• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Zekeriya Say
Zekeriya Say
TÜM YAZILARI
17 Kasım 2019

Kahraman(!) yolunu böyle bulmuş!..

Necati Özkan.

1960 doğumlu.

Topçu subay olarak TSK’da görev yaparken, Marksist-Leninist görüşlerinden dolayı re'sen emekli edildi.

Ordudan atıldıktan sonra “Öykü Reklam Ajansı”nı kurdu.

Birçok projede görev aldı.

Bunlardan biri,

İzmir’in şimdiki Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in bir dönem “Genel Sekreterliği”ni yaptığı ve elendiklerinde, dönemin Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’e; “rüşvet dağıtmayı beceremedik” diye dert yandığı “İzmir EXPO”ydu.

*

2009 yerel seçimlerinde CHP’nin İBB adayı Kemal Kılıçdaroğlu için yürütülen “Sakin Güç” kampanyasının arkasında da Necati Özkan vardı.

Hatta!

Kılıçdaroğlu’nun hezimete uğradığı o kampanya ile Özkan, “Aristotle Ödülü”nü bile kazandı.

*

Necati Özkan,

12 Eylül 2010 Anayasa Değişikliği Referandumu için de CHP’li yöneticilere “birlikte çalışma” teklifinde bulunmuştu.

Özkan’ın 10 milyon liralık teklifi, dönemin CHP Genel Sekreteri Önder Sav tarafından "bütçe sıkıntısı" gerekçe gösterilerek, veto edilmişti.

*

Ertesi yıl,

Reklamcı Necati Özkan, CHP’ye karşı “hasmane” bir tutum içine girmişti…

Milliyet gazetesine verdiği demeçte uzun uzadıya CHP’yi eleştirmişti.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Erdoğan Toprak da Necati Özkan’ı;

“Hiçbir bilimsel dayanağı bunulmayan yorumlarda bulunmakla” itham etmişti.

Meselenin aslı kısa sürede anlaşıldı.

Meğer Necati Özkan, 12 Haziran 2011 seçimleri için de CHP’ye birlikte çalışma teklifinde bulunmuş, bir kez daha veto edilmişti.

*

Her şeye rağmen, kısa sürede şirketini “Anadolu'nun en büyük ajansı” haline getirmeyi başaran Necati Özkan, “Obama’nın Liderlik Sırları” diye bir de kitap yazdı.

Özkan’a göre Obama; insanlara “Seni Seviyorum” demeyi başardığı için seçimleri kazanmıştı.

Fakat!..

Obama’dan sonra Amerika’da yapılan “Başkanlık” seçimlerinde tam tersi oldu.

Obama’nın,

"Nefreti besleyen liderleri reddedin” şeklindeki ısrarlı çağrılarına rağmen seçimleri; İslam karşıtı ve ırkçı söylemleri ile gündeme gelen Donald Trump kazanınca, Özkan’ın “seni seviyorum” tezinin seçmende bir karşılığının olmadığı anlaşıldı.

*

“Gezi Parkı olaylarını” organize edenler arasında gösterilen ve “onları gönülden destekledim” itirafında bulunan Necati Özkan, Türkiye’ye 139 milyon lira maliyeti olan ve biri polis dokuz kişinin hayatını kaybettiği bu sivil darbe kalkışmasını;

“Ülke tarihinin en sivil, en masum krizi” olarak ifade etmişti….

FETÖ’nün kapatılan paçavrası Zaman’a verdiği bir röportajda ise,

Dönemin Başbakan’ı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Gezi”de yürüttüğü stratejisini, “savaş stratejisi” diye isimlendirmişti…

Bununla da yetinmeyen Özkan;

Başkan Erdoğan için uyarlanan “Dombra”yı da bir “savaş şarkısı” olarak nitelendirmişti.

*

Güya Marksist-Leninist olduğu için TSK’dan uzaklaştırılan ve “emperyalizm” karşıtı olan Necati Özkan, o kadar çok para kazandı ki, 2006 yılında zenginlerin kalesi olarak bilinen Akmerkez'de 2 milyon 650 bin dolara 1050 metrekarelik bir kat bile aldı ve “solcu”luğunda da samimi olmadığını ispat etti.

