• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Hüseyin Yayman’dan çarpıcı açıklama: BU BİR FETÖ taktiği! Hedef ERDOĞAN

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman, fon soruşturması ve ekonomi üzerinden yürütülen tartışmalara ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Borsa ve farklı alanlardaki manipülasyonların nihai hedefinde Başkan Recep Tayyip Erdoğan’ın bulunduğunu ifade eden Yayman, kullanılan yöntemi FETÖ’nün geçmişteki taktiklerine benzetti. Yayman, “Aynı taktiklerin bugün yeni yapılar ve mecralar üzerinden kullanıldığı çok açıktır” dedi.

7 Yorum
Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Molla kasım

Bu fetö işi joker gibi herşeye uyarlanabiliyor acaba bilinçli olarakmı imal edildi diye aklıma geliyor
  • 1 Dakika Önce

Dandanakan

Hee..inandık ! Önümüzdeki seçimi kaybettiğinizde de fetonun işi dersiniz..hiç kendi ihmaliniz hatanız yok yani..
  • 1 Saat Önce

Ömer

Bence ak parti kendini fes edip yeniden bir parti kurmalı, müthiş bir çürüme var. Yaymanda çürük ler içerisinde.
  • 1 Saat Önce

Recep Aydın/Sosyal Bilimci

Şeffaflık Çağrısı ve Algı Yönetimi Kıskacında Fon Soruşturması AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman’ın borsa manipülasyonları ve fon soruşturmasına dair yaptığı açıklamalar, Türkiye’nin son günlerdeki en hassas iç politika ve ekonomi başlıklarından birini yeniden gündemin merkezine taşımıştır. Yayman, canlı yayında yaptığı değerlendirmelerde borsa ve farklı finansal alanlarda yürütülen tartışmaların, algı operasyonlarının ve manipülasyonların nihai hedefinde doğrudan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bulunduğunu savunmuş, bu süreci geçmişteki organize operasyonlara benzeterek bir tür FETÖ taktiği olarak nitelendirmiştir. İktidar kanadı bu iddiaların zaman ayarlı birer dezenformasyon ve kumpas girişimi olduğunu belirterek savunma pozisyonu alırken, kamuoyunda ve muhalefet kanadında ise konunun ekonomik şeffaflık ve adalet boyutu çok daha farklı bir yaklaşımla ele alınmaktadır. Milyarlarca dolarlık büyüklüğe ulaşan ve yüz binlerce yatırımcıyı doğrudan etkileyen fon soruşturmasında halkın zihnindeki şüpheleri tamamen giderebilmek, iktidarın yargısal süreçleri ne kadar büyük bir şeffaflıkla yürüteceğine bağlıdır. Eğer iddia edildiği gibi finansal piyasaları manipüle ederek haksız kazanç sağlayan, fonları kendi çıkarları doğrultusunda yönlendiren bürokratlar, üst düzey isimler ve büyük aktörler varsa, bu isimlerin unvanlarına bakılmaksızın kamuoyuna açıkça ilan edilmesi devlet ciddiyetinin bir gereğidir. Siyasi veya idari pozisyonların sağladığı nüfuz kullanılarak elde edilen haksız servetlere yargı eliyle el konulması, kurumsal yapılara olan güveni tesis edecek en somut adım olacaktır. Resmi makamların dezenformasyonun önüne geçmek için öne sürdüğü "FETÖ taktiği" tezi, tam da bu noktada şeffaflık ilkesinin işletilmesiyle boşa çıkarılabilecek bir argümana dönüşmektedir. Çünkü karanlık odakların ve dış mecraların bilgi kirliliği üreterek sistemi manipüle etmesini engellemenin tek kesin yolu, iddiaların merkezindeki isimleri, dönen paraların miktarını ve yürütülen soruşturmaların detaylarını tüm açıklığıyla halkla paylaşmaktır. Kararlı, ucu açık ve net isimlerin telaffuz edildiği bir hesap sorma performansı, hem spekülasyonların önünü kesecek hem de iddia edilen dezenformasyon mekanizmalarının elindeki tüm argümanları çürütecektir. Türkiye’nin bu karmaşık finansal süreçten gerçekten güçlenerek ve temizlenerek çıkabilmesi, kurumsal aksaklıkların üzerine korkusuzca gidilmesi ve halkın adalet duygusunun tam anlamıyla tatmin edilmesiyle mümkün olacaktır. Devlet mekanizmalarının işleyişinde adalete olan inancın sarsılmaması, kumpas ve manipülasyon iddialarının gölgesinde kalmayan, kararlı ve somut adımların atılmasına bağlıdır. Finansal sistemin güvenilirliğini korumak ve halkın devlete olan sadakatini pekiştirmek için atılacak en büyük adım, sorumluların arkasındaki güç odaklarına bakılmaksızın yargı önüne çıkarılmasıdır. Ancak bu sayede, terör örgütlerinin veya kötü niyetli yapıların dezenformasyon üzerinden toplumsal kırılganlık yaratma çabaları tamamen boşa çıkarılabilir. Gerçek bir temizlik hareketi, iddiaları sadece dışsal tehditlerle açıklamak yerine, sistemin kendi içindeki çürük elmaları ayıklayarak topluma hesap verebilme şeffaflığını tam anlamıyla göstermekle tamamlanacaktır.
  • 2 Saat Önce

