• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Kiraz ağaçlarının altında verilen nasihat

38 Yorum
Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Gülbahar Akyurt

O kadar güzel anlatmışsınız ki gözlerim dolu dolu okudum bu zamanda her şeyi çok fazla bozuldu ahlak derseniz yerlerde insanlar ile ya hurdaya rağbet ediyor eski günleri çok özlüyorum bizlere bunlar öğretilmedi din iman Allah yolunda olmak öğretildi çok şükür Şimdi daha iyi anlıyorum rahmetli nenem bize derdi ki kızın bir pirinç tanesini yere düşürürseniz acısı çok ağır çıkar her birinin içinde Bismillahirrahmanirrahim yazar Peygamber Efendimiz pirinç tanesini yere düşürünce o evden taşınmış olaki üstüne basarım diye derdi bu benim zihnimde o kadar derin bir Yer Açtı ki hala yaşım 60 üzeri olmasına rağmen olak yere bir tek pirinç düşürdüğümde hala panik oluyorum bakın eskiden verilen çocukken verilen bir öğüt ne kadar derin izler bırakmış Yani ben bu durumda çocukları değil ebeveynleri sorumlu tutarım Onlar ne öğretirse Çocuk onu yapar Onun için çocuklarımıza doğruluğu dürüstlüğü ve Müslümanlığı çok iyi öğretmek gerekiyor diye düşünüyorum
  • 1 Yıl Önce

Orhan

Maalesef, edep olmayınca ahlak da olmuyor. Mahremiyet edebin temeli..Mahremiyet kaybolunca utanma da onunla birlikte kayboluyor. Bugün,bu manada, büyük bir erozyon yaşanıyor. Önce evlatlarımızı, sonra da ülkemiz insanlarını ve hatta bütün insanlığı Rabbim bu musibetlerden korusun.
  • 1 Yıl Önce

Kanber

Selamlar. Allah razı olsun. Çok güzel bir yazı yazmışsınız. Bu yazılar, bu fikirler her alanda miting midir, konferans mı olur, televizyon yayınları mı olur, gençliğe millete aileye sıkı sıkıya anlatılmalı. Diyanet işleri başkanlığına, Milli Eğitim Bakanlığı'na ve (kadınları soyundurmakla meşgul) Gençlik ve Spor Bakanlığına büyük işler de sorumluluklar düşmektedir.
  • 1 Yıl Önce

Laz Kaptan

Es selâm üstadım Yüreğinize emeğinize sağlık, İslam üzeri yetiştirilmeyen bir toplumun yavaş yavaş yok oluşunu izliyoruz, bunun sebebi 220 yıldır İslam ile savaşanlardir,tek kelime ile İslam üzeri yaşayan bir toplum üretmemiz gerekir iktidara burada bir eleştirim olacaktır, Yunus Emreleri, Mevlana'yı hacı Bektaşi'leri,Ahmet Yesevi,leri yetiştiren tekkelerin kapatılması ile unutturulan İslam ahlakıni yeniden inşa etmektir aksi taktirde yok olmaya gidiyoruz maazallah
  • 1 Yıl Önce

Harputi

Dedeniz nur içinde yatsın,ne güzel özetlemiş hayatı
  • 1 Yıl Önce

Leman küçüksaraç

Allah razı olsun güzel bir yazı olmuş,geçmişe uzandık
  • 1 Yıl Önce

Hasan Aksuvar

Ellerinize kaleminize sağlık çok güzel bazen arada sırada kendi hayatımızdan bazı anekdotta paylaşmakta fayda var çünkü çünkü bu tip değerlendirmeler insanları eskiye alıp götürüyor nasibindeki kalan bazı mazideki hatıralarımız bizi çok nasihatlardan daha iyi etkiliyor diye düşünüyorum elinize sağlık
  • 1 Yıl Önce

Hüseyin Maden

Çok güzel bir anıymış Allah ona rahmet eylesin
  • 1 Yıl Önce

Emine Karaca

Aile mazallah yıkılirsa her şey biter. Bu köklü müesseseye sahip çıkmak gerekiyor
  • 1 Yıl Önce

