• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

28 yıldır dinmeyen acı! Başbağlar hala ağlıyor

Başbağlar’da katledilen 33 şehidi rahmet ve gözyaşıyla anıyoruz. Sivas’taki kirli provokasyonun rövanşı gibi gösterilen PKK katliamının hesabı, aradan geçen 28 yıla rağmen sorulmadı. Acının yıl dönümünde Akit’e konuşan mağdur yakınları ve hukukçular, adaletin birgün mutlaka tecelli edeceğine inandıklarını söyledi.

5 Yorum
Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

HDPKK TERÖRÌSTLERÌN BAS BAGLARDA KATLETTÌGÌ MASUMLARI ÌP ÌN BASINDAKÌ TERÖRÌSTER ÌLE ORTAKLIK KURAN TERÖRÌST AKSENER BU MÌLLETE NASILDA YALAN ÌFTÌRA DÌYEREK KANDIRIYOR VE ESNAF ZÌYARETLERÌ DE PROVAKATÌV TERÖR ESTÌREREK ESNAFI KÖPEKLERÌNE

VE BU BÖLÜCÜ HALAN TV KANALLARINI VE ESNAFI DOLASARAK ÌFTÌRA ÜSTÜNE ÌFTÌRA YALAN ÜSTÜNE YALAN KURU SIKI ATIYOR SANIYORKÌ TERÖRÌSTLER ÌLE ORTAKLIGININ DAN BU HALKIN HÌÇ HABERÌ YOK SANIYOR PÌS MENDEBUR ÌBLÌS FETÖCÜ KAMBUR KARI
  • 5 Yıl Önce

Alparslan

Şehitlerimizin mekanı cennet olsun .Ailelerine ve Milletimize Allah ,(c.c) ' ü sabırlar versin . O canilerin ve yardım edenlerin soyları kurusun , İnşaallah Masumların kanı yerde kalmaz .
  • 5 Yıl Önce

Harun

Basbaglari yapanlar esedle kilictaroglunun yandaslari tayyip baba su davayi iyice bir arastittir bu serefsizlere su dunyayi dar edelim...o 33 masumun kanini yerde birakma
  • 5 Yıl Önce

Başbağların Katilleri CHDPKK dir

Başbağların ve binlerce Müslümanın vatandaşın Askerimizin Polisinizin Katili CHDPKK dir
  • 5 Yıl Önce

