• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Dervişoğlu’ndan 12 Eylül darbesi paylaşımı Milli iradeye düşürülen kara lekeyi lanetliyorum

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, 46. Yılına giren 12 Eylül darbesinin millet iradesine düşürülmüş kara bir leke olduğunu belirterek, "Millet iradesini hiçe sayan zihniyeti lanetliyorum. Allah, Türk milletine bir daha böylesi kara günler yaşatmasın." ifadesini kullandı.

5 Yorum
Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

ziyauddin sonmez

nihayet doğru bir ifade etmiş. hayret
  • 1 Ay Önce

145319

Bozuk saat misali

Orhan

Güzel konuşmuş. Doğruları söylemiş. Keşke her zaman böyle olsa. Siyaset sahnesinde çok kötü bir duruş sergiliyor. Yazık.
  • 1 Ay Önce

ş’ona bak!

doğum tarihin kaç la senin? o gün lanetleyecektin, o gün, saçmalama!
  • 1 Ay Önce

Recep Aydın/Sosyal Bilimci

1980 darbesi, Türkiye siyasi ve sosyal tarihinde demokrasiye vurulan en ağır ve yıkıcı darbelerden biri olarak derin izler bırakmıştır. Yüz binlerce kişi gözaltına alındı, binlerce kişi soruşturuldu ve işkence gördü; 50 kişi idam edildi. Türkiye’de demokratik bilincin, toplumsal barışın ve geleceğe yönelik kalkınma hamlelerinin önündeki en ağır prangaları, hiç şüphesiz askeri müdahaleler ve cunta rejimleri oluşturmuştur. 1960 ve 1980 askeri müdahaleleri, yalnızca mevcut hükümetleri deviren siyasi kırılmalar değil; milli iradeyi hiçe sayan, toplumsal enerjiyi tüketen ve ülkenin kalkınma ivmesini en az yarım asır geriye iten açık birer ihanet belgesidir. Halkın oylarıyla şekillenen meşru nizamı dipçik zoruyla ilga eden bu zihniyet, Türkiye’nin hem beşeri sermayesini hem de maddi kaynaklarını fütursuzca tahrip etmiştir. 1960 müdahalesi, sivil siyasete karşı vesayet odağı oluşturan ilk uğursuz adım olarak tarihe geçmiştir. Halkın seçtiği liderleri idama götüren bu karanlık süreç, toplumsal hafızada tamir edilemez yaralar açmış ve "egemenlik kayıtsız şartsız milletindir" ilkesine ağır bir darbe vurmuştur. Ancak bu yıkımın çok daha organize, kurumsal ve vahşi bir halkası 12 Eylül 1980’de sahneye konmuştur. 1980 darbesi, demokrasiyi tamamen lağvederek ülkeyi adeta açık hava hapishanesine çevirirken, geride hukukun katledildiği, nesillerin yok edildiği dejenere bir düzen bırakmıştır. 12 Eylül cuntası, yalnızca siyasi kurumları ve anayasal hakları askıya almakla kalmamış; milletin ortak birikimlerini ve milli nimet ambarlarını da doğrudan hedef almıştır. Cuntacıların gölgesinde yürütülen politikalar, ülkenin ekonomik kaynaklarının, sanayi hamlelerinin ve kamusal zenginliklerinin yağmalanmasına zemin hazırlamıştır. Halkın alın teriyle oluşturulan milli servetler, cunta rejiminin yarattığı denetimsiz, baskıcı ve şeffaflıktan uzak iklimde talan edilmiştir. Siyasetin tasfiye edildiği, basının susturulduğu ve hiçbir muhalif sesin çıkmasına izin verilmediği bu dönem, ekonomik rantın ve ganimet paylaşımının en pervasızca yürütüldüğü bir fetret devridir. Sonuç olarak, 1960 ve 1980 darbelerini gerçekleştirenler, Türk halkının geleceğini çalmış ve ülkenin tüm potansiyelini kendi koltuk sevdaları ile ideolojik körlüklerine kurban etmişlerdir. Demokrasiyi bir lütuf, milleti ise yönetilmesi gereken bir yığın olarak gören darbeci zihniyet, Türkiye’ye en büyük kötülüğü yapmıştır. Bu iki karanlık dönem, hafızalarda yalnızca hukukun rafa kaldırıldığı süreçler olarak değil, aynı zamanda milli varlıklara ve halkın geleceğine kastetmiş en büyük ihanet hareketleri olarak kalmaya devam edecektir.
  • 1 Ay Önce
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23