Kerem

Yani biraz da iktidar, yani bizim mahalle yaptı bunu. Muhalefette iken daha samimi ve ihlaslıydık. Aileyi yıktık
  • 1 Yıl Önce

Sezai Erdem

Bugün konuşmamız ve üzerinde durmamız gereken en önemli mesele bu aile yuvasını çatırdatıyorlar bizi bizden değerlerimizden uzaklaştırmak istiyorlar onun için dedenizin nasihatlerine çok ihtiyacımız var
  • 1 Yıl Önce

Ekrem derebent

Yahudilere Hristiyanlara dinsizlere hiç kızmaya hakkımız yok yaşantımız tıp onlara benzedi
  • 1 Yıl Önce

Sezgin Karapınar

Öyle nasihatlara ne kadar ihtiyacımız var. Üstat Necip Fazıl derdi ki oluklar çift birinden Nur diğerinden kir Akar bugün günümüzde her taraftan necaset akıyor
  • 1 Yıl Önce

Muhammed Alparslan

Vallahi televizyon izlemiyorum bu ünlülerin şirretinden şerrinden korunmak için
  • 1 Yıl Önce

Selami Akpınar

Son günlerde okuduğum en güzel yazı hem güncelle değilmiş hem dini tavsiyeler çok güzel Allah razı olsun
  • 1 Yıl Önce

Zehra Aktoprak

O kiraz ağaçlarının dibinde olmaya ne kadar isterdim vallahi dünyanın en güzel nasihatları kur'an'dan ayetler ışığında hayatım tecrübesini kazanmış bir Bilge insanı dinlemek hoştur
  • 1 Yıl Önce

Turan arpa satan

Kalıcı hikayesi güzel ders ve ibretlik bir yazı teşekkür ediyorum
  • 1 Yıl Önce

Haci ÇAPAR

Tebrikler Abi toplumun kanayan yarasına harika değinmişsiniz.
  • 1 Yıl Önce

Mustafa Karabayır

Toprak maalesef ayağımızın altından kayıp gidiyor kutsal değerlerimiz inancımız her geçen gün asimile oluyor iyi insanlar da yok değil var ama kötüler maalesef çoğalıyor
  • 1 Yıl Önce

Ramazan alaçayır

Bir kahramanmaraşlı olarak kiraz ağaçlarının dibinde verilen nasihatları severek ve de büyük bir özlem duyarak okudum Allah dedenizden de sizden razı olsun güzel bir hatıra okuduk ve de çok ibret var
  • 1 Yıl Önce

Zafer ayranpınar

Üstadım bu şan ve şöhret sahibi özellikle sanatçılar siyasetçiler iş insanları neden parayı görünce sapıtırlar insan parayı bulunca şükretmeli zekatını vermeli fakir fukarayı gözetmeli Dünyada bu kadar mazlum müslüman var kanlara katılan onlara yardım etmek dururken neden kendilerini dile çekerler
  • 1 Yıl Önce

Adnan alabacak

Deprem bölgesi Kahramanmaraş Pazarcık ve elbistan'a selamlar olsun
  • 1 Yıl Önce

Aslı Demircioğlu

Düşüncelerinizi hikaye tarzında kaleme almışsınız çok hoşuma gitti akıcı bir üslup tavsiyelerde altın değerinde Allah razı olsun
  • 1 Yıl Önce

Abidin dönmez

Ah nerede o eski ihtiyarlar hepsi Osmanlı toprağıydı Allah mekanlarını cennet etsin
  • 1 Yıl Önce

Kamuran Akkeceli

Hocam eski hatıraları dillendiren yazınız severek okudum Allah dedenize rahmet eylesin kalanlarınıza sağlık versin Rabb'im cümlemize onun yolundan giden kullarından eylesin
  • 1 Yıl Önce

Osman Nuri Pakdil

Acaba neden böyle oldu niye sarhoşluk uyuşturucu eve her türlü pislik bu toplumda işlenmektedir ve en kötüsü rağbet görmekte
  • 1 Yıl Önce

