Yeni sistem: Kursa, etüde, özel derse, yarışa devam

09 Kasım 2017 Perşembe

Liselere geçiş için getirilen yeni sistem dershane ve kurslardan kurtulma amacına hizmet etmez. Teog’dan şikâyetimiz bu idi. Veli, dershaneye, kursa, etüt merkezlerine para veremeye mecbur olmasın, dershane ve etüt merkezleri eğitimin kalitesini artırmıyor, veliye masraf açıyor, diyorduk.

Dün bir seminerde 80 kişilik öğrenci grubuna sordum:

-600 liseden birine girmek için sınava girer misiniz?

Öğrencilerin % 90’ı deneriz, dediler. 

Geriye kalan % 10 kaynaştırma öğrencisi veya çok zayıfı olanlar.

TEOG’un yol açtığı mahzurlar aynen devam ediyor.

Köklü liseler denilen Galatasaray, İstanbul Lisesi, Kabataş vs. yabancı dil ağırlıklı eğitim yapan okullara gelince…

Bir kısmının ülke eğitimine hiçbir katkısı yok, Batı’ya yeniçeri yetiştirmekten başka…

600 liseye sınavla öğrenci almaktan vazgeçmeli Bakanlık.

Liselerin birinci, ikinci, üçüncülerini alsa bu okullar dolar ve bu okullar yıldız lise olmaya devam eder.

Ortaokulların en iyi öğrencilerini Çemişkezek Lisesi’ne alsanız burası “yıldız lise” olur.

Ülkenin en başarılını öğrencilerini belli okullara yığmanın, sonra da bunların önemli bir bölümünü Batı hayranı yetiştirip “ihraç” etmenin ülkeye bir faydası yok.

Bürokrasinin dediği oldu. Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan’a ve Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz’a proje okulları gösterildi ve merkezi sınavın kalması sağlandı. 

Liselere sınavsız geçiş başka bahara kaldı.

Yeni sistemin hiç mi faydası yok?

Var elbette.

600 liseye girmeyi gözü kesmeyen, kurs-ders parası olmayan gariban çocukları stresten kurtuldu.

İyi liselere girmek isteyenlerin stresi iki katına çıktı.  

Bakanlık hemen 600 liseye açıklasın ve müracaatları alsın, sınava gireceklerin sayısını görelim.

Adrese dayalı liseye geçiş sistemine ne kadar yaklaştığımızı görelim.

Öğretmenlerin okullarda verdiği notun önemi arttı.

Çünkü mahalledeki gözde liseye müracaatlar çok olursa ortalaması dikkate alınacak.

Öğrenci velisini ve öğrenciyi meslek lisesine gitmeye ikna etmek zor. Herkes çocuğunun iyi bir lisede okumasını, üniversite bitirmesini ve avukat, hâkim, doktor, mühendis, öğretmen olmasını istiyor.

Her ne kadar kepçe operatörü, öğretmenden iyi kazansa da çocuğunun nitelikli bir mesleğe sahip olması için meslek lisesine göndereceklerin sayısı çok az.

Almanya’da öğrencinin “nitelikli liseye” (gymnasium) gidip gidemeyeceğine ilkokul öğretmeni karar verir.

Öğretmenlerle sohbet ederken soruyorum:

“Sekizinci sınıf öğretmenleri bir öğrencini üniversite okuyup okuyamayacağına karar veremez mi?”

Herkes, verir, diyor.

Hatta bir öğrencinin akademik eğitim alıp alamayacağı ilkokulda belli olur, diyorlar.

Gel gör ki iyi liselere giriş için öğretmenin verdiği notu ve sınıf öğretmenler kurulu kararını yeterli görmüyor Milli Eğitim Bakanlığı. 

Sınav icat ediyor.

Bu sınavı kazanmak için okuldaki dersler yetmiyor. Kursa gitmek gerekiyor, özel ders aldırmak lazım, etüt merkezlerinin kapısını aşındırmak şart. Ders kitaplarını ve yardımcı kitapları okumak yetmiyor, test kitaplarına para vermek, durmadan hayatta hiçbir karşılığı olmayan testleri ha bire çözmek gerekiyor.

Beyhude çaba sürüp gidiyor.

Ucu açık soru diyor Sayın Bakan İsmet Yılmaz. 

Sınav çoktan seçmeli olacaksa ucu açık da olsa bir iki kelimelik cevaplar olur. Öğrencinin düşünme, cümle kurma, fikirlerini ifade etme becerisi ölçülemez.

Okulları bilen biri olarak Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz’a yeni sistemin çok az öğrenciyi stresten kurtardığını ifade etmek istiyorum. 

Öğretmenin verdiği notun önemi arttı, iyi oldu.

İyi liselere gidecek öğrenci seçimini öğretmenler yapabilir.

Öğrencinin akademik bir liseye veya meslek lisesine gitmesi gerektiğine sekizinci sınıf öğretmenleri karar verebilir.

Seçimi öğretmenlere yaptırırsak sınav stresi sıfırlanır.

Kırtasiyeciler test kitabı satma külfetinden kurtulur.

Veliler, etüt merkezlerine para ödemek zorunda kalmaz. 

Milli Eğitim Bakanlığı öğretmenlerin açtığı kurslara fazladan para ödemez.

Sınav tartışmaları gündemden çıkar, eğitimin özüne döner kaliteli eğitim ve nitelikli insan yetiştirmek için uğraşırız. Asıl mesele mesleğini iyi bilen, işini iyi yapan, ahlaklı ve erdemli insan yetiştirmek… 

Milli Eğitim Bakanlığı ve eğitimcilerin sınav sistemi değiştirmenin ötesinde iyi insan yetiştirme hedefi olmalı. 

 

  • Şuayip Şuayip 7 gün önce
    Maranki hocanın ABD nin oyununa son verilsin yazısını okudum şok oldum. Milli Eğitim gerçekten böyle mi veriliyor. Lütfen açıklar mısınız.