• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Silahlı saldırıya uğrayan Eşref Saral'dan flaş açıklama: Lütfen hakkınızı helal edin

Silahlı saldırıya uğrayan Eşref Saral'dan flaş açıklama: Lütfen hakkınızı helal edin

1 Yorum
Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Recep Aydın/Sosyal Bilimci

Bindik Bir Alamete, Gidiyoruz Kıyamete: Vatandaşın Sıkışan Umudu ve Güven Krizi! Türkiye, sokak ortasında fütursuzca gerçekleştirilen silahlı hesaplaşmaların ve ardından gelen mafyatik veda mesajlarının gölgesinde, adalet duygusunun derinden sarsıldığı karanlık bir dönemden geçiyor. Geçtiğimiz günlerde yaşanan ve kamuoyuna yansıyan son silahlı saldırı olayı, buz dağının sadece görünen yüzünü bir kez daha ortaya koydu. Sokakların güvensizleştiği, illegal figürlerin pervasızca alan kazandığı bu iklimde, sokaktaki sıradan vatandaş her gün yeni bir skandalla sarsılıyor. Toplum, adalet ve güvenlik duygusunu zedeleyen, insanı kendi ülkesinde yabancı ve çaresiz hissettiren çok derin bir girdabın içine doğru sürükleniyor. Bugün bir Türk vatandaşı olarak sokağa çıktığınızda ya da haberleri açtığınızda karşılaştığınız manzara, organize yapıların, çete liderlerinin ve illegal figürlerin toplumsal alanda ne kadar fütursuzca alan kazandığıdır. Daha da acısı; bilim insanı titri taşıyan profesörlerin mafya figürleriyle olan yakınlıklarını açıkça savunması, siyaset dünyasının en üst kademelerinin bu yapılara meşruiyet alanı açan görüntüleri, toplumun ahlaki ve hukuki pusulasını altüst etmektedir. Devlet mekanizmasının en temel görevi kamusal düzeni ve hukukun üstünlüğünü korumak iken; sokakların silahlı hesaplaşma arenalarına dönmesi, "fon çeteleri" adı altında kamu kaynaklarının ve vatandaşın birikimlerinin yağmalanması, mevcut iktidarın bu gidişata etkin bir şekilde engel olamadığını ya da olmak istemediğini gözler önüne seriyor. AK Parti, uzun yılların getirdiği yönetim bagajıyla artık yorgun, yıpranmış ve topluma yeni bir hikaye sunmaktan uzak bir portre çiziyor. Peki, iktidarın bu yönetim krizine karşı vatandaşın sığınacağı liman neresi? Maalesef tam bu noktada tam bir çaresizlik iklimi baş gösteriyor. Muhalif odaklar ve mevcut aktörler, iktidarın yorgunluğundan doğan boşluğu güven veren, yapıcı ve birleştirici bir vizyonla doldurmak yerine; iç çekişmeler, vizyonsuzluk ve yüzeysel polemiklerle vatandaşın son umut kırıntılarını da tüketiyor. Toplum, sarsılan ekonomik dengelerin ve asayiş problemlerinin ortasında, ne mevcut yönetime tam anlamıyla güvenebiliyor ne de yerine gelebilecek alternatif kadrolarda o dirayeti görebiliyor. Sonuç olarak; suç örgütlerinin pervasızca gövde gösterisi yaptığı, kurumsal yapıların zayıfladığı, siyasetin genel bir vizyonsuzluğa teslim olduğu bir Türkiye tablosuyla karşı karşıyayız. Vatandaş kime inanacağını, hangi lidere sırtını yaslayacağını şaşırmış durumda. Kuralların değil, güç ilişkilerinin konuştuğu bu düzende adalet mekanizması işlevini yitirdikçe toplumun geleceğe dair inancı da köreliyor. Cem Karaca’nın o meşhur şarkısında dediği gibi; yönünü, pusulasını ve ortak değerlerini kaybetmiş bir gemide, tam anlamıyla "bindik bir alamete, gidiyoruz kıyamete" hissiyatıyla baş başayız.
  • 2 Saat Önce
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23