Yunus Sarı

idrâk edeceğimiz mubârek *Receb-i Şerîf’in* girişini şimdiden tebrîk ediyor, hepimiz için hayırlara vesîle olmasını Cenâb-ı Hak’tan niyâz ediyoruz. *Allâh-u Teâlâ, Receb-i Şerîf’in hürmetine; başta Gazze olmak üzere tüm İslâm vatanlarında zulmün sona erdiği,* emniyet ve huzurun hâkim olduğu günlere en kısa zamanda kavuşmayı nasip eylesin. ALLAHUMME AMİN
  • 1 Yıl Önce

Kazım Koyuncu

NASİHATLER İNSANLARLA UĞRAŞMAK "İnsanlardan bir iyilik gördüğün zaman önce Allah Teâlâ'ya şükret, sonra ona vesile olan kimseye teşekkür et. Nimeti göndereni unutma, getireni de ihmal etme. İnsanlardan bir kötülük gördüğün ve bir kınama ile karşılaştığın zaman, hemen karşılık vermeye, kendini temize çıkarmaya kalkma. Sana kötülük yapanları Allah Teâlâ'ya havale et, kötülüklerinden O'na sığın. Eğer intikamla uğraşırsan, daha büyük zararlarla karşılaşırsın ve ömrünü boş yere harcamış olursun. Seninle uğraşanlara, "Ben iyi bir adamım, lâkin siz kıymetimi bilmiyorsunuz" deme ve böyle düşünme. İyi bil ki gönüllere sevgi veren ve dilediğini kullarına sevdiren sadece Allah Teâlâ'dır. Senin hakkın olan sevgi sana gelir, endişe etme." İmam Gazâlî Hz. (k.s)
  • 1 Yıl Önce