Recep Aydın/Sosyal Bilimci

Şeffaflık Çağrısı ve Algı Yönetimi Kıskacında Fon Soruşturması AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman’ın borsa manipülasyonları ve fon soruşturmasına dair yaptığı açıklamalar, Türkiye’nin son günlerdeki en hassas iç politika ve ekonomi başlıklarından birini yeniden gündemin merkezine taşımıştır. Yayman, canlı yayında yaptığı değerlendirmelerde borsa ve farklı finansal alanlarda yürütülen tartışmaların, algı operasyonlarının ve manipülasyonların nihai hedefinde doğrudan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bulunduğunu savunmuş, bu süreci geçmişteki organize operasyonlara benzeterek bir tür FETÖ taktiği olarak nitelendirmiştir. İktidar kanadı bu iddiaların zaman ayarlı birer dezenformasyon ve kumpas girişimi olduğunu belirterek savunma pozisyonu alırken, kamuoyunda ve muhalefet kanadında ise konunun ekonomik şeffaflık ve adalet boyutu çok daha farklı bir yaklaşımla ele alınmaktadır. Milyarlarca dolarlık büyüklüğe ulaşan ve yüz binlerce yatırımcıyı doğrudan etkileyen fon soruşturmasında halkın zihnindeki şüpheleri tamamen giderebilmek, iktidarın yargısal süreçleri ne kadar büyük bir şeffaflıkla yürüteceğine bağlıdır. Eğer iddia edildiği gibi finansal piyasaları manipüle ederek haksız kazanç sağlayan, fonları kendi çıkarları doğrultusunda yönlendiren bürokratlar, üst düzey isimler ve büyük aktörler varsa, bu isimlerin unvanlarına bakılmaksızın kamuoyuna açıkça ilan edilmesi devlet ciddiyetinin bir gereğidir. Siyasi veya idari pozisyonların sağladığı nüfuz kullanılarak elde edilen haksız servetlere yargı eliyle el konulması, kurumsal yapılara olan güveni tesis edecek en somut adım olacaktır. Resmi makamların dezenformasyonun önüne geçmek için öne sürdüğü "FETÖ taktiği" tezi, tam da bu noktada şeffaflık ilkesinin işletilmesiyle boşa çıkarılabilecek bir argümana dönüşmektedir. Çünkü karanlık odakların ve dış mecraların bilgi kirliliği üreterek sistemi manipüle etmesini engellemenin tek kesin yolu, iddiaların merkezindeki isimleri, dönen paraların miktarını ve yürütülen soruşturmaların detaylarını tüm açıklığıyla halkla paylaşmaktır. Kararlı, ucu açık ve net isimlerin telaffuz edildiği bir hesap sorma performansı, hem spekülasyonların önünü kesecek hem de iddia edilen dezenformasyon mekanizmalarının elindeki tüm argümanları çürütecektir. Türkiye’nin bu karmaşık finansal süreçten gerçekten güçlenerek ve temizlenerek çıkabilmesi, kurumsal aksaklıkların üzerine korkusuzca gidilmesi ve halkın adalet duygusunun tam anlamıyla tatmin edilmesiyle mümkün olacaktır. Devlet mekanizmalarının işleyişinde adalete olan inancın sarsılmaması, kumpas ve manipülasyon iddialarının gölgesinde kalmayan, kararlı ve somut adımların atılmasına bağlıdır. Finansal sistemin güvenilirliğini korumak ve halkın devlete olan sadakatini pekiştirmek için atılacak en büyük adım, sorumluların arkasındaki güç odaklarına bakılmaksızın yargı önüne çıkarılmasıdır. Ancak bu sayede, terör örgütlerinin veya kötü niyetli yapıların dezenformasyon üzerinden toplumsal kırılganlık yaratma çabaları tamamen boşa çıkarılabilir. Gerçek bir temizlik hareketi, iddiaları sadece dışsal tehditlerle açıklamak yerine, sistemin kendi içindeki çürük elmaları ayıklayarak topluma hesap verebilme şeffaflığını tam anlamıyla göstermekle tamamlanacaktır.
  • 2 Saat Önce

Kabile

Ah bu dış güçler. Ne güçler ne güçler. TBMM araştırma iznini niye vermediniz,bu dış güçler dostunuz mu yoksa.
  • 2 Saat Önce

Bir

Kurtlar vadisi dizisinde gösterilmiş fon siyasi foncular üzgün ellerinde patladı 15 Temmuz gibi ellerinde patladı seçim döneminde patlatma oyunları ama olmadı kendilerine patladı
  • 2 Saat Önce
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23