• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Diyanet İşleri Başkanı Erbaş'tan kritik çağrı

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, Peygamberimiz Hazreti Muhammed'i (SAV) resmeden hakaret dolu karikatürlerin Fransa'daki kamu binalarına yansıtılmasının, İslam düşmanlığının resmi makamlarca desteklendiğini gözler önüne serdiğini belirterek, uluslararası toplumu mücadeleye davet etti.

11 Yorum
Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Ali

Mescidleri kim imar eder yardım eder Tevbe suresi 17 - Müşrikler kendi inkârlarına kendileri şahit olup dururlarken Allah'ın mescidlerini imar etmeleri mümkün değildir. Onların bütün yaptıkları boşa gitmiştir. Ve onlar ateş içinde ebedi olarak kalacaklardır. 18 - Allah'ın mescidlerini, ancak Allah'a ve ahiret gününe inanan, namazı kılan, zekatı veren ve Allah'dan başkasından korkmayan kimseler imar ederler. İşte hidayet üzere oldukları umulanlar bunlardır. 19 - Siz hacılara su dağıtma ve Mescid-i Haram'ı imar etme işiyle Allah'a ve ahiret gününe iman edip, Allah yolunda cihad edenlerin yaptığı işi bir mi tutuyorsunuz? Bunlar Allah katında eşit olamazlar. Allah zalimler topluluğuna hidayet ihsan etmez. 20 - İman edip de hicret edip, mallarıyla, canlarıyla Allah yolunda cihad edenler, Allah katında en büyük dereceye sahiptirler. İşte bunlar murada ermiş olan mutlu kullardır.
  • 6 Yıl Önce

