• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Meğer kültürel fasoncuymuşuz!

8 Yorum
Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Nasıl seyirci nasıl dizi

Sadece trt nin olduğu dönemde “küçük ev” dizisi adı aklıma gelmedi basket koçunun olduğu dizi vardı. Bu dizlerde insan ve hoşgörü vardı. OGM li söylediğine kendi inanmıyor mu? Sanmam. Dizilerde mafya denen çetebaşları adalet dağıtıyor polis ortada yok, ailelerde kimin kime atladığı zıpladığı belli değil, seyirci balık hafıza iki hafta önceki senoryonun zıddını yap yuttur yutturabildiğin kadar rtük derin uykuda
  • 1 Yıl Önce

toplum neden aslında birbirinden farklı değil; ara neden bu kadar yaklaştı

bizimkiler chp’den devşirme bir popüleri nasıl baş tacı yapıyorlarsa; chp’liler de ülkücü mansur ve anap’lı ekrem için aynı şekilde o biçim ölüyorlar. her iki taraf da aynı yapı ve marka mayayı kullanıyorlar, yaş bira mayası olabilir bu..
  • 1 Yıl Önce

esenlik

bu konularda yazdığım ne yorumlar çöpe gitti nelerrrr neler..sayısını hatirlamiyorum..mesela şu an şunu hatırladım bir genç kız günün birinde ey kalbim sık sık carpiliyorsun diye şiir yazarsa ne olacak..ve birde hanım koş koşşşş şu bizim sipanin bakışlarına bak bu çocuk böyle bakarken müthiş bir potansiyel seziyorum delegelerin basindan para saçıp kadeh tokuşturamazsa dert değil yaaa kadeh tokuşturamazsa daire TOKİştirir eşek sıpası bana çekmiş leeee der gibi konuşan bir abisi varsa ne olacak.. şimdi bazıları hemen diyecek ki bu da dert mi yani kalbim her gün çarpılıyor yazmasın çarpıntı yapıyor yazsın..o zaman tokistirici(hem kadeh hem daire tokistirici)abisi de o şiire kızmaz..Eeeee neden her gün kalbim kırılıyor derken sakınca yok da çarpılıyor diyince neden sakınca var..yada günün birinde kalp kırılmasıyla ilgili dizi yapılsa dizinin ismi kırıntı olabilirmi..peki kırılis daha uygun degilmi.. Türkçe gibi zengin bir dilde aman aman yanlış anlaşılır kalbim carpiliyor demesin çarpışıyor da demesin dediğiniz an siz bu zenginliğe ihanete göz kırpıyorsunuz demektir haaaa anlatamayinca tabiki demagoji de yaparım..bir dusunmuyoruz ki şahitlik bir yönüyle de tarihi arastirmaktir degilmi.. dünyanın en zengin dilini evlatlarımıza öğretmeye çalışırken bir tarihi de araştırmış oluyoruz oyle değil mi.. peki tengri tektir diyenler gök tengri diyenler nasıl yürüyordu bugün oldugu gibi tabii ki süpermarketler olmasa da berber vardır nalbur vardır (at nallayan) mesela hayırlı işler anlamında neyi hatta nasıl bir ses tonuyla söylüyorlardı Türkçenin zenginliğine odaklanmazsak adil şahitlik bozulurmu bozulmaz mi..haaaa dersiniz ki neymiş efendim İslam'dan önce de türkler tek tengri diyormuş geç bunları geç bunun bir kıymeti yok sonuçta kafirdir diyorsanız tabiki şunu da anlatmak zordur bir insanın değil cep telefonu mikrofon bile gazete bile hatta düzgün bir tekerlek bile olmadığı günlerde Tengri tektir iki olmaz vede olamaz demesi o insanın hayatına hiçbir asalet getirmez demiş oluyormusunuz olmuyor musunuz..evet bu soruyu Talas Savaşı'ndan önceki tarihlerle ilgili cep telefonunun olmadığı tarihlerle ilgili olarak soruyorum..neyse ya ne diyecektim ben.. çarpıntı dizisinde ilk kez dizi tarihinde ilk kez sıra sıra kötülüklerin beklendiği karakter evet dizi tarihinde ilk kez silahı kendi kafasına dayadı..baba bugüne kadar her sözünü tuttum baba fakat bu mesele başka diyerek silahını kendi kafasına doğrultu..bunu bir kenara yazmadan Talas Savaşı'ndan yıllar önce de tanrı iki olamaz diyenlerin hayatında zenginlikler varsa ki bence vardır o zenginliklere ipucu bulmak ne mümkün yahu..bu dil onlardan miras kalmadı mı..sizi bilmem ben bahsettiğim oyuncunun baba dediği kişinin metin alkana dönerek metin sen nesin metiiiiiiiiiiiin kizilaymisin metiiiiiiiiiiiin overlokcumusun metiiiiiiiiin demesini bile beynimde bir yere not ettim.. klişe bir söz vardır ya Türklerde kadim bir devlet geleneği falan derler bunu klişe olarak görmeyin.. Kızılay mısın Metin sözünü de bir yere yazarım Türk devletinin bir bakanının karşısında 3 dakika eller cepte soru sormayı da bir yere yazarım ben.. Türk devletinin bakanının karşısında soru sorulur hatta sayın bakan lütfen sinirlenmeyin Türk halkı adına soruyorum denilecek kadar sorular sorulur çünkü Türk milletinin selameti için bu da gereklidir o bakan sorularla terletilir fakat Türk devletinin bakanının karşısında 5 dakika eller cepte soru sorulmaz çünkü böyle yapılırsa o bakanı sorularla terletemezsin sadece bakancığım yaaaa çoktandır seni göremedim bir şeyler anlat da vakit geçsin yaaa demiş olursun..
  • 1 Yıl Önce

