7 Haziran'da kime oy verilmez?

8 Haziran günü ya Filistin, Doğu Türkistan, Somali, Bosna, Kosova, Semerkant, Kırım, Moro, Arakan ve Türkiye sevinecek yahut İngiltere, P3, İsrail, Pensiltenya, Kandil, Koç, Vatikan, Basel, Ekonomist, FT, Moon, İŞİD, Esad, Baron, Şaron, ve benzerleri... Zira üçüncü bir yol yok.

01 Haziran 2015 Pazartesi 18:15
7 Haziran'da kime oy verilmez?

Kemal Özer yazdı:

Merhum Erbakan hoca eski seçim propagandalarında “Refah ve diğerleri” derdi. Bu seçimde de yarış, “Ak Parti ve diğerleri” arasında geçiyor.

HDP, MHP, CHP ve Saadet+BBP, eski Türkiye mücadelesi için paralel yanında saf tutarken, karşı safta sadece Ak Parti yer alıyor.

İskender Paşa Cemaati’nin, 2011 seçimlerinde yaptığı çıkışı özetleyen yazımı bitirirken o tarihte “gerekçe ne olursa olsun, kavmiyetçilik eksenli tüm partilerin toplumda kabul görmesi zor. Kendi adıma belirteyim ki, hiçbir kavmiyetçi parti benden oy alamaz” demiştim.

Oy hakkı elde ettiğim 1988’den bu yana, her seçimde sandığa gittim ve oyumu verdim. Ancak hiçbir zaman sağcı, solcu, ulusalcı, Kemalist ve kavmiyetçilere oyumu kaptırmadım. Bundan sonra da kaptıracak değilim.

Dolayısıyla Kürtçü HDP ve Türkçü MHP, ağzıyla kuş tutsa dahi bizi unutacak. CHP’nin bu ülkeye yaptığı zulmü bilen bir münevver olarak, ona oy vermeyi de zül addederim.

Paralelin dümen suyuna girmiş Saadet+BBP’ye oy vermekle, Gülen’e oy vermek arasında bir fark göremiyorum. Gülen ile aynı paralelde olmaktan Allah’a sığınırım.

Saadetçilerin Tayyip Erdoğan düşmanlığı herkesi bezdirir bir hâl aldı. Çocukluğu, gençliği ve erişkinliği aralarında geçmiş Erdoğan’a düşman kesilip, Gülen’e âşık olmalarının tarihini ileride okuduklarında dizlerini dövecekler ama fayda etmeyecek.

Şükür ki sülalemin bütün fertleri, 1969’dan 2002’ye kadar aralıksız Milli Görüş partilerine oy verdiler, para ve bedenleriyle ölümüne çalıştılar.

Eğer bugün Saadet’e oy vermiyorlarsa, bunun kusuru bizde değil, Saadet’tedir. 33 sene oy aldıkları kimselerden artık neden oy alamaz hâle geldiler, sorgulamak onlara düşer.

1989, 1991, 1994 seçimlerinde Refah Partililerin kadrine uğramış olmama rağmen, onlara hep oy vermeyi vecibe gördüm ve verdim. Sadece vermedim, çalışmalarımın en büyük şahidi Rıza Güneri ve diğer eski onlarca arkadaşımdır.

Peki, ne oldu bu insanlara da, dün kendilerini bir kaşık suda boğmaya çalışan, Meyve Kavakçı’yı meclisten çıkartan, yuhalatan Ecevit’e -sanki kendini kurtarmışta sıra ona gelmiş gibi- hadsizce şefaat etme densizliğine kalkışan Gülen’le, dahası düşmanı oldukları Siyonizm’le iş tutan Pensiltenya Örgütü ile kol kola girdiler?

Sadece Erdoğan’a duydukları kin mi, yoksa içlerinden pek çoğunun dahi bilmediği özel bir sır mı var?

Bu camiaya Erdoğan’ın güçlü günlerinde demir atan bazı liboşlar gibi bir Erdoğancı değilim. Her fani gibi hata yapabilen, ancak Filistin’deki, Somali’deki, Arakan’daki, Moro’daki, Güney Afrika’daki, Bosna’daki garip bir Müslüman veya İslam coğrafyasının herhangi bir yerinde adı duyulunca yürekleri titreyen yüz milyonlarca sade ve saf Müslüman, Erdoğan’ı niye seviyorsa bizde o yüzden seviyoruz. Bu böyle biline… Vesselam!

Okurumuz Âdem Karakaş gönderdiği mesajında şöyle diyor: “İktidarda Sultan 2. Abdulhamid var. Hataları ile noksanları ile halkına ve İslâm dünyasına hizmetlerde bulunmaktadır. O'nun karşısında ise iki grup, O'na karşı bir duruş sergilemekte, O'nun tahttan indirilmesini istemektedir. Bunlardan birincisi İttihat ve Terakki (İT); bugünkü adı ile CHP, HDP ve bilumum sol eğilimli zihniyet.

İkincisi ise İttihad-ı Muhammedî Cemiyeti. Bunların ileri gelenleri ise Said-i Nursî, M. Akif Ersoy, Elmalılı M. Hamdi Yazır (sadece bu tevbe etti); bugünkü karşılığı Saadet, BBP, Gülen ekibi ve bazı İslâmi guruplar…

Her iki grupta Sultan 2.Abdulhamid'i tahttan indirmek için elinden geleni ardına bırakmadı ve nihayet bizimkilerin hâl fetvasıyla alaşağı edildi. Neticede ise bir buçuk milyon metre kare İslâm toprağını ve yüz binlerce vatan evladını kaybettik... Bugün de aynı senaryo devrede... Her iki kesimin devamı olan cenah, var güçleri ile Erdoğan'ı yıkmak için çalışıyorlar…”

Allah Azze ve Celle, hiçbir Müslüman’ı büyük konuşturmasın, hesabını veremeyeceği işler yaptırmasın! Allah, bizi küçük adamlar ve kardeş kavgasından, hannas ve küfrün şerrinden muhafaza buyursunKazanan şu ya da bu değil, Türkiye ve Müslümanlar olsun inşaallah! Âmin!

Kaynak: Yeni Söz

Haftanın Özeti

www.yeniakit.com.tr internet sitesinde yayınlanan yazı, haber, röportaj, fotoğraf, resim, sesli veya görüntülü sair içeriklerle ilgili telif hakları Uğurlu Gazetecilik Basın Yayın Matbaacılık Reklamcılık Limited Şirketi’ne aittir. Bu içeriklerin iktibas hakkı saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeksizin iktibas olunamaz; hiçbir surette kopyalanamaz, yeniden yayıma konulamaz.
Haber Tarihi: 01 Haziran 2015 Pazartesi 18:15

YORUM YAZ

    Günün Özeti

    Günün Karikatürü

    16 Şubat 2019