• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Milli Gazete ve Yeni Asya’dan tek satır yok! LGBTİ operasyonları gündem oldu, onlar balığa çıktı

LGBTİ derneklerine yönelik operasyonlar gündeme gelirken, Milli Gazete ve Yeni Asya’nın internet sitelerinde bir sessizlik yaşandı. Yıllardır aile yapısı üzerinden hükümeti eleştiren iki gazetenin, “LGBTİ” aramasında güncel bir habere yer vermemesi dikkat çekti.

2 Yorum
Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yahu akit

Yahu akit gazetesi olarak bu dernekler açılırken hiç ses verme olanlar oldu ailenin içine ettikten sonra ati alan Üsküdar i geçtikten sonra ne halt edersen et boş boş konuşmayın günaha sokmayın insanı
  • 34 Dakika Önce

M ucr

İyide bu dernek ler açılırken aileden sorumlular ne yapıyor du.
  • 1 Saat Önce

Recep Aydın/Sosyal Bilimci

İdeolojinin Kıskacında Medya: Ekonomik Bağımlılıklar ve Toplumsal YozlaşmaGazetecilik, özü itibarıyla gücü denetleme, kamuoyunu aydınlatma ve hakikati görünür kılma sorumluluğu taşır. Ancak medyanın ideolojik kamplaşmaların ve finansal ağların pençesine düştüğü modern dünyada, bu asil meslek asli işlevini kaybederek organize bir "seçici körlüğe" dönüşmektedir. Toplumu derinden sarsan, günlerce tartışılan kitlesel gelişmeler, kimi yayın organlarında tek bir satırla dahi yer bulamaz. Bu sessizlik, teknik bir gözden kaçırma değil; tamamen ekonomik bağımlılıklar ve ideolojik körlüğün yönlendirdiği bilinçli bir editoryal tasfiyedir.Medyanın bağımsızlığını yitirmesindeki en büyük yapısal dinamik, şüphesiz ki ekonomik bağımlılık ilişkileridir. Günümüz medya ekosisteminde hayatta kalabilmek; resmi ilanlara, devlet destekli reklam fonlarına, büyük holdinglerin finansmanına veya örtülü ödeneklere göbekten bağlı hale gelmeyi beraberinde getirmiştir. Finansal kaynakların kesilmesi riski, kalemlerin esnekleşmesine ve editör masalarının birer otosansür merkezine dönüşmesine yol açar. "Mamanın kesilmesi" korkusu, gazeteciyi gerçeğin peşinden koşan bağımsız bir aktör olmaktan çıkarıp, kendisine çizilen sınırların dışına çıkamayan konforlu bir memura dönüştürür. Bu durum medyanın entelektüel ve ahlaki olarak çoraklaşmasına neden olurken, gazetecilik etiğini de tamamen felç eder.Bu ekonomik abluka ile beslenen ideolojik körlüğün toplumsal sonuçları ise çok daha yıkıcıdır. Medya, toplumun farklı kesimleri arasında bir köprü olmak yerine, kendi kitlesini radikalleştiren ve dış dünyaya kapatan dar yankı odaları inşa eder. Hakikatin çarpıtıldığı veya tamamen gizlendiği bu iklimde, toplumsal güven yerle bir olur. Vatandaşlar sadece kurumlara değil, ortak doğrulara olan inancını da kaybeder; bu da toplumu manipülasyona açık, kutuplaşmış ve ortak paydada buluşamayan bir kitleye dönüştürür. Kendi mahallesinin çıkarları uğruna en temel ilkeleri feda eden bir medya, toplumsal çürümeyi hızlandırır.En ironik olanı ise, bu tarz bir dezenformasyon ve sessizlik gazeteciliğinin dünyanın en zor zanaatlarından biri olmasıdır. Gerçeği bilip de yazamamak, kamuoyunun gözü önünde cereyan eden bir hadiseyi yok saymak için muazzam bir editoryal akrobasi gerekir. Kelimeleri eğip bükmek, gerçeklerin etrafından dolaşmak ve okuyucuyu sürekli suni gündemlerle oyalamak ciddi bir manipülasyon çabası ister. Ancak bu çaba, dürüstlükten ve meslek ahlakından tamamen uzaktır. Ekonomik çıkarlar uğruna ideolojik körlüğü rehber edinen medya yapıları, ne kadar büyük sloganlar atarlarsa atsınlar, nihayetinde toplum nezdinde inandırıcılıklarını yitirerek tarihin tozlu sayfalarında birer propaganda aparatına dönüşmeye mahkûmdur.
  • 1 Saat Önce
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23