İsmail Korkmaz

Acil ve ağır sorumluluklar omuzlarımıza yüklenmişken sanki yerimizde sayıyoruz... Ağırdan alıyoruz, tekrara düşüyoruz... Amiyane tabirle patinaj yapıyoruz... Kendimize gerekçe bulmakta zorlanmıyoruz... Hayat böyle... Zaman kötü... Devran değişti... İnsanlar çekilmiyor... Aslında sorun zaman değil, insanın kendisi... İnsanoğlu dünya merkezli kendini konuşlandırınca mevziden de, menzilden de koptu... Temel sorun: Yere çakılı kalmamız…(9/38) Yere çakılı kalınca yerinde saymaktan gayrı elden ne gelir ki? Dahası hayatta çoğu zaman insan olduğu yerde kalmayı sabır ve istikrar sanır... Değişmemeyi sadakat diye yorumlar... Kıpırdamamayı tevekkül diye tanımlar... Mevcudu korumayı maslahat olarak gösterir... Hareketsizlikte hikmet arar... Ataleti, rehaveti, sefaleti, kader diye kamufle etmeye çalışır... Ve en kötüsü kendini böyle bir anlayışa şartlandırması... Yoksa sorun şartların değişmesi değil... Evet, yerinde saymanın sebebi, kapıların kapalı olması değil bizim kendimizi kapatmamızdır... Konfor alanımızın dışına çıkmak istemeyişimizdir... Risk almayışımız, kabuğumuzu kırmayışımız, sınırlarımızı zorlayamayışımızdır... Gettolarımızda geleceği okumayışımızdır... Öyle görünüyor ki, yerinde sayma sarmalını tetikleyen birçok neden var... İsteksizlik… İçtensizlik… İçeriksizlik… İş bilmezlik... İşine gelmezlik... İradesizlik ya da içimizin geçmiş olması... Ne bir gayret... Ne bir merak... Ne de hayretimiz kaldı... Ruhsal, zihinsel ve kalbi anlamda kısırlaşıyoruz... Hep aynı modda kalmak, aynı pozisyonda ısrar etmek, zamanın ruhunu ıskalamakla kalmıyoruz, ruhsuzlaşmanın da kapısını aralıyoruz... Sizce bu donukluk ve durağanlık doğal mıdır? Bu kısırdöngüde kısmet arıyoruz... Yerimizde sayarak bereket bekliyoruz... Hareketsiz kalarak hayırlı bir iş yaptığımızı sanıyoruz... Anın vacibini unuttuk anı yaşamaya çalışıyoruz... Günler geçiyor, gündem oluşturamıyoruz… Sahici fikirler, kalıcı çözümler üretemiyoruz... Tükenen ömrümüze acıyoruz... Yerinde sayarak günübirlik yaşıyoruz... Çünkü ortak sorumluluklar için bir araya gelip birlik olamıyoruz... Tekli yaşamlara yöneldikçe tekliyoruz... Önce birbirimizi sonra da ideallerimizi terk ediyoruz... Tanınmaz hale geliyoruz... Bu satırları kendimize kızmak için değil, kendimize gelmek için kaleme alıyorum... Yerimizde saymak yerine sayü gayrete gelmek için içimi döküyorum... Yeni bir idrak... Yeni bir muhayyile... Yeni bir mefkûre... Yeni bir muhakeme oluşturmak... Yeni ufuklara yeniden kanatlanmak durumundayız... Yerimizde sayınca ne olur? Kabiliyetler körelir... Potansiyel çürür… İrade çöker... Heyecan biter… Fırsatlar kaçar... İmkânlar zay olur... İlham kesilir... Hikmet nasip olmaz... İdealler söner... Özgüven kalmaz... Ortada kalıveririz... Yalnız ve yorgun... İki günü eşit olanın zararda olacağını bilen bizler kendimize nasıl zarar verebiliriz? İtiraf etmesekte sanki halimizden memnunuz... Değilse neden kendimizi geliştirmiyoruz? Değiştirmiyoruz? Doğrusu kendimizi kandırmanın, suçu bir yerlere yüklemenin anlamı yok... Yerinde saymaktan vazgeçip -yeni deneyimlerle- yeni bir rüzgâr estirebiliriz... Bizi daha duyarlı ve daha dinamik kılacak bir ruhu yakalayabiliriz... Örtülü enerjimizi, saklı potansiyelimizi harekete geçirecek, kadrolarımızı kararlı kılacak önce bir niyet ve samimiyet lazım... Akabinde bu iş ciddiyet ve cesaret ister... Özgüven ve özveri gerektirir... Evet, zaman akıyor... Günler, yıllar gelip geçiyor... Yerimizde sayarak kendimize yazık edemeyiz... Kalan günlerimize ne yükleyeceğiz? Salih amel adına... Mücadele başlığı altında... Korkularımızla yüzleşerek, -varsın küçük olsun- adımlarımızı arttırarak, hedefe odaklanmalıyız... Hem de kesintisiz ve kararlılıkla... Rabbimizin uyarısını ciddiye alarak: "Öyleyse, bir işi bitirince diğerine koyul" (İnşirah, 7) R.Kayan
  • 1 Yıl Önce

Hülya Derin

Sahi bu birazcık parası olan şöhret zenginlerle ne demeli hepsi uyuşturucu fuhuş bataklığında boğulup gidiyorlar. Cümlemize ıslah etsin rabbim
  • 1 Yıl Önce

