• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Böyle yargı mensubu olmaz olsun! Tahliyeyi vermiş arsaları almış

Böyle yargı mensubu olmaz olsun! Tahliyeyi vermiş arsaları almış

2 Yorum
Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Mesut Kömürcü

Böylelerini adliyede çaycı bile yapmayacaksın....
  • 1 Saat Önce

Halit kaya

Büyükçekmece belediye başkanı hasan akgün döneminde, büyükçekmece adliyesinde görev yapan hakim ve savcıların para hareketleri ( özellikle hasan akgün ün belediye başkanı olup, cezaevine girdiği yaklaşık 20 yıllık) sürenin tamamı araştırılmalı..
  • 1 Saat Önce

Recep Aydın/Sosyal Bilimci

Hukukun Zırhı Altında Bir King Kong: Meslek Zehirlenmesi ve Rüşvet Çarkı! Adalet dağıtmakla yükümlü yargı mensuplarının, kendilerine tanınan kutsal yetkileri birer şahsi servet ve nüfuz aracına dönüştürmesi, bir devletin ve toplumun uğrayabileceği en büyük bozundur. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen rüşvet ve örgüt soruşturması kapsamında görevden uzaklaştırılan Cumhuriyet Savcısı Bayram Gülhan hakkındaki vahim iddialar, adaletin kalbine saplanan bu kirli hançeri bir kez daha gün yüzüne çıkarmıştır. Devremülk dolandırıcılığı gibi binlerce mağduru olan devasa bir dosyada, ne mahkeme kararlarını ne de MASAK raporlarını takmayarak tutuklu şüphelileri resen serbest bırakan ve bunun karşılığında arsaları, rüşvetleri heybesine dolduran bir zihniyet, artık hukuk adamı değil, hukukun arkasına saklanmış bir suç ortağıdır. Bu korkunç cüretin arkasındaki asıl sebep, yargı mensuplarını kuşatan aşırı ve denetimsiz dokunulmazlık zırhıdır. Hakim ve savcılara verilen yetkiler zamanla öyle bir boyuta ulaştı ki, bu isimler adeta "layüsel", yani hiçbir şekilde hesap sorulamaz birer güç odağı haline geldiler. Yolda kırmızı ışıkta geçse dahi trafik polisinin durdurmaya korktuğu, durdurursa polisin kendi başını yakacağı bir cezasızlık kültürü inşa edildi. Bu denetimsiz güçle büyütülen figürler, adliye koridorlarında kendi krallıklarını ilan eden, kimseye hesap vermeyen ve kimsenin de dokunmaya cesaret edemediği birer "King Kong"a dönüştü. Gücün bu denli tekelleşmesi ve kutsanması, en nihayetinde kaçınılmaz bir meslek zehirlenmesini de beraberinde getirdi. Bu zehirlenmenin en acı sonucu ise rüşvetin, usulsüzlüğün ve haramın artık bir suç olarak değil, o koltuğun doğal bir "hakkı" olarak görülmeye başlanmasıdır. Normal şartlarda bu çürümeyi engellemesi gereken Hâkimler ve Savcılar Kurulu (HSK) gibi mekanizmalar, ne yazık ki çoğu zaman "mesleki dayanışma" duvarına çarparak işlevsizleşmektedir. Koruma içgüdüsüyle hareket eden sistem, kendi içindeki çürük elmaları ayıklamakta geciktikçe, adalet mekanizmasına olan güven tamamen sıfırlanmaktadır. Tahliyeyi verip arsaları cebe indiren, hukuku parası olana kalkan yapan bu ve benzeri figürler, toplumun adalet duygusunu katletmektedir. Unutulmamalıdır ki, tuzun koktuğu yerde hiçbir yapı ayakta kalamaz; hukukun zırhını suç işlemek için kalkan yapanların hak ettiği tek şey, o zırhın altından çıkarılıp en ağır şekilde hesap vermeleridir.
  • 2 Saat Önce

Ali

Mal varlığına el koyun aldığı Rüşvet paralarını tahsil edin Savunma sanayine aktarın hiç olmazsa ihanet ettiği ülkeye katkısı olsun
  • 2 Saat Önce
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23