• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

FED'in kararı piyasaları yangın yerine çevirdi! Altında ibre tersine döndü

FED'in kararı piyasaları yangın yerine çevirdi! Altında ibre tersine döndü

1 Yorum
Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Recep Aydın / Sosyal Bilimci

Ekranın Büyüsüne Kapılanlar ve Masada Kalanlar! Fed’in son faiz kararı piyasaları adeta bir yangın yerine çevirdi. "Altın uçacak, döviz kaçacak" diyenlerin, sosyal medyada her gün yeni bir kehanet yumurtlayan sözde uzmanların sesleri bir anda kesildi. Ons altın da gram altın da kazançlarını hızla geri vererek ibreyi tersine döndürdü. Aslında yaşanan bu tablo, finans tarihinin en eski ve en değişmez dersini bir kez daha yüzümüze çarptı: Piyasalar spekülatörlerin masa başında ürettiği senaryolara göre değil; faiz oranları, küresel likidite ve merkez bankalarının adımları gibi sert ekonomik gerçeklerle yön bulur. Ancak bugün madalyonun ekonomik yönünü bir kenara bırakıp, madalyonun arkasındaki asıl büyük savaşa, yani yatırımcının kendi zihniyle verdiği mücadeleye odaklanmak gerekiyor. Çünkü bu tür sert çalkantılarda parayı yönetebilmenin ilk ve en hayati şartı, duyguları yönetebilmekten geçiyor. Fiyat ekranlarındaki anlık kırmızı ve yeşil ışıkların hipnotik büyüsüne kapılan, her düşüşte batan, her yükselişte zengin olduğunu sanan kitleler, ne yazık ki bu finansal fırtınalarda en çok hırpalananlar oluyor. Yatırımcılık psikolojisinin en büyük düşmanı, finans dünyasında FOMO denilen, yani "fırsatı kaçırma korkusu"dur. Manipülatörlerin ve çığırtkanların en çok beslendiği damar da tam olarak burasıdır. İnsana acele etmesini, hemen şimdi harekete geçmesini fısıldarlar. Oysa finansal okuryazarlığın temel kuralı bellidir: Hiçbir varlık sonsuza kadar yükselmez, vitrinde durduğu gibi sabit de kalmaz. Altının fiyatı yükseldiğinde kimse bir gecede servet sahibi olmaz; Fed faiz artırdı ve fiyatlar düştü diye de kimse bir günde batmaz. Piyasalar döngülerden ibarettir. Bu döngülerin içinde savrulmamanın tek panzehiri ise rasyonel bir zihin yapısı ve sabırdır. Gün boyunca telefonda fiyat ekranına bakarak ekrana kilitlenmek, sadece kaygıyı ve stresi artırır. Kaygıyla alınan kararlar ise insanı mantık sınırlarının dışına iterek en tepeden alıp en dipten satmak gibi fevri hatalara zorlar. Oysa başarılı yatırımcı, fiyatların düşüşünü bir felaket, yükselişini ise bir zafer olarak görmez; ikisinin de piyasanın olağan doğası olduğunu bilir. Sonuç olarak, ibrenin bir günde tersine döndüğü bu yangın yerinden sağ çıkmanın yolu, kalabalıkların coşkusuna veya korkusuna ortak olmak değildir. Gerçek yatırımcı, piyasadaki günlük gürültülerle arasına mesafe koyan, kendi risk toleransına uygun uzun vadeli stratejisine sadık kalan ve en önemlisi sakin kalmayı başarabilen kişidir. Unutmayın, fırtınalı denizlerde gemiyi batıran dalgaların boyu değil, kaptanın panikle dümeni nereye kıracağını bilememesidir. Piyasalar er ya da geç kendi dengesini bulur; masada kalanlar ise duygularıyla değil, mantığıyla hareket edenler olacaktır. Dikkat: Bu yazı herhangi bir yatırım tavsiyesi içermemektedir. Finansal piyasalarda kalıcı olmanın yolu, anlık fiyat hareketlerine duygusal tepkiler vermek yerine, kendi risk limitlerinizi bilerek soğukkanlı ve rasyonel kararlar almaktan geçer.
  • 2 Ay Önce
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23