• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Ergenekon dosyasında görevli 21 ihraç hâkim ve savcı hakkında karar kaldırıldı! Soruşturma yolu yeniden açıldı!

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itirazı üzerine, Ergenekon soruşturma ve kovuşturma süreçlerinde görev yapan ihraç edilmiş 21 hâkim ve savcı hakkında daha önce verilen "soruşturma açılmasına yer olmadığı" yönündeki karar kaldırıldı.

6 Yorum
Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

İddiaya konu olan olaylar silsilesi

**İddiaya konu olan olaylar silsilesi, Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) Almanya’nın Ulm şehri merkezli idari ve mali yapılanmasına, firari eski savcı Zekeriya Öz’ün kaçış güzergahına ve maktul iş insanı Ali Yalçın’a yönelik tasarruflara dair hukuki ve cezai nitelikte iddiaları barındırmaktadır.** ### 1. Şüpheli Zekeriya Öz’ün Firar Süreci ve İdris Naim Şahin’e Atfedilen İddialar Kapatılan özel yetkili mahkemelerin eski savcısı firari şüpheli Zekeriya Öz’ün yurt dışına kaçış süreci ve bu eyleme iştirak ettiği ileri sürülen İdris Naim Şahin ile ilgili iddialar henüz tam olarak aydınlatılamamıştır. Söz konusu şüphelinin, Almanya'nın Stuttgart Havalimanı’na intikalinin ardından kim veya kimler tarafından karşılandığı ve Ulm şehrinde örgütün lojistik merkezi olarak kullanılan adrese ne şekilde nakledildiği hususu muammasını korumaktadır. ### 2. Ulm Hücresinin Ticari Faaliyetleri ve Kayıt Dışı Finansman Sağlama Faaliyetleri Örgütün mali ve idari sevk idaresinden sorumlu olduğu iddia edilen Ulm yapılanmasının; temizlik, gıda ve otomotiv sektörlerinde faaliyet gösteren paravan ve taşeron şirketler silsilesi vasıtasıyla örgütsel faaliyetlere insan gücü ve kayıt dışı finansal kaynak devşirdiği ileri sürülmektedir. ### 3. İş İnsanı Ali Yalçın’ın Şüpheli Ölümü, İnfaz İddiaları ve Cenaze Nakli Trafiği Örgüt tarafından adına mali finansman sağlandığı ve üzerine taşeron şirketler tesis edildiği iddia edilen iş insanı Ali Yalçın’ın, söz konusu örgütsel yapı aleyhine şikayet ve ifşaat niyetini izhar etmesi üzerine şüpheli şekilde hayatını kaybettiği iddia edilmektedir. Bu durum, 2004 yılında İzmir’de meydana gelen ve adli kayıtlara "adi yol tartışması" neticesinde ölüm olarak geçen vakıanın, aslında planlı bir infaz süreci olduğu yönündeki şüpheleri kuvvetlendirmektedir. Maktul Ali Yalçın’ın vefatının ardından, ilerleyen süreçte yapılabilecek olası bir fethi-kabir (mezarın açılması) işlemi ile adli tıp incelemelerini ve ceza davasının yeniden açılmasını (muhakemenin iadesini) engellemek amacıyla, cenazenin ilk olarak İzmir’den Kayseri’ye, müteakiben ise organize bir şekilde Almanya’nın Ulm şehrine nakledildiği iddia edilmektedir. Cenaze merasimi esnasında Ulm bölgesinden gelen örgüt mensuplarının maktulün ailesini abluka altına alarak adli şikayette bulunmalarını engelledikleri ileri sürülen hususlar arasındadır. ### 4. Ulm Yapılanmasının Örgüt Hiyerarşisindeki Yeri ve "İkinci Pensilvanya" Nitelendirmesi Mevcut iddialar ve karmaşık ilişkiler ağı, Almanya’nın Ulm şehrindeki hücre yapılanmasının örgüt hiyerarşisinde adeta "İkinci Pensilvanya" işlevi gördüğüne işaret etmektedir. Bu odaklar; mali kaynak yaratmak ve insan gücü devşirmenin yanı sıra, Türkiye’den firar eden yahut eğitim/iş vizeleriyle Almanya’ya giriş yapan örgüt mensuplarının ikamet, istihdam ve entegrasyon süreçlerini illegal olarak dizayn etmektedir. Mevcut üyelerin eğitim süreçlerinden iş hayatına, hatta hiyerarşik evliliklerine (katalog evlilikleri) kadar tüm idari yapıyı sevk ve idare eden Ulm yapılanmasının, örgütün genel yönetim merkezindeki stratejik önemi ve gizemi varlığını sürdürmektedir.
  • 1 Ay Önce

ihraç edilmiş 21 hâkim ve savcılar Fetöcü iltisaklı olduğu için görevden el çektirilenlerdi.

