• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Mısır devrimi ve Suriye direnişi

4 Yorum
Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Vatansever

İnşallah. Gayret Müslüman halklardan, zafer Yüce Allah'tan. Bunca zulüm illa son bulacak ve zalimler hesap verecek.
  • 2 Ay Önce

OSMANLI TORUNU

Suriye’de Baas diktasının devrilmesi, Mısır’da darbeyle çalınan zaferin iadesi için yeni bir umut kapısı açmıştır. Statükocu güçlerin Suriye’de kurmaya çalıştığı "baraj", Anadolu irfanı ve halkın direnciyle yıkılmıştır. Suriye ve Mısır halklarının iradesine vurulan prangalar, aslında İsrail’in bölgedeki hareket alanını genişletiyordu. Bugün Suriye’de kazanılan zafer, Gazze’deki direnişin de nefes borusudur. Direniş ekseni artık suni sınırlarla değil, halkların ortak iradesiyle şekillenmektedir. Bölgesel güçlerin Suriye gerçeğini kabullenmek zorunda kalması, Türkiye’nin yürüttüğü "milli ve bağımsız" dış politikanın mutlak başarısıdır. Fitne savaşlarıyla çalınan mevziler, artık siyasi deha ve stratejik hamlelerle geri alınmaktadır. Kim ne derse desin Osmanlı’nın tarihsel mirası, Türkiye Cumhuriyeti’nin kadim devlet aklı ve bölgesel jeopolitik zorunluluklar üçgeninde tam bir "hakikat belgesi" niteliğindedir. Bu süreç, sadece sınırların korunması değil, bir medeniyet coğrafyasının yeniden ihyasıdır. Bugün Suriye’de yaşananlar, bin yıllık Devlet-i Aliyye bakiyesinin ve Anadolu merkezli devlet aklının kaçınılmaz bir sonucudur. Sınırlarımızda suni olarak inşa edilen "ihanet parantezleri", aslında Osmanlı’nın bölgeden çekilmesiyle başlayan o karanlık yüzyılın son kalıntılarıdır. Osmanlı, bu topraklardan çekilirken geride sadece camiler ve köprüler değil, bir "birlikte yaşama iradesi" bırakmıştır. Mısır’dan Suriye’ye uzanan bu halk hareketlerini "macera" olarak gören o sığ muhalif zihniyet, Türkiye’nin bu coğrafyadaki tarihsel sorumluluğunu idrak edememektedir. Türkiye bugün Suriye’de varsa, bu sadece bir güvenlik meselesi değil; Misak-ı Milli ruhunun ve tarihsel mirasının bir gereğidir. Türkiye Cumhuriyeti’nin bugün sergilediği duruş, duygusal bir tepki değil, yüzyılların imbiğinden süzülmüş bir devlet aklı hamlesidir. Sayın Erdoğan’ın liderliğinde yürütülen bu siyaset; emperyalizmin bölgeyi "küçük parçalara bölme" (balkanlaştırma) planını, bizzat sahadaki direnişi tahkim ederek bozmuştur. Türkiye’nin bu büyük stratejisini "Suriye’de ne işimiz var?" sığlığıyla eleştirenler... Sizin "ulusalcılık" dediğiniz şey, aslında Anadolu’yu bir hapishaneye çevirme projesidir. Osmanlı’nın "emaneti" olan bu topraklar, Türkiye’nin "devlet aklı" ile yeniden huzura kavuşmaktadır. Bu zafer, sadece Şam’ın veya Halep’in değil; emperyalizme karşı duran Ankara merkezli büyük Türkiye idealinin zaferidir.
  • 2 Ay Önce

atmaca

emperyalizmin planı bitmiyor.şimdi değişime hazır değilmi ortadoğu rejim değişikliğinden sonra.şaranın bağımsızlık anlayışında yokmu güçlü suriye.türkiyenin bu yönde çalışmaları takdire değer.burdan irana geçersek saldırıların ekonomiyi çökertmeside ayaklanmaya neden olmuş.gazzede ateşkesin sağlanması nasıl bir sonuç çıkarır ortaya gazzenin yeniden inşası için.türkiye öncülük ederse bu ülkelerin kalkınmasına.böyle bir amaç taşıyor türk yönetimi.türkiye her yerde var ulusal politikalarıyla.kürtlerin siyasi geleceği türkiyeye bağlıydı trumpın ifadesiyle.ypgnin işlevi buraya kadarmış trumpın ifadesiyle.türkiye siyasi hamleleriyle islamın çıkarı için savaşıyorsa.islam milliyetçiliği ulusal birliği hatırlatıyor islam ümmetine.erdoğan bu noktada geleceği düşünüyor islam ülkelerinin çıkarı için.
  • 2 Ay Önce

okur

ahmet abi bir rabia vardi ne oldu ona?
  • 2 Ay Önce
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23