• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Tazminat iftirası çöktü! YP’li vekilin 100 milyon dolar iddiası yalan çıktı

Ticaret Bakanlığı, Yeni Parti Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz'ın Çinli otomobillere yönelik ek vergiler nedeniyle Türkiye’nin DTÖ’de davayı kaybettiği ve en az 100 milyon dolarlık fatura çıkacağı yönündeki iddialarına cevap verdi. Bakanlık, Yavuzyılmaz'ın paylaşımının gerçeği yansıtmadığını ve Türkiye'nin herhangi bir tazminat ödeme gibi bir yükümlülüğünün olmadığını açıkladı.

4 Yorum
Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

hyt

Bizim Muhalifler Yalan söyleme hastalığından nasıl kurtulacaklar ki.
  • 2 Ay Önce

Recep Aydın/Sosyal Bilimci

Sorumsuz Siyaset, Omurgasız Medya ve Gerçeğe İhanet İttifakıModern toplumların en büyük belası, bilginin kirletilmesi ve yalanın pervasızca gerçeğin tahtına oturtulmasıdır. Bunun en rezil ve en güncel örneğini, Yeni Parti Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz’ın Çin menşeli otomobillere uygulanan ek vergiler üzerinden ortaya attığı kuyruklu yalanla yaşadık. Yavuzyılmaz, Türkiye’nin Dünya Ticaret Örgütü’nde davayı kaybettiğini ve ülkenin en az 100 milyon dolarlık bir tazminat faturasıyla karşı karşıya kaldığını iddia etti. Ticaret Bakanlığı’nın yaptığı resmi açıklama ise bu iddiayı anında çürüterek, ortada ne kesinleşmiş bir rapor ne de böyle bir tazminat yükümlülüğü olduğunu net bir şekilde ortaya koydu.Karşımızdaki tablo tam bir ibret vesikasıdır. Bir milletvekilinin, devletin itibarını ve ekonomik çıkarlarını doğrudan ilgilendiren uluslararası bir meselede, elinde hiçbir resmi belge, hiçbir hukuki dayanak olmadan bu denli büyük bir dezenformasyona kalkışması en hafif tabirle hadsizliktir. Sırf siyasi rant devşirmek, gündeme oturmak ve sosyal medyada etkileşim kasmak uğruna bilgi sahibi olmadan ortaya atılıp pervasızca sallamak, bu millete ve halkın temsil makamına yapılmış açık bir saygısızlıktır. "Çamur at, izi kalsın" sığlığıyla hareket eden bu zihniyet, siyasetteki ahlaki çöküşün en net göstergesidir.Ancak bu çürümenin faili tek başına bu yalanı söyleyen siyasetçi değildir; bu yalana bilerek ve isteyerek yataklık eden, meslek onurunu ayaklar altına almış sözde "gazeteciler" ve medya organları da bu suçun doğrudan ortağıdır. Önüne konan iddiaya "Bunun belgesi nerede, kaynağın kim?" diye tek bir soru dahi sormadan, sırf iktidara vurmak ya da tıklanma almak için bu yalanı manşetlerine taşıyanlar gazeteci falan değildir. Onlar, yalana çanak tutan birer algı operatörüdür.Eskiden bu ülkede bir haberi doğrulamak için "gazete yazdı" denirdi; bugün ise bu omurgasız habercilik anlayışı yüzünden "gazete yazdıysa kesin yalandır" noktasına gelindi. Bir halk temsilcisinin belgesiz, mesnetsiz sallaması ne kadar adiceyse, o yalanı hiçbir süzgeçten geçirmeden halka yutturmaya çalışan medyanın tavrı da bir o kadar zavallıca ve haysiyetsizcedir. Sorumsuz siyasetçi ile niteliksiz gazetecinin bu kirli ortaklığı, toplumun doğru haber alma hakkına ihanet etmekte ve ülkenin kurumlarına olan güveni kökünden dinamitlemektedir. Kamuoyu, bu ciddiyetsiz şovmenlerden de onların tetikçiliğini yapan madun medyadan da hesap sormak zorundadır.
  • 2 Ay Önce

İ. Keskin

Yine de bir şeyler olmuş!
  • 2 Ay Önce

Hasan

Adam da aynısını söyledi, nesi yalan ki?
  • 2 Ay Önce
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23