• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Osman Aydın
Ali Osman Aydın
TÜM YAZILARI

Dizi İzleyicisi Platonik Aşık Mı?

14 Haziran 2017
A


Ali Osman Aydın İletişim: [email protected]

        Bir akşam, asıl maksadı “eşinizi baştan çıkarmak” olan karşı cinsten biri evinize gelse… Bütün şeytani kışkırtıcılığıyla bezenmiş olarak eşinizin karşısına geçse. Eşiniz üç saat boyunca gülüşünden oturuşuna, ağlayışından uyuyuşuna kadar onun her hareketini dikkatle izlese…Ne yaparsınız? 

“Çatlarım…

Çıldırırım…

İzin Vermem…”

diyenler olacaktır muhakkak.

    Zaten istisnalar hariç,  hiçbir kadın ya da erkeğin sevdiği biri söz konusu olduğunda kıskançlık duymaksızın böyle bir vakaya tahammül göstereceğini sanmıyorum. İnsan tabiatına ters bir durum zira. Normal hayatta, anlattığımız örneğe yakın olayların nasıl üçüncü sayfa haberlerine konu olacak boyuta taşındığını söylememize gerek yok! Yeri geldiğinde bu konuda toplum olarak dünyaya örnek olduğumuzu söyleyip kendimizle iftihar bile ediyoruz...

       Pekiyi, dizi izlemenin sözünü ettiğimiz rahatsız edici durumdan nasıl bir farkı var acaba? Aslında yok!

       Görünür tek fark, arada bir ekran olması… Hepsi bu kadar.

      Kabul edelim ya da etmeyelim, dizi izlediğimizde zorunlu olarak karşı cinsi izlemiş oluruz. Elbette herkes eleştirdiğimiz bakış açısıyla dizi izliyor değil! Ancak eleştirdiğimiz şekilde seyredenlerin azımsanmayacak ölçüde olduğu net.

     Modern sanatın şeytaniliği, mikrobu şekerleme gibi sunmasında gizli. O bununla da yetinmiyor ve sizi o şekerlemenin müptelası kılmaya çalışıyor.

     Yapımcılar bunu iyi bildiklerinden mikrobu gizlemek için transparanları, mini etek ve bornozları dizilerin vazgeçilmez aksesuarları haline getiriyor. Cinsel imalar, ifşalar, teşhirler yoğunlaştıkça reytingler daha da yükseliyor. Kahramanların görsel etkileyiciliğini artırma çabası dizileri giderek marka kataloğuna dönüştürüyor. Dizi kahramanları moda dünyasının önemli isimleri tarafından baştan aşağı adeta dizayn ediliyor. Muazzam bir şıklık, akıl çelen bir şuhluk izleyicinin ruhuna bir silah gibi doğrultuluyor.

      Bütün bu görsel cilanın üzerine kahramanlar, romantik müzikler eşliğinde dünya edebiyatının en ağdalı cümleleri, en dokunaklı sahneleriyle süsleniyor… Kimi seyircinin bu duygu seline kapılarak ahlaki olanla olmayanı ayırt edemez hale gelmesi an meselesi oluyor. Ve internet kritiklerinin de ortaya koyduğu gibi hayranlık, akıl almaz boyutlara varıyor.

*****

        Theodore Reik “Bir kişiye aşık olmak için ona hayran olmamız gerekir. Aşk nesnesinde neye hayran olduğumuzu bilmemiz  gerekmez; hayran olduğumuzu bilmemiz bile gerekmez; bağlandığımızı, büyülendiğimizi bilmemiz yeterlidir.” diyor.

    Bu tip bir hayranlığının bazı izleyicilerde var olduğu konusunda şüphe duymuyoruz. Seyircideki bu hayranlığın, daha önce belirttiğimiz ve aşkın bir başka öncülü olan “kendinden hoşnutsuzlukla” birleştiği gerçeği ise tezimizi güçlendiriyor.     

*****

   Dizi sektörü teşhir ve cinsellikle paralel olarak reytinglerin arttığını keşfettiğinden beri sahte kahramanlar imal ederek kadın ve erkeği ayrı ayrı hipnotize etmeye çalışıyor. Her yapım için erkek izleyicilere kadın, kadın izleyicilere erkek sunularak bir zevk şöleni hazırlanıyor. Bu aritmetiğin şaşması dizinin reyting kaybetmesine neden oluyor.

       Yapımcılar kamuflajlı bir cinselliği, maalesef bir aile eğlencesi haline gelen dizi izleme etkinliğinin, temel unsuru haline getiriyor. Dikkatle incelendiğinde konusu “aşk” olmayan bir yapım olmadığı görülüyor. (Aşk’tan kastınsa ne olduğu açık…) Bakış ve davranışlardaki imalara sinmiş erotizm, bir türlü kavuşamayan aşıkların(!) hikayesi olarak sunuyor.

*****

       Normal hayatta karşı cinsi izlemeyi problem kabul edebilecek aileler, söz konusu ekran ardından izleme olunca bunda sorun görmüyor. “Ben en çok şunu beğeniyorum. Sen en çok kimi beğeniyorsun?” tarzı soru ve ifadeler alenen, sakınılmadan bir karşı cins ile ilgili  sarf edilebiliyor. Evli ya da bekar fark etmeksizin insanlar yabancı birinden eşleriymişçesine sitayişle bahsedebiliyor.

     TV’de izlenemeyen diziler, internet ortamında tekrar tekrar hatmediliyor. Ahlaki bir sakınca görülmediği ve “Gözlerinizi haramdan sakının.” ayetiyle ilişkilendirilmediği için bölümler oburca tüketiliyor. Gençlerin odalarına kapanarak, yalnız başlarına internette dizi izleyerek suni aşk ayini yapmaları rutinleşiyor. Hayranlık aşka dönüşüyor ve genç yüreklerin gecelerini, gündüzlerini işgal edip ruhlarını, kalplerini esir alıyor. İlk gençliğin ateşiyle o kahramana karşı derin hisler, kirli duygular beslenmeye başlanıyor. Eğitim sisteminin, anlaşılmazlığın içinde hırpalanan genç ruhlar, teselliyi hayali kahramanın kollarında buluyor.

      Çiftler televizyon kapandıktan sonra başka karşı cins hayalleriyle uykuya dalıyor. Karşı cinsten beklentiler yükseliyor ve ilişkiler çatırdıyor. İnternetin bağırsaklarındaki milyonlarca ahlakdışı yorum ve analiz, sözünü ettiğimiz yaralayıcı tespitleri doğrular görünüyor. Toplum her akşam güç, güzellik, görkem ve şehvetle baştan çıkarılıyor. Gizli, adı konmamış, sanal bir flört, dizilerle meşru hale getiriliyor.

x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23