• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Aziz Sancar’dan çok konuşulacak “KIZILELMA” yazılı Baykar anısı: Bütün Chapel Hill ne olduğunu çok ama çok iyi biliyor

Aziz Sancar’dan çok konuşulacak “KIZILELMA” yazılı Baykar anısı: Bütün Chapel Hill ne olduğunu çok ama çok iyi biliyor

2 Yorum
Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Enver

Aziz sancara Türk milleti olarak gereken değeri vermiyoruz adını üniversitelerimizden birine verememiz lazım özellikle Cerrahpaşa üniversitesine , hava alanına da vere biliriz paramizim üstünde onun resmini kim görmek istemez.
  • 1 Saat Önce

Recep Aydın Sosyal Bilimci

AZİZ SANCAR: BİLİMİN ZİRVESİNDE, TEVAZUNUN DORUĞUNDA BİR TÜRK EVLADI Bazı insanlar vardır, kazandıkları makamlarla, elde ettikleri servetlerle veya taşıdıkları unvanlarla tanınırlar. Bazı insanlar da vardır ki başarıları ne kadar büyük olursa olsun, insanlıklarından, alçak gönüllülüklerinden ve doğup büyüdükleri topraklara olan sevgilerinden hiçbir şey kaybetmezler. İşte Nobel Ödüllü bilim insanımız Prof. Dr. Aziz Sancar, benim gözümde bu ikinci gruptaki insanların en güzel örneklerinden biridir. Mardin'in Savur ilçesinden çıkıp dünyanın en saygın bilim insanları arasına girmek, öyle herkesin başarabileceği bir iş değildir. Bunun arkasında yıllarca süren emek, sabır, azim ve fedakârlık vardır. Aziz Sancar, bilimin zirvesine tesadüfen ulaşmadı. Çalıştı, araştırdı, yoruldu ama hiçbir zaman pes etmedi. Sonunda 2015 yılında Nobel Kimya Ödülü'nü kazanarak yalnızca kendi adını değil, Türkiye'nin adını da dünya bilim tarihine yazdırdı. Ancak benim Aziz Sancar'da en çok takdir ettiğim özellik, Nobel Ödülü kazanmış olması kadar, bu büyük başarının ardından gösterdiği alçak gönüllülüktür. Çünkü bilgi sahibi olmak başka, o bilgiyi güzel bir ahlakla taşımak bambaşka bir meziyettir. İnsan yükseldikçe çevresindekileri küçümsemeye başlıyorsa, kazandığı unvanların ne önemi vardır? Asıl büyüklük, zirveye çıktıktan sonra da insan kalabilmektir. Geçtiğimiz günlerde 12. Türk Tıp Dünyası Kurultayı'nda gündeme gelen bir hatırası, Aziz Sancar'ın şahsiyetini bir kez daha gözler önüne serdi. Selçuk Bayraktar'ın kendisine hediye ettiği üzerinde KIZILELMA yazan Baykar ceketi, Amerika'daki Chapel Hill'de de dikkat çekmiş. Bu haberin beni en çok etkileyen tarafı, dünyanın saygın bilim merkezlerinden birinde çalışan Türk bilim insanının, ülkesinin teknolojik başarılarını simgeleyen bir ceketi gururla taşımasıdır. Düşünebiliyor musunuz? Bir tarafta insanlığın yararına bilimsel araştırmalar yapan Nobel Ödüllü Aziz Sancar, diğer tarafta Türkiye'nin savunma sanayisindeki ilerlemesinin sembollerinden biri olan KIZILELMA. Biri bilimde, diğeri teknolojide ülkemizin neler başarabileceğini gösteriyor. İkisinin ortak noktası ise Türk gençliğine verilen çok değerli bir mesajdır: Çalışırsanız, inanırsanız, azmederseniz başarabilirsiniz. Aziz Sancar'ın şahsında gördüğüm bir başka güzellik de vatan sevgisidir. İnsan yıllarca yurt dışında yaşayabilir, dünyanın en büyük üniversitelerinde görev yapabilir, sayısız ödül kazanabilir. Fakat bütün bunlara rağmen doğduğu toprakları unutmuyorsa, milletinin başarılarıyla seviniyorsa, işte o insanın gönlünde çok kıymetli bir vefa duygusu var demektir. Ben her zaman şuna inanmışımdır: İnsanın gerçek değeri yalnızca bildikleriyle değil, bildiklerini hangi ahlakla taşıdığıyla ölçülür. Aziz Sancar'ın bilim insanlığı kadar örnek alınması gereken tarafı da budur. Onun hayatı, özellikle gençlerimize ders olarak anlatılmalıdır. Çünkü gençlerimizin yalnızca başarılı insanlara değil, başarıyla birlikte tevazuyu, çalışkanlıkla birlikte dürüstlüğü, bilgiyle birlikte güzel ahlakı taşıyan insanlara ihtiyacı vardır. Buradan anne babalara ve eğitimcilerimize de bir söz söylemek istiyorum. Çocuklarımıza yalnızca yüksek not almayı, iyi bir meslek sahibi olmayı ve çok para kazanmayı öğretmeyelim. Onlara Aziz Sancar gibi çalışkan olmayı, araştırmayı, sorgulamayı, sabretmeyi ve en önemlisi başarı karşısında kibirlenmemeyi de öğretelim. Çünkü bir ülkenin gerçek zenginliği, yalnızca sahip olduğu fabrikalar, uçaklar veya ekonomik imkânlar değildir. O ülkenin en büyük zenginliği, iyi yetişmiş, ahlaklı, vicdanlı ve bilgili insanlarıdır. Aziz Sancar ile Selçuk Bayraktar'ın isimlerinin aynı hatırada buluşması da ayrıca anlamlıdır. Türkiye'nin geleceği, bilime ve teknolojiye yatırım yapan, üreten, araştıran ve kendine güvenen nesillerin omuzlarında yükselecektir. Elbette bilimin ve teknolojinin gelişmesi için farklı düşüncelere saygı duyulan, liyakatin esas alındığı ve gençlerin özgürce araştırma yapabildiği bir ortam da gereklidir. Son olarak şunu ifade etmek isterim: Aziz Sancar gibi değerlerimizin kıymetini yaşarken bilmeliyiz. Onları yalnızca ödül kazandıklarında hatırlamakla yetinmemeli, hayatlarını, mücadelelerini ve güzel ahlaklarını genç nesillere örnek göstermeliyiz. Aziz Sancar, Nobel Ödülü ile dünyanın takdirini kazanmış olabilir. Fakat onun milletinin gönlünde kazandığı yerin değeri, hiçbir madalya veya ödülle ölçülemez. Ne mutlu bilgisiyle insanlığa hizmet edenlere, ne mutlu başarısıyla milletini gururlandıranlara ve ne mutlu bütün bunlara rağmen alçak gönüllülüğünü kaybetmeyenlere. Var olun Aziz Sancar Hocam. Sizin gibi bilim insanları, bu milletin hem gururu hem de gelecek nesiller için umut kaynağıdır.
  • 1 Saat Önce
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23