aynı vatanı, aynı bayrağı, aynı secdeyi, aynı ekmeği, paylaşageldiler bugüne kadar.

Haçlı’ya son büyük yenilgisini tattırdığımız Çanakkale’de olduğu gibi, Balkan Harbi’nde de, omuz omuza çarpışıp, kucak kucağa toprağa düştü Müslüman Türk’le Müslüman Kürt…

Makedonya’yı paylaşamayan Sırplar, Yunanlılar ve Bulgarlar birbirlerine düşmüştü. Bunun üzerine, kendi devletine darbe yapmakta gösterdiği başarıyı savaşta gösteremeyen İttihat-Terakki; Trakya’yı kurtarmak üzere bir hamle plânladı. Düşman Çatalca’ya kadar gelmişti.

Çorlu’daki üç kolordu ile Keşan’daki kolordu, Kırklareli-Edirne ve eski sınır hattına kadar ilerleme görevi aldı. Muratlı ilerisinde bulunan süvari tümeni Edirne’ye, Saray yakınındaki Aşîret Süvari Tugayı süratle Kırklareli’ye ilerleyecekti.

Aşiret tugayı, Cennetmekân Abdülhamid Han’ın kurduğu, Hamidiye Alayları adı verilen ve Kürt Aşiretlerinin oluşturduğu bir birlikti. Komutanları Şükrü Bey isminde bir albaydı. Urfa’dan ve Viranşehir’den gelmişlerdi.

Şafakla harekete geçtiler. Vize’deki Bulgar taburunu ezip geçtiler. Kırklareli yolu açılmıştı. Yıldırım hızıyla şehre girdiler. Bulgar aynı hızla şehri terk ediyordu. Üç alay atlı, dörtnala kalkmış atlarının üzerinde “Allah Allah!” diye haykırarak doludizgin ilerliyordu.

Tekbirlerle şehre giren ve halk tarafından kucaklanan Aşiret Tugayı’nın askerleri Türkçe bilmiyordu ama, aynı milletten olmanın sevinç gözyaşlarını taşıyordu. İşte, geride bıraktığımız bir asırdır, gâvur, ince siyaseti ile bu canları, bu canlara düşman etmeye çalışıyor.

 

  • Fatih EMLİKFatih EMLİK2 ay önce
    Ordumuz işte buydu,yine öyle olmalı.tek gaye vatan gerisi teferruat olmalı.