• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

İsrail Suriye'yi topçu ateşine tuttu! Sivillerin evlerini hedef aldılar

Suriye topraklarındaki saldırılarını sürdüren katil İsrail ordusu, bu kez ülkenin güneyi ile Şam kırsalını topçu ateşine tuttu. Suriye medyası, Dera'nın batısındaki Mariye beldesinde sivillere ait evlerin işgalci İsrail güçlerince hedef alındığını bildirdi. Beytcin çevresine de çok sayıda topçu atışı gerçekleştirildi.

16 Yorum
Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Şeref

Terörist kan dökücüleri en güçlü bir şekilde kınamalara devam! Belki dikkate alırlar geri adım atarlar! Allah sahibimiz ,yardımcımızdır
  • 1 Ay Önce

Hakk

İtrail savaştığı ve baş ettiği ülkeler Filistin, Lübnan, Suriye, Yemen, İran ( Hamas,Hizbullah,vs örgütler) Operasyon yaptığı Ürdün,Irak hariç askeri olarak zor,etkili ve büyük ? Yoksa Türkiye'nin barış süreci içinde olduğu terör örgütü PKK mı ?
  • 1 Ay Önce

Bu çakalların coğrafyamızda işi yok!

Tek isteğim yahudi terör örgütü İTrailin yanup, yıkılıp yok olması
  • 1 Ay Önce

Ay Yıldız

Müslüman ülkeler üzerinizden ölü toprağı atın artıl daha mekadar müzlüman kardeşlerimiz ölecek ?
  • 1 Ay Önce

Çuvaldız

Allah belanızı verecek, yakındır!
  • 1 Ay Önce

Vatan

Şama fırtına obüsleri derhal konuşlandırılmalı Turşusunu kuracaksınız yoksa
  • 1 Ay Önce

Hani israil bizden korkuyordu.

Adam şam kırsalında...Şara ve ordusu nerde..niye müdahale etmiyor..Suriyeyi Esattan kurtardık diyen bizimkiler nerede...

Depolarda curutecegiz..

S400 lere olduğu gibi..

Kripto siyonistler de faaliyette!!!!!

