• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Hürmüz Boğazı'nda sıcak saatler! Patlama sesleri duyuldu

İran’ın güneyindeki Keşm Adası açıklarından patlama sesleri geldiği bildirildi. Seslerin nedenine ilişkin henüz resmi açıklama yapılmadı.

1 Yorum
Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Recep Aydın/Sosyal Bilimci

Kör Cehaletin Kıyameti: Küresel Silahlanma Çılgınlığı, Uluslararası Acizlik ve Kaçınılmaz Çöküşün Eşiği Dünya, egemen güçlerin siyasi ihtirasları ve doymak bilmez askeri hırsları yüzünden, geri dönüşü olmayan bir uçurumun kenarına doğru hızla sürüklenmektedir. Son olarak Hürmüz Boğazı’nda, Keşm Adası açıklarında yankılanan patlama sesleri sıradan bir bölgesel gerilim değil; küresel nükleer ve konvansiyonel bir kıyamet senaryosunun ayak sesleridir. Karar vericilerin pervasızca kulak tıkadığı bu patlamalar, insanlığın üzerinde oturduğu barut fıçısının fitilini her saniye daha da kısaltmaktadır. Tehlike kapıda değil, artık içeridedir.Bu küresel yangın tüm dünyayı sararken, insanlığın kaderini elinde tuttuğunu iddia eden Birleşmiş Milletler (BM) ve benzeri uluslararası örgütler, tarihin en utanç verici acizliğini ve eylemsizliğini sergilemektedir. Barışı korumak ve adaleti sağlamak iddiasıyla milyarlarca dolarlık bütçeleri yutan bu yapılar, egemen güçlerin ve silah baronlarının elinde birer kuklaya dönüşmüştür. Alınan etkisiz kararlar, göstermelik kınama mesajları ve diplomatik tiyatrolar, akan kanı durdurmadığı gibi katliamlara ve çılgınca silahlanmaya zemin hazırlamaktadır. Güvenlik Konseyi'nin veto yetkisine sahip birkaç küresel zorbanın çıkarlarına esir düşmüş bu sözde barış arenaları, artık insanlığın umudu değil, küresel adaletsizliğin en büyük tescil merkezidir. Bu kurumların korkakça suskunluğu ve felç olmuş iradesi, dünyayı kan gölüne çeviren aktörleri daha da cesaretlendirmektedir.Bugün petrol ve akaryakıt fiyatlarının üç haneli hayali sınırları zorlaması, küresel sistemin iflas bayrağını çektiğinin en net ilanıdır. Enerji maliyetlerindeki bu fahiş patlama, dünya genelinde üretimi adeta felç etmiş, fabrikaları durma noktasına getirmiş ve tarımsal çöküşü başlatmıştır. Dünya ekonomisi bu vahşi ve kontrolsüz stresi daha fazla taşıyamaz. Üçüncü Dünya Savaşı bir ihtimal olmaktan çıkmış, devletlerin akıl tutulması içeren hamleleriyle an meselesi haline gelmiştir. Bu cinnet halinin faturası ise ne yazık ki saraylarda savaş kararları alanlara ya da BM kürsülerinde içi boş nutuklar atanlara değil, açlık sınırında hayatta kalmaya çalışan milyarlarca masum insana kesilmektedir.En büyük ihanet ise gözümüzün önünde yaşanmaktadır: Ulusların mali güçleri, halkların refahı, sağlığı, eğitimi ve geleceği için değil, kör bir silahlanma çılgınlığı için acımasızca yağmalanmaktadır. Devletlerin tüm ekonomik dinamikleri, insanı yaşatmak yerine daha kitlesel ölümler üretecek sanayilere peşkeş çekilmektedir. Yatırılan her bir kuruş silah, tarlalardan çalınan bir hasat, sofralardan zorla koparılan bir lokma ekmektir. Bu gidişat açıkça ve yüksek sesle haykırılmalıdır ki: Gelecek, kaçınılmaz bir sefalet, kitlesel açlık ve barbarlık dönemidir.Bu bir tahmin değil, matematiksel ve sosyolojik bir kesinliktir. Üretimin çöktüğü, kaynakların silahlara gömüldüğü ve enerjinin bir şantaj aracına dönüştüğü bu çürümüş düzen sürdürülemez. Eğer bu kolektif deliliğe, bu militarist histeriye ve uluslararası kurumların bu suç ortaklığı sayılacak eylemsizliğine derhal son verilmezse; insanlık çok yakın bir gelecekte sadece bombalarla değil, sokakları esir alacak kitlesel açlık ayaklanmaları, toplumsal yağmalar ve tam bir kaosla yok olacaktır. Bu son uyarıdır: Ya bu kanlı, karanlık ve ikiyüzlü çarkı hemen bugün kıracağız ya da yaratılmasına göz yumduğumuz bu cehennemin ateşinde hep birlikte yanacağız.
  • 2 Ay Önce
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23