• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Karar gece yarısı çıktı! Belediye Başkanı ve eşi tutuklandı

Karar gece yarısı çıktı! Belediye Başkanı ve eşi tutuklandı

1 Yorum
Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Cengiz

Yolsuzluktan tutuklanan belediye başkanı ni alkışlarla desdek vererek ceza evine gönderirsen,daha çok soygunlar la karşılaşırsınız fazla aydın vatandaşlar
  • 39 Dakika Önce

Recep Aydın Sosyal Bilimci

BELEDİYEYE BAŞKAN SEÇTİK, DAMAT BEYİ DE Mİ SEÇTİK? Türkiye'de belediyecilik anlayışı öyle bir hâle geldi ki yakında sandığa giderken yalnızca başkan adayının değil, eşinin de öz geçmişini incelemek zorunda kalacağız! Çünkü bazı belediyelerde vatandaş bir kişiyi başkan seçiyor, fakat bir bakıyorsunuz belediyenin koridorlarında iki kişilik bir yönetim havası esiyor. Biri seçimle gelmiş, diğeri nikâh cüzdanıyla! İnsan ister istemez soruyor: Yahu kardeşim, biz belediye başkanı mı seçtik, aile şirketine ortak mı olduk? Denizli'nin Merkezefendi Belediyesi hakkında çıkan son haberleri okuyunca aklıma işte bunlar geldi. Habere göre Belediye Başkanı Şeniz Doğan, eşi Mehmet Ali Doğan ve bazı belediye yöneticileri yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanmış. Elbette tutuklanmak suçlu olmak anlamına gelmez. Kimseyi mahkeme kararı olmadan suçlu ilan edemeyiz. Ancak bu haber vesilesiyle belediyelerde eşlerin konumunu biraz mizahi açıdan ele almakta da fayda var. Şimdi düşünün, vatandaş hanımefendiyi belediye başkanı seçmiş. Seçim gecesi sandıklar açılmış, oylar sayılmış, mazbata alınmış. Herkes başkanı tebrik ediyor. Fakat bazı yerlerde iş bununla bitmiyor. Bir de başkanın muhterem eşinin belediyedeki ağırlığı konuşulmaya başlanıyor. Sanki seçim kurulunun gözünden kaçmış ikinci bir mazbata var! Üzerinde de şöyle yazıyor: "Belediye Başkanı Eşi — Yetkileri aile içi görüşmelerle belirlenecektir!" Tabii burada bütün kadın belediye başkanlarını ve eşlerini aynı kefeye koymak büyük haksızlık olur. Görevini başarıyla yapan, eşini belediye işlerine karıştırmayan nice kadın başkanımız vardır. Aynı şekilde eşini belediyenin görünmez yöneticisi hâline getiren erkek başkanlar da olabilir. Mesele kadın veya erkek olmak değil, kamu yönetimiyle aile ilişkilerini birbirine karıştırmaktır. Ama yine de insanın aklına muzipçe bir fikir gelmiyor değil. Acaba kadın belediye başkanlarının eşlerine belediye kapısında özel bir uygulama mı başlatsak? Mesela güvenlik görevlisi sorsa: "Buyurun beyefendi, kiminle görüşecektiniz?" "Ben belediye başkanının eşiyim!" "Çok güzel efendim. Peki randevunuz var mı?" "Ne randevusu kardeşim, başkan benim hanımım!" "Anlıyorum beyefendi ama burası evinizin salonu değil, belediye binası. Hanımefendiyle ailevi meselelerinizi akşam evde görüşebilirsiniz!" Düşünsenize, böyle bir uygulama başlasa belediyelerin girişine kocaman bir tabela asılır: "DİKKAT! BU BİNAYA NİKÂH CÜZDANIYLA YETKİLİ OLARAK GİRİLMEZ. MAZBATA VEYA RESMÎ GÖREV GEREKLİDİR!" Hatta işi biraz daha ileri götürelim. Belediye başkanlarının eşleri için özel bir eğitim programı hazırlayalım. Dersin adı da "Eş Olmak Başka, Başkan Olmak Başka" olsun. İlk derste şu anlatılsın: Eşiniz belediye başkanı seçildi diye siz otomatik olarak başkan yardımcısı olmuyorsunuz. Belediye personeline talimat veremezsiniz. İhalelere karışamazsınız. Müdürleri makamınıza çağıramazsınız. Çünkü belediye, evinizin mutfağı değildir! Bir de işin komik tarafı var. Diyelim ki belediye başkanının eşi sabah kahvaltısında hanımına, "Bugün şu müdürü değiştirsek iyi olur" dedi. Hanımı da, "Bey, sen önce şu çaydanlığı değiştir, müdür işine karışma" diye cevap verdi. İşte gerçek belediyecilik anlayışı budur! Herkes kendi görevini bilecek. Evde eş, belediyede başkan! Şakası bir yana, belediyeler milletin malıdır. Belediye başkanlığı da aileye verilmiş bir imtiyaz değil, vatandaşa hizmet etme sorumluluğudur. Başkanın eşi, kardeşi, oğlu, kızı veya damadı olmak hiç kimseye belediye üzerinde özel bir yetki kazandırmaz. Belediye bütçesi aile bütçesi değildir. Belediye çalışanları da aile şirketinin personeli değildir. Benim asıl merak ettiğim şu: Bir belediye başkanı seçildiğinde neden bazı yakınları kendilerini de seçilmiş zannediyor? Vatandaş sandığa gidip bir kişiye oy veriyor. Sonra bir bakıyor, belediyenin etrafında akrabalar, dostlar, tanıdıklar dolaşıyor. Yahu arkadaş, madem hep birlikte yönetecektiniz, seçim afişine aile fotoğrafınızı koysaydınız da millet kime oy verdiğini bilseydi! Bu meseleye yalnızca kadın belediye başkanları açısından bakmak da doğru olmaz. Erkek başkanların eşleri ve yakınları için de aynı kural geçerli olmalıdır. Hatta belediye girişine cinsiyet ayrımı yapmayan tek bir tabela asmak daha yerinde olur: "SAYIN BAŞKAN YAKINLARI! AKRABALIK BAĞINIZ MAKAMA GİRİŞİNİZİ KOLAYLAŞTIRABİLİR AMA SİZE YÖNETİM YETKİSİ VERMEZ!" Sonuç olarak benim önerim, belediye başkanlarının eşlerinin binaya girişini yasaklamak değil, yetkisiz kişilerin belediye yönetimine müdahalesini kesin biçimde engellemektir. Çünkü kapıya yasak koymak kolaydır, asıl mesele kamu ahlakını korumaktır. Ve son sözüm de şu olsun: Belediye başkanlığı sandıktan çıkar, nikâh masasından değil! Vatandaş bir başkan seçtiyse bir başkan görmek ister. Yanında ikinci bir başkan isteseydi seçim pusulasına "Başkan ve eşi" diye yazdırırdı! Allah aşkına, belediyeleri aile şirketine çevirmeyelim. Yoksa yakında belediye seçimlerinde adaylara değil, düğün fotoğraflarına bakarak oy vermek zorunda kalacağız!
  • 1 Saat Önce
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23