• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Trump'tan geri adım! 'Vurma planımız yok'

ABD'de Kongre ara seçim süreci devam ederken İngiliz basınına konuşan Başkan Donald Trump, İran gündemine ilişkin açıklamalarda bulundu.

3 Yorum
Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Aloo

Yine birileri zengin oldu..::)))
  • 5 Saat Önce

Recep Aydın Sosyal Bilimci

KÜRESEL SİYASETİN YENİ NORMALİ: TRUMP’IN PETROL, İRAN VE ÖNGÖRÜLEMEZLİK TİYATROSU Uluslararası ilişkiler tarihi, diplomatik krizlere, stratejik hamlelere ve liderlerin ideolojik çatışmalarına defalarca sahne olmuştur. Ancak günümüz dünyasında dış politikayı adeta bir ticaret pazarlığına dönüştüren, bir gün sert tehditler savurup ertesi gün geri adım atan ve her açıklamasıyla küresel piyasaları etkileyen bir liderlik anlayışıyla karşı karşıyayız. ABD Başkanı Donald Trump’ın İran konusunda bir gün askerî müdahale ihtimalini gündeme getirip ertesi gün, özellikle Kongre ara seçimleri gibi iç siyasi dengelerin önem kazandığı bir dönemde, saldırı planlarının bulunmadığını açıklaması, yalnızca söylem değişikliğinden ibaret değildir. Bu durum, Amerikan dış politikasının ne ölçüde iç siyasi hesaplarla ve ekonomik çıkarlarla iç içe geçtiğini de göstermektedir. Gün içerisinde birbirini tutmayan açıklamalar yapan, bir taraftan savaş ihtimalini canlı tutarken diğer taraftan tansiyonu düşüren bu yaklaşımın arkasında nasıl bir hesap bulunduğunu sorgulamak gerekiyor. Elbette her söylem değişikliğini önceden planlanmış bir ekonomik operasyon olarak değerlendirmek doğru olmaz. Ancak İran'a yönelik askerî tehditlerin sürekli gündemde tutulmasının küresel enerji piyasalarında ciddi sonuçlar doğurduğu da inkâr edilemez. Özellikle Hürmüz Boğazı gibi dünya petrol ticaretinin can damarlarından biri olan bir bölgedeki gerilim, petrol arzına ilişkin endişeleri artırarak fiyatlar üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturabiliyor. Burada asıl dikkat çekici nokta, savaş ihtimalinin yalnızca askerî ve diplomatik bir mesele olmaktan çıkarak ekonomik bir araca dönüşmesidir. Petrol fiyatlarındaki hareketlilik, enerji şirketlerinden üreticilere, finans piyasalarından tüketicilere kadar geniş bir kesimi etkiliyor. ABD'nin kendi enerji üreticilerinin çıkarları, küresel enerji dengelerindeki ağırlığı ve Washington'ın ekonomik hedefleri birlikte değerlendirildiğinde, bu belirsizlik ortamının kimlere avantaj sağladığı sorusu daha da önem kazanıyor. Trump yönetiminin söylemlerinin piyasalarda yarattığı dalgalanmalar da bu açıdan dikkatle incelenmelidir. Ne var ki dünya siyaseti, yalnızca ekonomik hesapların yapılabileceği bir ticaret masası değildir. Bir devlet başkanının ağzından çıkan her söz, milyonlarca insanın hayatını, ülkelerin güvenliğini ve uluslararası dengeleri doğrudan etkileyebilir. Savaş tehdidini bir pazarlık kozu gibi kullanmak, ardından farklı açıklamalarla geri çekilmek belki kısa vadede siyasi veya ekonomik avantaj sağlayabilir. Ancak bunun uzun vadeli bedeli, devletlere duyulan güvenin aşınması ve uluslararası ilişkilerde öngörülebilirliğin ortadan kalkmasıdır. Diplomasinin temelinde güven, tutarlılık ve devlet ciddiyeti bulunur. Bugün söylenenin yarın inkâr edildiği, askerî tehditlerin siyasi hesaplara göre gündeme getirilip geri çekildiği bir ortamda hangi ülke karşısındaki muhatabının gerçek niyetinden emin olabilir? Müttefikler de rakipler de böyle bir yönetim anlayışı karşısında kendi güvenlik hesaplarını yeniden yapmak zorunda kalır. Bu durum yalnızca İran'ı değil, bütün bölgeyi ve küresel sistemi ilgilendiren ciddi bir istikrarsızlık kaynağıdır. Unutulmamalıdır ki İran ile yaşanabilecek bir savaşın sonuçları petrol fiyatlarının yükselmesinden çok daha ağır olabilir. Bölgesel çatışmanın genişlemesi, enerji nakil hatlarının zarar görmesi, küresel ticaretin aksaması ve milyonlarca insanın yeni bir insani felaketle karşı karşıya kalması ihtimal dâhilindedir. Böyle bir tablonun bedelini ise çoğu zaman karar masalarında oturanlar değil, sıradan insanlar öder. Sonuç olarak Trump'ın sert çıkışları ve ardından gelen geri adımları, yalnızca bir liderin değişken üslubuyla açıklanamayacak kadar önemli sonuçlar doğurmaktadır. Petrolün, savaş tehdidinin ve iç siyasi hesapların aynı denklemde buluştuğu bu anlayış, dünya barışı açısından ciddi soru işaretleri yaratmaktadır. Küresel siyaseti bir emlak pazarlığına, devletler arası ilişkileri de anlık kazanç hesaplarına indirgeyen bir zihniyetin insanlığa verebileceği en büyük zarar, güven duygusunu ortadan kaldırmasıdır. Çünkü dünya, bir kişinin günlük açıklamalarına göre yön değiştirecek kadar küçük değildir. Hele ki söz konusu olan savaş, barış ve milyonlarca insanın geleceğiyse, bunun adı siyaset değil, insanlığın geleceğiyle kumar oynamaktır.
  • 6 Saat Önce

Vatansever

İran'ı kolay lokma sandılar, yanıldıklarını.
  • 7 Saat Önce
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23