Ali

Sahabe-i kirâm’ın çocuklarına ilk öğrettiği kelimelerden biri; “Âmentü billâh ve kefertü bi’t-tâğût” (Allah’a iman ettim, tâğûtu red ve inkâr ettim.) sözüdür Fâtiha Sûresi / 5. (Ey Rabbimiz!) Yalnız sana (ibadet ve itaatle) kulluk eder ve (her hal ve ihtiyacımızda) ancak senden medet umar/yardım dileriz. Bu âyet inananların Allah’a verdiği bir taahhüttür. Bilmemiz gerekir ki Allah’a kulluk, yalnız O’na ibadet etmekle değil, hem ibadet hem de emir ve yasaklarına itaatle gerçekleşir. Çünkü Allah, yalnız ibadet ilâhı değildir. Bunun içindir ki İslâm “lâ ilâhe illallah” ile başlar, “iyyâke na‘büdü” ile yürürlüğe girer. Kur’an’da birçok yerde Allah’a kulluk emredilir. Çünkü insanları, bütün emirlerine itaatte kul etme hakkı ancak O’nundur. Zaten Allah da insanları bunun için yaratmıştır.2 Çünkü Bir’e kul olmayan bine kul olur; Allah’a kullukta yücelik ve hürlük, kula kullukta ise esaret ve küçülme vardır. Seyyid Kutub, tefsirinde; “Öyle bir zaman gelir ki insanlar, Allah’ı sözde inkâr etmeyebilir, O’na ibadeti de terketmezler ama o ibadeti ya birine gösteriş olarak yaparlar, ya helal ve haramı (serbestlik ve yasakları) tayin ve ilanda, başkalarının İslâm’a aykırı emirlerine istekle itaat ederler ya da İslâm’a aykırı olarak bir kimseye sığınmak ve ondan bir pâye elde etmek isterler ki 3 bu durumda onları rab kabul etmiş, onlara tapmış ve kulluk etmiş olurlar.4 Böylece ‘müslümanım’ dedikleri halde –Allah korusun– şirke düşerler.” der. “İslâm öncesi Arap müşrikleri de ideolojileri yönünden Allah’ı inkâr etmiyorlar fakat O’nun, hayatlarında hükümleri geçerli olan Rab olmasını kabul etmiyorlardı. İşte Allah’a Rab, Mâlik (Hükümran) ve tek İlâh olarak5 inanmamak şirk olur.” Nahl Sûresi / 36. Andolsun ki biz her ümmete: “Allah’a kulluk edin ve (Allah’ın emirlerini yapmaktan men eden ve hevâsına göre dine ait hüküm koyup tanrılık taslayan) tâğûttan kaçının.” diye tebliğde bulunan bir peygamber gönderdik. Onlardan kimine Allah (niyet ve gayretine göre) hidayet etti, kiminin hakkında da (kötü niyet ve amellerine göre) sapıklık (sıfatı) kesinlik kazandı. İşte, gezin dolaşın yeryüzünde de (peygamberleri) yalanlayanların sonu nasıl oldu bakın!1 Âyet-i kerîmede geçtiği üzere bütün peygamberler, insanları Allah’a kul olmaya çağırmak ve tâğûtlardan sakındırmak için gönderilmiştir. Çünkü tâğûtlar, kendilerini Rab yerine koyarak Allah’ın dinine karşılık, kendileri kural ve yaptırımlar koymuşlar ve insanları Allah’ın emirlerini yapmaktan alıkoymuşlar ve yasaklamışlardır. Hatta onları zorunlu olarak kendi din, fikir ve sistemlerine bağlamaya çalışmışlar, reddedenlere hasım kesilmiş ve hor görmüşlerdir; en tehlikeli durum da budur.2 Sahabe-i kirâm’ın çocuklarına ilk öğrettiği kelimelerden biri; “Âmentü billâh ve kefertü bi’t-tâğût” (Allah’a iman ettim, tâğûtu red ve inkâr ettim.) sözüdür. Zümer Sûresi / 17-18.Tâğûttan* ve ona kulluk etmekten kaçınıp da Allah’a yönelenler(e gelince): Onlar için müjde vardır. (Resûlüm!) Sözü dinleyip onun (hayra vesile olan) en güzeline uyan kullarıma müjde ver. İşte bu kimseler Allah’ın kendilerini doğru yola ilettiği kimselerdir ve işte bunlar akıl sahiplerinin ta kendileridir. * Tâğût, bir anlamıyla insanları kendine kul olmaya zorlayan Allah’ın hükümlerini yaşanılır kılmaktan men edendir Bakara Sûresi / 256.Din(e girmede/iman etme)de zorlama yoktur. İslâm, iman konusunda zorlamayı değil; tebliği, daveti ve irşâdı esas almış, iman edip etmemeyi, herkesin hür irade ve vicdanına bırakmıştır.2 Ancak toplumun fesadına sebep olan hallerde yönetim birimlerince bazı yaptırımlar uygulanır. Aile reisleri de aile fertlerine din bilgilerini öğreterek gereğini yaptırmaya çalışır. Doğruluk ile sapıklık (iman ile küfür, hak ile batıl) meydana çıkmıştır. Artık kim, tâğûtu (Allah’tan uzaklaştıran ve emirlerini yapmaktan men edenleri)* tanımayıp da Allah’a iman ederse, işte o, kopması (mümkün) olmayan sağlam bir kulpa yapışmıştır. Allah (her şeyi) hakkıyla işitendir, bilendir. * Arapça’da “tâğût” kelimesi sözlük anlamıyla haddi aşan herkes için kullanılır. Kur’an bu kelimeyi Allah’a isyan eden ve O’nun kullarının hâkimi ve mâliki olduğunu inkâr edip onları kendi kulu olmaya zorlayan kimseler için kullanır. Allah’a isyan üç derecede olabilir: 1. Bir kimse Allah’ın kulu olduğunu kabul eder, fakat pratikte O’nun emirlerinin aksini yaparsa buna fâsık denilir. 2. Bir kimse Allah’tan ilgisini keser ve başka birisine bağlanırsa o zaman kâfir olur. 3. Allah’ın hükümlerini beğenmeyerek onu uygulamaya mânî olan ve O’nun kullarını kendi emirlerine ve yoluna boyun eğmeye zorlayan kimse tâğûttur. Böylece, Allah’ın emirlerini engelleyip insanları kendisinin istek ve emirlerine sevk eden tâğût; nefis, şeytan, rahip, liderler, kral ve benzerleri, herhangi bir şahıs da olabilir ki yüce Allah bu tâğût belasından kaçınmayı emretmiştir.3 Bu nedenle bir kimse tâğûtu reddetmedikçe gerçekten Allah’a inanmış sayılamaz. Çünkü tâğûtlar, kendilerini ilâh yerine koyup Allah’ın dinine alternatif bir din koyarlar ve ona itaat ettirmek isterler. Fakat mü’minin kalbinde hak ile batıl asla uzlaşmaz.4 Bakara Sûresi / 257.Ayet 257. Allah, iman edenlerin dostu ve yardımcısıdır; onları (küfür, şirk, materyalizm ile her türlü “izm”lerin, batıl yaşantı ve zihniyetin) karanlıklarından aydınlığa çıkarır. Kâfirlerin dostları da tâğût (Allah’tan uzaklaştıran ve emirlerini yapmaktan men edenler)dir ki onlar da onları aydınlıktan (nurlu yoldan) çıkarır karanlıklara (sokar). Onlar, ateş ehli (cehennemlik)tirler; onlar orada ebedî olarak kalacaklardır.1 Yüce Allah’ın, Resûlü’ne indirdiği Kur’an’la aydınlanma ve aydınlık devri başlamıştır. Kral tanrıların ve insanların diğer insanlara arzuları doğrultusunda hâkimiyeti, baskı ve zulmü kalkmış; sömürü, faiz, vurgunculuk ve diğer ahlâksızlıklar bitmiş, kadınlar soyunup döküldükçe beğenilmekten ve zevk aracı olmaktan kurtulmuş; iffetli, şahsiyet ve yetki sahibi olmuşlardır. Böylece hakça yaşama ve adalet gelmiş, gözü görenler için karanlık gitmiştir. Fakat diğer taraftan şeytanların dostu kâfirler, kâfirlerin dostu da tâğûtlar bir üçgen bağlantısı halinde durmakta ve devam etmektedir.2 Bunların ortak amacı Kur’an’ı hayatın dışına çıkarmak, onunla yakın ilişkiyi kesmek, ona samimiyetle inananları, inancıyla yaşayamaz hâle getirmektir..
  • 6 Yıl Önce

