• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Yeni dönem ne zaman başlayacak? Gözler A Milli Teknik Direktörlüğü koltuğunda!

Yeni dönem ne zaman başlayacak? Gözler A Milli Teknik Direktörlüğü koltuğunda!

1 Yorum
Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Recep Aydın/Sosyal Bilimci

Aylardan Ayrılık, Yıllardan Hüsran: Ay-Yıldızlı Kulübede Talan ve Ahlak Sınavı Vincenzo Montella ile yolların ayrılmasının ardından Türk futbolu bir kez daha bildik bir kaosun, ezberletilmiş bir koltuk devridaiminin eşiğine getirilmiştir. Ekranlarda fütursuzca dönen isimler, spor yorumcularının vizyon diye pazarladığı bayat listeler, bu ülkenin futbol hafızasıyla açıkça alay etmektedir. Şenol Güneş, Abdullah Avcı, Fatih Tekke veya Aykut Kocaman gibi isimlerin taktiksel dünyaları, oyun felsefeleri ve milli takıma sunabilecekleri artılar-eksiler sabaha kadar tartışılabilir; neticede bu isimlerin her biri saha içinde kalmış, bu toprakların futboluna emek vermiş çalıştırıcılardır. Ancak mevzu Fatih Terim ve Arda Turan iklimine geldiğinde, durulması gereken yer sadece yeşil saha değil, doğrudan kamusal vicdan ve ahlak terazisidir. Denenmişi defalarca deneyip her seferinde aynı enkazı devralmaktan bıkmayan liyakatsiz bir futbol aklı, bu millete yeni bir hüsran paketi hazırlamaktadır. Fatih Terim’in milli takımdaki son dönemini unuttuğumuzu mu sanıyorlar? Sahadaki taktiksel iflası, gruplardaki fiyaskoları bir kenara bıraktık; gitmesi gerektiğinde bu ülkenin federasyonunu mahkeme kapılarına sürükleyen, milletin vergilerinden devşirilen servet değerindeki tazminatı zorla alan zihniyet mi milli takımı ayağa kaldıracak? Başarıyı paraya, aidiyeti mahkeme kararlarına endeksleyen bir figürün, Türk bayrağını temsil eden kulübede adının geçmesi dahi kamusal bir ayıptır. Arda Turan cephesine gelince... Geleceğin büyük taktikeri olarak cilalanmaya çalışılan bu figür, hiçbir şartta bu ülkenin milli takımını omuzlayabilecek, gençlere örnek olabilecek bir referans kırıntısına bile sahip değildir. Spor ve özellikle de ay-yıldızlı forma, her şeyden önce yüksek bir sporcu ahlakı gerektirir. Tefecilik ağlarına bulaşan, gayrimeşru işlerin ve şaibeli fonların göbeğinde yer alan, arkadaşının mahremine göz dikecek kadar yozlaşmış bir geçmişe sahip olanlardan milli takım çalıştırıcısı olmaz, olamaz! Yeşil sahayı illegal mafyatik ilişkilerin, gece kulübü kavgalarının ve hastane basma skandallarının arka bahçesine çevirenlerin, bugün Türk futbolunun en kutsal makamına aday gösterilmesi tam anlamıyla toplumsal bir çürümenin vesikasıdır. Milli takım, skandallarla anılanların itibar temizleme yeri ya da geçmişin tazminat avcılarının emeklilik ikramiyesi değildir. Kulübeye kim gelirse gelsin, liyakatiyle ve ahlakıyla orada durmalıdır; ancak dilinde kir, elinde şaibe olanların adını bu kutsal formayla yan yana getirenler de en az onlar kadar bu ülkenin spor ahlakına düşmandır. Netice itibarıyla Türk futbolu, yeşil sahalardaki taktiklerden önce kaybettiği ahlaki pusulasını yeniden bulmak zorundadır. Ay-yıldızlı kulübe, geçmişin tazminat avcılarının emeklilik ikramiyesi ya da adı karanlık işlerle anılanların itibar temizleme mekanizması değildir. Skandallarla, tefecilik fonlarıyla ve mahkeme kapılarında koparılan servet davalarıyla millete sırtını dönenlerin, milli takımın kapısından içeri girmesi dahi bu ülkeye ihanettir. Bu kutsal makam; paraya, güce ve kirli ilişkilere biat edenlerin değil; yalnızca ve yalnızca tertemiz spor ahlakına ve liyakate sahip olanların hakkıdır. Maskeli kahramanlık tiyatrolarına son verilmeli ve Türk bayrağını temsil eden o koltuk, bu milletin başını öne eğmeyecek temiz isimlere derhal teslim edilmelidir!
  • 1 Saat Önce
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23