• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Katil Netanyahu binlerce siyonist ile baskın düzenledi

Filistin’in Kudüs Valiliği, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve bazı bakanların, binlerce İsrailliyle birlikte işgal altındaki Doğu Kudüs’teki Burak Duvarı’na girdiğini duyurdu. Olayı “baskın” olarak nitelendiren Valilik, Filistinlilere Mescid-i Aksa’ya gelme çağrısı yaptı.

1 Yorum
Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Recep Aydın / Sosyal Bilimci

Doğu Kudüs’te Tırmanan Gerilim: İbadet Maskeli Egemenlik Gösterileri ve Mescid-i Aksa Üzerindeki Tehdit İşgal altındaki Doğu Kudüs, tarih boyunca inançların ve medeniyetlerin kesişim noktası olma vasfını taşımış olsa da, günümüzde ne yazık ki sistematik bir mülksüzleştirme, bastırma ve egemenlik dayatma pratiklerinin odağı haline gelmiştir. Son olarak, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve kabine üyelerinin, binlerce İsrailli yerleşimciyle birlikte Burak Duvarı’na (Ağlama Duvarı) düzenlediği geniş çaplı ziyaret, bölgedeki hassas dengeleri hiçe sayan ve Filistin halkının ulusal konumunu hedef alan açık bir provokasyon olarak kayıtlara geçmiştir. Kudüs Valiliği tarafından haklı olarak bir "baskın" şeklinde nitelendirilen bu eylem, sadece dini ritüellerin ifası olarak görülemez; aksine, işgal rejiminin kutsal mekanlar üzerinden yürüttüğü jeopolitik gövde gösterisinin en somut tezahürlerinden biridir. Uluslararası hukuka ve Birleşmiş Milletler kararlarına göre Doğu Kudüs, işgal altında bulunan bir Filistin toprağıdır. Dolayısıyla, işgalci bir gücün siyasi liderliğinin, yoğun güvenlik çemberleri eşliğinde ve bölgenin yerel halkını baskılayarak bu tür kitlesel eylemlere girişmesi, statükoyu tek taraflı olarak değiştirme arzusunun ilanıdır. Netanyahu yönetiminin, iç siyasetteki sıkışmışlığını ve aşırı sağcı koalisyon ortaklarının radikal taleplerini tatmin etmek adına Kudüs’ün kırılgan yapısını bir siyasi malzeme haline getirmesi, bölgeyi geri dönülmez bir çatışma sarmalına sürüklemektedir. Bu tür adımlar, Filistinlilerin kimliğini, haklarını ve şehirdeki varlığını hiçe sayan tarihsel revizyonizmin adımlarıdır. Bu gövde gösterisinin hemen yanı başında bulunan Mescid-i Aksa, İslam alemi için sadece dini bir sembol değil, aynı zamanda Filistin direnişinin ve varoluşunun kalesidir. Burak Duvarı’na yapılan bu kitlesel çıkarma, hiç şüphesiz Mescid-i Aksa’nın zamansal ve mekansal olarak bölünmesi planlarının bir parçası olarak değerlendirilmektedir. Nitekim Kudüs Valiliği’nin Filistin halkına yaptığı Mescid-i Aksa’da kenetlenme ve nöbet tutma çağrısı, karşı karşıya kalınan tehdidin büyüklüğünü ve şehrin İslami-Arap kimliğine yönelik kurumsal kuşatmayı açıkça ortaya koymaktadır. Sonuç olarak, uluslararası toplumun bu tür tek taraflı dayatmalara ve kışkırtıcı adımlara karşı sessiz kalması, işgal rejiminin hukuk tanımazlığını beslemektedir. Kudüs’te barışın ve istikrarın yolu, şehrin tarihi ve hukuki statüsüne saygı duyulmasından, Filistin halkının meşru haklarının teslim edilmesinden geçer. Mescid-i Aksa ve çevresindeki kutsal mekanları siyasi rant devşirme alanına çeviren bu pervasız politikalar, yalnızca Doğu Kudüs’te değil, tüm coğrafyada adalete ve barışa vurulan en ağır darbelerden biridir.
  • 2 Ay Önce
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23