Şimdi bu yazacağım yazı bizim mahallenin hiç hoşuna gitmeyecek ama Allah doğruyu emrediyor. Söz konusu Ergenekon soruşturma ve kovuşturma süreçlerinde görev yapan ihraç edilmiş 21 hâkim ve savcılar Fetöcü iltisaklı olduğu için görevden el çektirilenlerdi. Bilindiği gibi Fethullah Gülen ABD ajanı olarak en başta sağcı bir kuruluş olan Türkiye'de anti-komünist faaliyetler yürüten Türkiye Komünizmle Mücadele Derneği'ne 1962-1963 yılları arasında üye olmuş ve aktif rol üstlenmiştir. ABD'nin SSCB’ye (Rusya'ya) karşı başlattığı Soğuk Savaş stratejilerinin, istihbarat operasyonlarının ve finansal destek ağlarının Türkiye’deki sivil ve paramiliter izdüşümü olarak hayata geçirilmesine yardımcı oldu. ABD’nin komünizmin yayılmasını engellemek amacıyla uygulamaya koyduğu Truman Doktrini , Türkiye'ye sadece askeri ve ekonomik yardım getirmekle kalmadı; aynı zamanda devletin ve toplumun "anti-komünist" bir çizgiye göre yeniden dizayn edilmesini şart koştu. Bu süreçte sol hareketleri bastırmak için sivil toplum örgütlenmelerine ihtiyaç duyuldu. ABD bu dernekleri resmi evraklarla kendisi kurmamış; ancak NATO, CIA ve Soğuk Savaş stratejileri doğrultusunda Türkiye'deki yerli aktörleri (siyasetçiler, istihbaratçılar ve tarikat/cemaat liderleri) finanse ederek, yönlendirerek ve lojistik destek sağlayarak bu derneklerin Amerikan çıkarlarına hizmet eden devasa birer yapıya dönüşmesini sağlamıştır. Sonuçta Gülen Cemaati denilen CIA yapısı Fetöcüler hükümete karşı hem hukuki hemde askeri darbe yapmaya kalktı ama milletin karşısında yenildi.
  • 1 Ay Önce

Ahsen

DEVLETİMİZ GÖREVE BAŞLADI İNŞALLAH ???????????????????????????????????????????????????????????????????????? HAİNLERE DUYURULUR. ????????????????????????????????????????????????????????????????????????
  • 1 Ay Önce

Recep Aydın/Sosyal Bilimci

DOKUNULMAZLIK BİTTİ! Ergenekon kumpasının mimarı olan FETÖ militanı hâkim ve savcılar için saklandıkları sığınaklar başlarına yıkılmıştır. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nın kararlı duruşu ve İstanbul Anadolu 26. Ağır Ceza Mahkemesi’nin verdiği kesin bozma kararıyla, 21 ihraç edilmiş kumpasçı hakkında sığınılan "zamanaşımı" zırhı paramparça edilmiştir. Bu hukuki hamle, Türk yargısının cüppeli teröristlere karşı açtığı amansız savaşın en sert tescilidir.Zekeriya Öz, Fikret Seçen, Süleyman Pehlivan, Mehmet Ali Pekgüzel, Nihat Taşkın, Ercan Şafak ve Hasan Hüseyin Özese gibi şürekalar, Pensilvanya’dan aldıkları emirlerle Türk Silahlı Kuvvetleri’ne, vatansever aydınlara ve bu milletin şerefli evlatlarına zindanları layık görürken kendilerini dokunulmaz sanıyorlardı. Özellikle Zekeriya Öz’ün, o dönemde cüretkarlıkta sınır tanımayarak İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nü basıp devletin polislerini tehdit edecek kadar gözünün dönmesi, bu çetenin kendisini hukukun ve devletin üstünde gördüğünün en net vesikasıydı. Sahte dijital deliller üreterek, usulsüz dinlemeler ve hukuksuz tutuklamalar tezgahlayarak insanları ölüme sürükleyen bu güruh, işledikleri cinayet gibi kumpasların yanlarına kâr kalacağını düşündü.Ancak Başsavcılığın tokat gibi itiraz dilekçesinde belirtildiği üzere; bu ihanetler münferit birer adli hata değil, Anayasayı ihlal suçunun icrai hareketleri ve doğrudan zamanaşımına tabi olmayan "işkence" suçudur. Adaleti bir terör silahı gibi kullanan bu hain kadronun dosyası, yargılanmaları için yeniden Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nin önüne fırlatılmıştır. Zamanında Emniyet koridorlarında caka satıp tehditler savuran, şimdiyse fareler gibi yurt dışına kaçan Zekeriya Öz ve yandaşları dahil, bu ülkeye kumpas kuran tüm cüppeli cellatlar Yargıtay kürsülerinde ve demir parmaklıkların arkasında hesap verecektir. Masum insanların hayatını karartanlar, şimdi kendi karanlıklarında boğulmaya mahkûmdur.
  • 1 Ay Önce

mağdur

müslümanlara zülüm eden solcu hakim savcılar hesap vermeli
  • 1 Ay Önce

erkan

evet. 28 şubatınkiler de, müslüman kimlikli olup en az küfür kadar büyük zarara fitneye zulme sebep olan fetöcüler de.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23