Nuri Karadeniz

Vakkas: Ezan okunuyor evlat. Namazımızı kılalım. Sohbetimizi de camide namazdan sonra yapalım. Sonra da eve buyurun. Size sofranızı kuralım. Karnınızı doyurup gidin. Tim Başkanı: Kılacağız ağa. Kılalım… Belinden silahı çıkarır… İmam ezanın yarısındadır. Biri, silah namlusunu imamın ensesine dayar, dayamaz sıkar… Tim başkanı, Vakkas ağanın alnına dayadığı silahın tetiğine basar. Vakkas ağanın kafası parçalanır, yere yıkılır. Düşer düşmez can verir. Bütün namlular köylüye çevrilir. Ve hepsi kurşunlanır. Bir tek Yusuf Sufi sağ bırakılır. Ve köy ateşe verilir. Köy yanarken, tim başkanı Yusuf Sufi’nin ağzına kadar yaklaşır; Tim Başkanı: Seni bilerek sağ bırakıyorum koca Yusuf. Yusuf Sufi: Sağ bırakmayın bence. Sağ bırakırsanız ben bu katliamı yazarım. Tim Başkanı: Bende bu katliamı yazman için bırakıyorum seni. Yusuf Sufi: Kimsiniz siz? Tim Başkanı: Sen kim dersen ve adımızı ne koyarsan biz oyuz. Ve biz gerçekten de buyuz. Gözün bizi gördü. Gözün bizden korktu. Gördüklerini İslamcıların gözlerinin içine yaz. Onlar da korksun. Hepinizin sonu bir Başbağlar’a çıkabilir. Yusuf Sufi: Başbağlar’ı yazarsam, Başbağlar’ın adını, Yahya koyarım. Tim Başkanı: Yahya da ne demek? Yusuf Sufi: Hep yaşayacak demek! Tim Başkanı: Bizim de istediğimiz o. Başbağlar hep yaşasın zihinlerine Yahya gibi kazınsın. Krallar kelle alır, kan içer. Yusuf Sufi: Hangi kral? Bu kralın bir adı yok mu? Tim Başkanı: Kralların adı olmaz. Adı bilindik ve kral diye bilindiklerin hepsi kralcılardır. Yusuf Sufi: Ama artık krallar değil, kralcılar da çıplak, diyorlar. Tim Başkanı: Desinler. Hangimiz demedik ki. Ve hangimiz desinler için yaşamadık ki. Desinler, söylesinler, konuşsunlar. Sonra da unutsunlar. Yahya’yı hatırlayan kaç kişi kaldıki dünyada. Ve anlatan bir kimse. Bir Kur’an var Yahya’yı hatırlayan ve hatırlatan. Kur’an’ın hatırını bilmeyen Yahya’nın hatırını mı bilirmiş. Kur’an’ın kendisinin bir hatırı kalmamış. Sahipsiz, kimsesiz kalmış Yahya mı unutulmayacak, unutulmamış. Unutulur. Zaman neyi unutturmadı ki, neyi unutturmaya güç yetirmediki. İsa yitirilişe yetinmesin. Sende biliyorsun ki zaman bizden yana, kandan ve gözyaşından yana. İhanetten ve hainden yana. Kur’an’a kim ağladı ki, Yahya’larına ağlayanı olsun. Ağlayan yine Kur’an olurmuş bir ayeti daha öldü diye, olsun.... Katliam sonrası Başbağlar’ın ilk sabahıdır. Başbağlar Köyü’nü askerler sarmıştır. Bir gurup asker de köyün ortasındadır. Askerlerin başında Talip yüzbaşı vardır. Yan yana dizilmiş cesetlerin başındadır. İmamın ölüsü de cesetlerin yanına getirilir ve yer uzatılır. İmamın cesedi ile ceset sayısı da otuz üçe ulaşmış olur. Yüzbaşı Talip cesetlere göz gezdirirken; Talip: Ey Başbağlar! Böylesi bir katlediliş masumluğun muydu, yoksa suçun muydu? Bu nasıl bir armış ki, ölümün cenaze namazına durmuşsun. Ve nasıl bir adayıştır ki bu, cenaze namazını kılıyorsun ölümün. Sana selam olsun Başbağlar! Sen katledilmeyi hak etmiyordun. Yüzbaşı Talip arkasını dönüp, arkasında duran köylülere göz gezdirir. Sonra imamın başında, imamın yüzünü sakallarını okşayarak ağlayan çocuğa bakar. Ve o çocuğa seslenir; Talip: Hey çocuk! Çocuk gözyaşları içerisinde başını kaldırıp Yüzbaşı Talip’e bakar. Talip: Adın ne senin? Çocuk: Yahya! Adım Yahya Başbağlar. Talip: Bizim yarım kalmış ve yarım bırakılmış ezanlarımız çoktur. Hiç değilse Başbağlar’ın yarım kalmış ezanı olmasın. Var git minareye çık, çök, ezanı oku ve tamamla. Yalnız saba makamıyla oku. Çünkü Başbağlar’ın sabahıdır bugün! Çocuk Yahya gözyaşlarını siler. Ayağa kalkar. Koşarak camiye doğru gider. Saba makamıyla bir ezanın tamamını okur. Yüzbaşı Talip ağlayarak dinler… Adresi Kayıp Ülkem 28. Gün romanından...
  • 5 Yıl Önce
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23