Kadir Bohçalı

Neml 45.Semûd kavmine, “Allah’a kulluk edin” demesi için kardeşleri Sâlih’i gönderdik. Ama hemen birbiriyle çekişen iki grup oluverdiler. 46.Sâlih, “Ey kavmim!” dedi, “İyilik dururken niçin kötülüğe koşuyorsunuz; size merhamet edilmesi için Allah’tan bağışlanmayı dileseniz olmaz mı?” 47.Şöyle cevap verdiler: “Sen ve beraberindekiler bize uğursuz geldiniz.” Sâlih, “Başınıza gelenler Allah katındandır. Doğrusu siz imtihana çekilen bir topluluksunuz” dedi. 48.O şehirde dokuz elebaşı vardı; bunlar yeryüzünde bozgunculuk yapıyor, iyileştirme ve düzeltme cihetine gitmiyorlardı. 49.Allah’a and içerek aralarında şöyle konuştular: “Gece baskınıyla onu ve ailesini öldürelim, sonra velisine, ‘Biz Sâlih ailesinin öldürülmesi sırasında orada değildik, gerçekten doğru söylüyoruz’ diyelim.” 50.Onlar böyle bir tuzak kurdular, biz de kendileri farkında olmadan bir plan kurduk. 51.Bak işte tuzaklarının sonu ne oldu: Onları da kavimlerini de (nasıl) toptan helâk ettik! 52.İşte haksızlıkları yüzünden çökmüş evleri! Anlayan bir kavim için elbette bunda ibret vardır. 53.İman edip Allah’a karşı gelmekten sakınanları ise o felâketten kurtardık.
  • 1 Yıl Önce

İbrahim Saraçoğlu

İşte tüm mesele bu hiç kimseye zulmetmemek ve zulme ve Rıza göstermemek
  • 1 Yıl Önce

Hasan Hüseyin Maden

*"Ey Rabbim! Bize Receb'i ve Şaban'ı mübarek kıl ve bizi Ramazan'a ulaştır."* Feyz ve bereketinden istifade ederek, en güzel şekilde idrak edebilmek, bu vesileyle Yüce Rabbimizin sevgi ve muhabbetine nail olabilmek dua ve temennisiyle İnşaAllah...
  • 1 Yıl Önce

Sami Çapar

Hemşerim yazınızı okudum, bir tane bir zahmetli bilmem ama anlattıkları çok güzelmiş altın gibi tavsiyeler keşke bu nesil onları tatbik etse
  • 1 Yıl Önce

Meryem Ak

Selamün Aleyküm; Hayırlı sabahlar; Rabbim namazlarımızı ve  dualarımızı kabul eyle; Her türlü âfâttan emin eyle; Filistin, Sudan, Yemen, Keşmir, Arakan, Doğu Türkistan ve dünyanın her neresinde sıkıntı yaşayan müslüman kardeşlerimiz varsa, onlara yardım eyle, zaferler ihsan eyle, görünmeyen ordularınla tahkim eyle; Siyonistleri ve destekçilerini Kahhar ismi şerifinle kahretmeye, bizleri me’mur eyle; Amin… ‎ ‎ ‎ ‎ ‎ ‎ ‎
  • 1 Yıl Önce

Kader

Dedenizin nasihatları altın gibiymiş maşallah çok hoşuma gitti Allah razı olsun
  • 1 Yıl Önce

Ali Öksüz

Neml 54-55.Lût’u da hatırla! O kavmine, “Göz göre göre hâlâ o hayâsızlığı yapacak mısınız? Gerçekten siz kadınları bırakıp da şehvetle erkeklere mi yöneliyorsunuz? Doğrusu siz değerleri bilmeyen bir topluluksunuz” demişti. 56.Fakat kavminin cevabı, “Lût ailesini ülkenizden çıkarın; kuşkusuz onlar (ahlâkça) temizlik taslayan kimselermiş!” demekten ibaret oldu. 57.Bunun üzerine onu ve karısı dışında kalan ailesini kurtardık. Karısının geride kalanlardan olmasını takdir ettik. 58.Onların üzerine müthiş bir yağmur indirdik; önceden uyarılmış olanların yağmuru ne korkunç oldu!
  • 1 Yıl Önce

Vicdan

Eskiden evin küçük kızı evlendirilmezmişki,yaşlısına baksın.Devletde bu anlamda baktığı ana veya babasından yetim maaşı bağlayarak bu mağduriyeti kapatmış.Şimdide küçük kız boşandırılarak,üstüne birde nafaka eklenerek yakınına bakıyor.Artı birde bakım parası!Tabi niyet iyise ona birey diyemem.Yaşlılarımıza bakmak boynumuzun borcu.
  • 1 Yıl Önce
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23