......
  • 1 Ay Önce

Ahmet

Allah her şeye kadir
  • 1 Ay Önce

Recep Aydın / Sosyal Bilimci

Orta Doğu’da Genişleyen Yangın: İsrail’in Suriye Saldırıları ve Türkiye’nin Stratejik Tercihleri Orta Doğu, tarihin en gerilimli ve kırılgan dönemlerinden birini yaşarken, İsrail ordusunun Lübnan ve Gazze’nin ardından Suriye topraklarındaki saldırılarını tırmandırması bölgedeki yangını yeni bir boyuta taşımaktadır. Son olarak Dera’nın batısındaki Mariye beldesinde sivillerin evlerinin hedef alınması ve Beytcin çevresine yapılan yoğun topçu atışları, çatışma halkasının Türkiye’nin güney sınırlarına kadar dayandığını somut bir şekilde göstermektedir. Bu vahim tablo, bölgesel bir savaş riskini hiç olmadığı kadar artırırken, kamuoyunda "Sıra Suriye’den sonra Türkiye’ye mi gelecek?" sorusunu ve Ankara’nın bu tırmanış karşısında nasıl bir askeri-diplomatik pozisyon alacağı tartışmasını beraberinde getirmektedir. İsrail’in Suriye’deki varlığına yönelik saldırıları yeni olmamakla birlikte, son dönemde sivilleri ve sivil yerleşim alanlarını da kapsayacak şekilde genişlemesi, Tel Aviv yönetiminin bölgesel denklemi tamamen değiştirmek istediğinin bir kanıtıdır. Şam kırsalına ve güney hatlarına yapılan bu saldırılar, sadece Suriye’nin egemenliğini ihlal etmekle kalmayıp, aynı zamanda Türkiye’nin sınır güvenliğini, göç hatlarını ve bölgesel istikrarını doğrudan tehdit etmektedir. Türkiye açısından bakıldığında, sınırının hemen ötesinde yaşanan bu pervasızlık, ulusal güvenlik mimarisinin en hassas noktasını alarm durumuna geçirmektedir. Böyle bir konjonktürde Türkiye’nin atacağı adımlar, ne tamamen seyirci kalma ne de hazırlıksız bir şekilde doğrudan bir çatışmanın içine atılma şeklinde olacaktır. Ankara, askeri gücünü ve diplomatik kapasitesini "aktif ve proaktif savunma" prensibiyle yönetmektedir. Türkiye’nin Suriye’deki istikrarsızlığın kendi topraklarına sıçramasını beklemek gibi bir lüksü yoktur; ancak bir diğer yandan İsrail ile doğrudan askeri bir çatışmaya girmek, tüm bölgeyi geri dönülmez bir felakete sürükleyecek devasa bir küresel savaşı tetikleme riski barındırmaktadır. Bu nedenle Türkiye, ilk etapta Suriye’deki askeri varlığını ve tahkimatını güçlendirerek sınır ötesindeki güç boşluklarının kendi aleyhine kullanılmasını engellemeye odaklanmaktadır. Türkiye'nin stratejisi, tehdidi kendi sınırlarına ulaşmadan, Suriye toprakları içinde diplomatik ve askeri caydırıcılıkla durdurmaktır. Ankara, uluslararası hukuku, bölgesel ittifakları ve İslam dünyasının ortak iradesini harekete geçirerek İsrail’in bu yayılmacı politikasını uluslararası alanda yalnızlaştırmaya çalışmaktadır. Ancak diplomasinin tükendiği ve Türkiye’nin egemenlik hakları ile beka çıkarlarının doğrudan hedef alındığı bir senaryoda, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin kendi sınır güvenliğini korumak adına her türlü angajman kuralını en sert şekilde uygulayacağı da bilinmektedir. Sonuç olarak, Orta Doğu’da kartlar yeniden karılırken ve savaş çanları bu denli yakından çalarken, Türkiye soğukkanlı ama bir o kadar da kararlı bir güç duruşu sergilemek zorundadır. İsrail'in Suriye üzerinden bölgeyi sürüklemek istediği kumar, tüm bölge ülkeleri için varoluşsal bir tehdittir. Bu kritik eşikte dualarımız ve inancımız askerin ve devletin arkasında olmakla birlikte, Türkiye’nin en büyük gücü; duygusal fevriliklerden uzak, askeri caydırıcılığı ve jeopolitik aklı harmanlayan o köklü devlet aklında gizlidir.
  • 1 Ay Önce

Diplomat

İsrail dün de Türkiyeye ateşe atadı. Ne olacak şimdi.
  • 1 Ay Önce

Maslahatguzar atadı.. biz bopcu değil miyiz

Bunlar seçim için danışıklı dövüş gibi ...trumpin iki dostu var,biri sayın Erdoğan diğeri netenyahu

Vay vay

Suriyeyi biz fethettik diyenler neredesiniz..
  • 1 Ay Önce

vay vıy

Kimse Suriyeyi biz Fethettik filan demedi yalan bilgi zaten bunu aleni söylemek suç olurdu. Ayrıca İsrail bizi tezgaha çekmek istiyor sonra tüm Avrupa ve ABD ile vuracak Reis gerekli silahlar tamamlanmadan girmez vaktini saatini bekler akıllı Kumandandır ayrıca sen neden İsrail ağzı yapıp Ülkemi erken bir savaşa sokturmak istiyorsun Ülkene bu kadar mı düşmansın.

Suriyeyi biz fethettik diyenler belediyeleri ele geçirme peşinde.

Bizimkilerin Suriye diye bir derdi yok zaten..geçen mesaj vermişlerdi..
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23