• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Yeni Parti ve CHP katılmadı, İzmir meclisi toplanamadı! Dertleri İzmir değil, kavga gürültü kargaşa…

İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi'nin ekim ayı birinci toplantısı, Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay Ak Parti’ye katılmasını hazmedemeyen Yeni Parti ve CHP'li meclis üyelerinin katılmaması nedeniyle yeterli çoğunluk sağlanamadığı için yapılamadı. AK Parti Grup Başkan Vekili Hakan Yıldız, meclise katılmayan Yeni Parti ve CHP'li meclis üyelerine tepki gösterdi. Yıldız, "Dertleri İzmir olsaydı, Yeni Partili arkadaşlar bugün bu salonda olurlardı. Dertleri kavga gürültü ve kargaşa” dedi.

4 Yorum
Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

İşsiz

Toplantı bile yapamazken nasıl Meclis kararı alacaksın da hangi yatırımı yapacaksın? Topal ördek bile değil. Anca portakallı ördek. Akl-ı evveller de kendi kendilerine çelme attıklarının farkına varmıştır sanırım.
  • 1 Saat Önce

Cengiz

Ekonun kurşun askarleri tamam onlar verilen emirleri yerine getiriyorlar da, öteki arinmadan söz eden kk ninin adamlarına ne oluyor
  • 1 Saat Önce

Topal Ördek

Birileri bir zamanlar bir topal ördek hikayesi anlatmıştı. Hatırlayan var mı?
  • 1 Saat Önce

Recep Aydın/Sosyal Bilimci

İzmir’in Büyük Siyasi Dönüşümü ve Gevrek Tadında Koltuksuz Meclis Anatomisi İzmir, Türkiye siyasi tarihinin en yaratıcı, en bol virajlı ve şüphesiz en "oturulamayan" tiyatrosuna sahne oluyor. Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın AK Parti saflarına katılmasıyla başlayan büyük ideolojik şok dalgası, Kültürpark 4 No'lu Hol’ün barikatlarla çevrili kapılarına kadar dayandı. Kentin geleceğini inşa etmek üzere bir araya gelmesi beklenen ekim ayı birinci meclis toplantısı, Yeni Parti ve CHP'li meclis üyelerinin boykotu nedeniyle yeterli çoğunluk sağlanamadığından, tıpkı fırından yeni çıkmış ama yanına yumurta bulunamamış bahtsız bir boyoz gibi ortada kaldı. Cumhur İttifakı ve bağımsızlardan oluşan 51 üyenin salonda boş sıralara bakarak yürüttüğü hizmet arzusu, muhalefetin koltukları boş bırakma sanatıyla sert bir kayaya çarptı. Bu absürt tablonun kara mizahı ise tam olarak "İzmirlilik" ve "hizmet" kavramlarının ortasından bölünüp iki farklı kutba savrulmasında yatıyor. Bir yanda, yıllardır "hizmet" denince zihin kodları sadece beton kaideler ve estetik heykel projeleriyle sınırlı kalmış, kentin altyapı sorunlarını Kordon'da çiğdem çitler gibi estetik bir tasasızlıkla geçiştiren klasik bir muhalefet anlayışı var. Onlar için başkanın saf değiştirmesi, kentin 90 dakika ücretsiz aktarım hakkından mahrum kalmasından çok daha hayati bir "demokratik asafet" meselesi. Öyle ki, meclise girmek yerine kapıda "Siyasi meftasın Cemil Tugay" kartları takarak yas tutmayı, İzmir’in çöp, körfez ve ulaşım dertlerini konuşmaya tercih ediyorlar. Diğer yanda ise, AK Parti’ye geçen belediye başkanından heykel bütçesi alamayacağını anlayınca asfaltı erimiş İzmir sıcağında kalmış gibi terleyen yerel bürokrasinin yaşadığı o derin lojistik kaygı kol geziyor. Sonuç olarak İzmir, tarafların birbirini "kavga, gürültü ve kargaşa üretmekle" suçladığı, hizmet getirme iddialarının meclis kapılarında baltalandığı büyük bir siyasi kördüğüme dönüşmüş durumda. Muhalefet, sandıktan çıkan iradenin AK Parti logosu altında erimesini hazmedemeyip meclisin ayarlarıyla tıpkı bir domat, kumru ve gevrek üçlüsünün dengesiyle oynar gibi oynarken; İzmir halkı yine iki ideolojik blok arasında sıkışan kentin makus talihini izlemekle yetiniyor. Görünen o ki, bu meclis bir gün toplansa bile, o çok beklenen hizmetler gelene kadar İzmir siyasetinin suyu daha çok kaynayacak, heykel bütçeleri yerine karşılıklı polemiklerin faturası yine kentin hanesine yazılacaktır. Nihayetinde İzmir, demokrasinin "gelmeyerek de tepki gösterilebilir" mantığıyla çalışan en özgün modeline ev sahipliği yapıyor. Şehrin körfezi kokmaya, yolları aşınmaya ve ulaşımı aksamaya devam ederken, siyasetçilerin boş koltuklar üzerinden yürüttüğü bu güç savaşı, İzmirlilere hizmet yerine bolca gürültü vadediyor. Anlaşılan o ki, heykel bütçelerinin kesildiği, sandalyelerin havada uçuştuğu ve asıl derdi İzmir olmayan bu vizyon ortaklığında, kentin payına "Asasız Musa, gevreksiz Kordon olmaz" misali, yine sadece uzaktan izlenen absürt ve bol gürültülü bir tiyatro düşüyor.
  • 2 Saat Önce
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23