• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

ABD yönetimi itiraf etmek zorunda kaldı! Trump'ın yardımcısı hezimetin sebebini açıkladı

ABD’de yapılan ara seçimlerde Cumhuriyetçi Parti’nin Senato ve Temsilciler Meclisi’nde uğradığı tarihi hezimetin ardından Beyaz Saray kanadından itiraflar peş peşe geldi. ABD Başkan Yardımcısı James David Vance, seçimdeki yıkıcı mağlubiyetin doğrudan İran savaşı yüzünden yaşandığını belirterek bizzat Donald Trump’ın da bu rezaleti kabul ettiğini ifşa etti.

3 Yorum
Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Mavibere

İnşallah ortadoğudaki piyonlarıda aynı hezimete uğrasınlar....
  • 48 Dakika Önce

Dostum Trump bizi seviyordu..

Turkiyedeki yandaşlar üzülmüş seçimi kaybettiği için..

Saim genç

ABD Dış işleri bakanı David Vance/ Seçimle iş başa gelen kişidir Sarı ŞEYTAN görevden alamıyor. Çünkü ABD halkı seçiyor. Ne diyor İRAN İslam Cumhuriyeti (DMO) ordusu karşısında HEZİMET'E uğradığını söylüyor
  • 1 Saat Önce

Recep Aydın Sosyal Bilimci

Güç ve kibir, insanlık tarihi boyunca ne zaman mutlak bir kural gibi uygulanmaya çalışılsa, en büyük çöküşlerin de zeminini hazırlamıştır. Kendini hukukun, adaletin ve uluslararası dengelerin üzerinde gören, devlet yönetimini bir şirket stratejisi ya da kaba bir güç gösterisi olarak kabul eden anlayışlar, nihayetinde kendi inşa ettikleri duvarların altında kalmaya mahkumdur. ABD’de gerçekleşen ara seçimlerin ardından bizzat Beyaz Saray kanadından ve Başkan Yardımcısı James David Vance tarafından yapılan itiraflar, bu gerçeğin küresel siyaset sahnesindeki en taze ve çarpıcı vesikası niteliğindedir. Cumhuriyetçi Parti’nin Senato ve Temsilciler Meclisi’nde uğradığı tarihi hezimetin doğrudan İran savaşına ve yürütülen hoyrat politikalara bağlanması, zulüm ile abad olunamayacağının açık bir göstergesidir. "Zulüm ile abad olanın ahiri berbat olur" kelamınca, küresel ölçekte sergilenen hukuksuzluklar ve hoyratça adımlar, sadece hedef alınan coğrafyalarda yıkıma yol açmakla kalmaz; aynı zamanda bu kararları alanların kendi evlerinde de siyasi ve ahlaki birer hezimete dönüşür. Bir devlet başkanının, diplomatik nezaketi ve uluslararası hukuku hiçe sayarak devletleri tehdit etmesi, Venezuela’da olduğu gibi meşru liderleri hedef alan eşkıyalık raddesindeki girişimleri ve hiçbir haklı gerekçeye dayanmadan İran’a yönelik savaş çığırtkanlığı yapması, vicdan sahibi insanlığın büyük tepkisini çekmiştir. Gücü haklılık sebebi sayan bu zihniyet, sömürü düzenini ve petrol fiyatlarını kendi menfaatlerine göre yönlendirme hırsını perdelemek için masum halkların kanı ve huzuru üzerinden kumar oynamaktan çekinmemiştir. Ancak unutulmamalıdır ki, rüzgar eken daima fırtına biçer. Bu süreçte ortaya çıkan tablo, sadece bireysel bir itibar kaybı değil, aynı zamanda küresel bir nefret dalgasının da itirafıdır. Kendi halkının sesine kulak tıkayan, dünyayı sürekli bir kaos ve gerilim sarmalına sürükleyerek bundan beslenen odaklar, nihayetinde sandıkta bizzat kendi seçmeninin ahlaki ve siyasi şamarıyla sarsılmıştır. Haklı olmayı değil, yalnızca güçlü olmayı üstünlük kriteri haline getiren küresel sistemin aktörleri, insanlığın ortak vicdanında zaten mahkum olmuşken, bugün kendi yardımcılarının ağzından dökülen itiraflarla bu ahlaki iflası tescillemek zorunda kalmışlardır. Yaşanan bu tarihi mağlubiyet, yeryüzünde adaleti ve samimiyeti dışlayan, kaba kuvvet ve haksız savaşlarla hükmetmeye çalışan her yapının er ya da geç yüzleşeceği kaçınılmaz bir akıbettir.
  • 1 Saat Önce

Kısa kes oğlum

Kimsenin tahammülü yok tümünü okumağa.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23