Kanber

Selamlar. Kurtuluş Savaşı sonrası askeri işgalden kurtulduk ama, onun bin beteri olan kültürel, zihinsel ve fikirsel işgal altına girdik (İlericilik, çağdaşlık, laiklik, Atatürkçülük safsatasıyla) Bundan kurtulmak çok çok zor
  • 1 Yıl Önce

Erhan

peki bu dizilerin yurtiçi reytingleri yüksek olmasa bu diziler uzatılır mı yoksa son mu verilir. Eğer " insanlar ne yapsın ne satılıyorsa onu almak zorunda kalıyor" denilirse. peki aynı insanlar satıcı çürük domates verirse niye almıyor? Yani bunlara bizim insanlarımızda rağbet ediyor, dört gözle bekliyor, işini gücünü bırakıp izliyor, ertesi günde konuşuyor.
  • 1 Yıl Önce

Ali

Bunun da sorumlusu dış güçler yani, öyle diyorsunuz.
  • 1 Yıl Önce

Yurt dısına satamadığımız

Sebze-meyveyi yediğimiz gibi
  • 1 Yıl Önce

Müşteki

Türkiyedeki dizi film sektörünün avrupaya bağımlı olması,bence utanılacak bir gelişmedir!Neden avrupaya yaranalım diye dizi film çekiyoruz ki,ha eğer kaz gelecek yerden tavuk esirgenmez mantığıyla bunu yapıyorsak,zaten dizi sektöründeki yapımcılarında istediği bu!Eskiden brezilya dizileri vardı ve tüm dünyada izlendiği gibi ülkemizde de izlenirdi,ama şimdi görüyoruz ki brezilya dizilerinin yerini türk dizileri aldı!Dünyaya ve avrupaya dizi film ihraç ediyor olmamız güzel de,hazır bu fırsatı yakalamışken ihraç ettiğimiz dizilerde saçma sapan senaryolar yazacağımıza,türklerin şanlı geçmişini yani osmanlıyı yazalım,selçukluyu yazalım!Hem böylece dünya bizi yakından tanır,hem daha çok gelir elde edilir!
  • 1 Yıl Önce
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23