Mustafa

önce içimizdeki islam düşmanlarına DESTEK veren,DİYANET İŞLERİ BAŞKANINA KARŞI çıkan bu HAİN fransızların ALLAH BELASINI versin
  • 6 Yıl Önce

Vatan

Zafer islamıñdır dünyayı yıksalar islamiyetin avrupayı fethetmasini engelleyemeyecekler ALLAHIN İ ZNİYLE
  • 6 Yıl Önce

34

alemlere gelen peygambere hakarat eden alçak avrupayı rabbimin yüca adaletine havele etmişim inşallah avrupa 10.5 şiddetiyle bir depremle sarsılırda kendine gelir avruapa iskandinav alçakları
  • 6 Yıl Önce

muhammed yılmaz

insanlarınızı eğitmezseniz size hakaret edenlere sözle fikirle cevap veremediği için küfürle yada fiziksel şiddet kullanarak cevap verir.fransa daki olay dada ders esnasında öğretmen sınıf da peygamberimizi inciten karikütürler yayınlamış buna sinirlenen müslüman öğrenci cevap olarak fransız öğretmenin işid militanları gibi kafasını kesmiş.Bir kere Müslümanlık insanları öldürmeyi emretmiyor karşınızda bir öğretmen var sözle fikirle cevap verebilirsiniz öğretmeni öldürdüğünüz zaman günah işliyorsunuz üstelik öldürdüğünüz kişi silahsız bir hristiyan öğretmen. öldürmekle tüm müslümanları töhmet altına sokuyorsunuz müslümanlığın yargılanmasına sebeb oluyorsunuz.Ben fransız öğretmenin öldürülmesini şiddetle kınıyorum.Fransa nın da Peygamberimiz hakkında incitici küçük düşürücü karitürleri basın da yayınlanmasına müsaade etmesini asla kabul etmiyor protesto ediyorum
  • 6 Yıl Önce

Ali Veli

Reis konusmadan once ilk tepkiyi sen vermeliydin. O verdikten sonra sen konussan ne yazar?
  • 6 Yıl Önce

iste bu....organize ve guclu ses mutlaka hedefine ulasir "hacli fasist devlet" oyunlarini bozar

.........
  • 6 Yıl Önce

Tuzak

Fransa Kesin bir terör eylemi yaptırıp, müslümanlar yaptı diyecek.
  • 6 Yıl Önce

yahu hocam müslümanın yaptığı araca binsene neden kafirlerin arabasına biniyorsun yakışıyormu sana.onlar musüman değil sen yerli araca binsene be hocam haram yahu kafirin mersedesi. ama onlar cehenneme gidecek sen cennete gidecen gavurun şeyine binme be hocam. onlar dünyaya hep katkı sağlamış... sen kılıçla gez işte at kafası :)
  • 6 Yıl Önce

Hadi hadi.

Üsluba uygun konuşmalar, hadsizce iç işlerine karışmalar. Sonra da diyanet baskanını destek amaçlı kullanmaya çalışın. Fransız Öğretmenin canice katledilmesini kınayıp neden öğretmen için başsağlığı dilemediniz? Canice cinayet nefreti doğurur. Buna engel olmak varken fitneliğe, kışkırtmaya ne gerek vardı?
  • 6 Yıl Önce
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23