• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Bağ-Kur'luya 5 yıl erken emeklilik yolu açıldı

Bağ-Kur'luya 5 yıl erken emeklilik yolu açıldı

2 Yorum
Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Recep Aydın/Sosyal Bilimci

DOĞRU OLAN HERKES İÇİN EN HAYIRLI OLANDIR! Bağ-Kur sigortalılarının prim gün şartını 9 binden 7 bin 200’e düşürmeyi öngören yasa teklifi, Türkiye'de popülist ekonomi politikalarının ve yapısal sürdürülebilirlik krizlerinin en taze örneğidir. Kısa vadeli toplumsal memnuniyet yaratma gayesiyle kurgulanan bu tür adımlar, uzun vadede sosyal güvenlik sisteminin aktüeryal dengesini tamamen bozma riski taşımaktadır. Emeklilik, bir bireyin çalışma hayatı boyunca sisteme sağladığı katkının karşılığını aldığı ve bu katkının rasyonel bir matematiksel dengeyle yönetildiği bir süreç olmalıdır. Ancak prim gün sayısını yaklaşık 5 yıl öne çekecek şekilde hafifletmek, sisteme giren fon akışını keserken sistemden çıkan maaş yükümlülüklerini katlanarak artırmaktadır. 20 ya da 25 yıllık aktif bir çalışma süresiyle biriken kaynaklar, ortalama insan ömrünün uzadığı modern dünyada otuz yılı aşkın bir emeklilik maaşı ödeme periyodunu finanse etmeye yetmemektedir. Sistemin kaynaklarını bu şekilde zayıflatmak, kaçınılmaz olarak ödenecek maaşların reel değerinin düşmesine yol açmaktadır. Kaynak-gider dengesi kaybolduğunda, devlet bütçesinden sosyal güvenlik sistemine yapılacak devasa transferler de bir süre sonra yetersiz kalmaktadır. Bunun neticesinde, bireyler daha erken yaşta emekli olabilseler dahi, ellerine geçen maaş miktarı alım gücü açısından beklentilerinin çok altında kalmaktadır. Bu durum ise "müjde" olarak sunulan bir düzenlemenin, nihayetinde kitlesel bir memnuniyetsizliğe ve haklı şikayetlere dönüşmesine zemin hazırlamaktadır. Erken emeklilik vaatleri, çalışanların bugünkü taleplerini geçici olarak dindirirken, yarının emeklilerini sistemik bir yoksulluk sınırına mahkum etmektedir. Türkiye’deki sosyal güvenlik yapısının zaten geçmişten gelen popülist müdahaleler ve demografik dönüşümler nedeniyle ciddi bir açık finansmanı problemi yaşadığı bilinmektedir. Mevcut aksaklıkları yapısal reformlarla, kayıt dışı istihdamı önleyerek ve prim tabanını genişleterek çözmek yerine, kriterleri gevşetmek mevcut hastalığı daha da derinleştirmektedir. Sağlıklı bir sosyal güvenlik sisteminin temel kuralı, çalışan ve emekli oranının (aktif/pasif oranı) dengede tutulmasıdır. Erken emeklilik kapılarını ardına kadar açan her yeni esneme, bu oranı sabote ederek gelecekteki nesillerin omuzlarındaki vergi ve prim yükünü artırmaktadır. Sürdürülebilir, adil ve emeklisine insanca bir yaşam sunabilen bir sistem inşa etmek isteniyorsa, popülist adımlardan vazgeçilmeli ve sistemin aktüeryal dengesini gözeten gerçekçi politikalara dönülmelidir.
  • 2 Ay Önce

dfg

ülke gerçekleri bazen sosyal teorilere uymayabilir...küçük esnaf hızla kapitalistleşen ve tekelleşen sermaye ve piyasa koşulları karşısında çaresiz durumdadır..hızla yok olma ve iflasın eşiğine gelmiştir.Küçük esnaf ve sanatkar gelişen bu koşullar karşısında açlığa mahkum olmanın ve büyük bir sosyal patlamanın eşiğindedir..ERKEN EMEKLİLİK ONLARIN KURTARILMASI İÇİN SON ÇARE GİBİ GÖRÜNMEKTEDİR.SİZ BU SONUCU GÖZ ARDI EDEREK BİLİMSELLİĞE SIĞINIP BU İNSANLARIN ÇARESİZLİĞİNE ES GEÇİYORSUNUZ .İŞLER ÖYLE YÜRÜMÜYOR . BU SOSYAL VE PİYASA ŞARTLARINA KARŞI EZİLEN KÜÇÜK ESNAFI KORUMAK İÇİN ORTAK FEDAKARLIK GEREKMEKTEDİR.EMEKLİ OLUP KARNINI DOYURABİLMEYİ BEKLEYEN BİNLERCE ESNAF VARDIR..
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23