*

2017 yılında ise,

Şarkıcı Murat Boz ve Aslı Tandoğan‘ın birlikte rol aldığı “Paraf” reklamı, Özkan’ın bir başka yüzünü daha ortaya çıkardı.

Zira!..

Özkan’a ait reklam şirketinin çektiği ve Murat Boz’un motosiklet kullandığı sahne,

Alman telekomünikasyon şirketi T-Mobile’ın bir reklam filminden araklanmıştı.

Bu sayede,

“Duayen” reklamcı diye pazarlanan Necati Özkan’ın, aslında bir “fikir hırsızı” olduğu meydana çıkmıştı.

*

Hani!

Şair-yazar Murathan Mungan’ın çok güzel bir sözü vardır ya;

“Türkiye’de her şey olursunuz, bir tek rezil olamazsınız...” diye.

İşte o hesap!

Yaşanan bu fikir hırsızlığından sonra bırakın bir daha reklam çekmeyi, insan içine dahi çıkmaması gereken Necati Özkan, bu kez;

31 Mart yerel seçimlerinde, halen Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nde babası ile birlikte “dolandırıcılık”tan yargılanan CHP’li Ekrem İmamoğlu'nun “kampanya direktörü” olarak karşımıza çıktı.

*

Özkan işe en iyi bildiği yerden başladı ve en az 20 TL olmak üzere, Ekrem İmamoğlu için vatandaşlardan bağış topladı.

Tabii!..

Öykü Ajans’ın oyuncusu olan şarkıcı Murat Boz da kampanyaya dahil oldu ve İmamoğlu’na “100 bin lira bağış” yaptı.

Böylece!

Özkan’ın oyuncusu Murat Boz, “Paraf” reklamından kazandığı parayla “taraf”ını belli etmiş oldu.

*

Her şeyin güzel olması için en az 20’şer lira” mottosuyla bağışlanan ve 10 milyon lirayı aştığı söylenen bağışların nerelere harcandığı henüz kesinlik kazanmış olmasa da…

Seçim kazanılıp Necati Özkan’ın, Ekrem İmamoğlu’na ait mazbatayla poz vermesiyle, bir gerçek daha gün yüzüne çıktı.

Zira Necati Özkan, daha önce yaptığı işlerden biriken alacakları için dava açarak CHP Genel Merkezi’ni icraya vermişti…

Diğer yandan ise,

Başta Canan Kaftancıoğlu olmak üzere, CHP İstanbul İl Örgütü ile Ekrem İmamoğlu arasına da duvarlar örmüştü.

İmamoğlu’na ulaşamayan CHP’lilerin ise şikâyetleri ayyuka çıkmıştı.

İşte bu ortamda,

Necati Özkan'ın yazdığı ve Ekrem İmamoğlu’na ait seçim dönemini ve yürütülen kampanyayı anlattığı "Kahramanın Yolculuğu" adlı kitabı piyasaya çıktı.

Ne olduysa ondan sonra oldu.

Özkan’ın kitabına ilk eleştiri, İmamoğlu ile arası açılan Canan Kaftancıoğlu’ndan geldi.

Kaftancıoğlu;

“Kahramanın hikayesini yazıyorum diyerek kahramandan daha çok kendini kahramanlaştırmaya çalışıyor” diyerek açıkça Özkan’ı eleştirdi.

*

Henüz Necati Özkan ile Canan Kaftancıoğlu arasındaki kavga durulmadan bu kez de;

Özkan’ın “Kahraman'ın Yolculuğu” adlı kitabı, Amerikalı yazar Joseph Campbell'in "Kahraman'ın Sonsuz Yolculuğu" adlı kitabından birebir arakladığı ortaya çıktı.

Campbell'in kitabının başlığından “sonsuz” kelimesini atan Özkan, aynı kurgular üzerine İmamoğlu’nun seçim sürecini oturtarak bir kez daha en iyi bildiği işi yapmış ve “fikir hırsızlığı”na tevessül etmişti.

Üstelik Necati Özkan bu hırsızlığı, meslektaşı Bill Bernbach’ın;

“Tüketiciyi gerizekâlı sanmayın” sözünü bile bile yapmış ve buna rağmen CHP’li seçmeni “gerizekalı” yerine koymuştu.

*

Geçtiğimiz gün ortaya çıkan bu kitap skandalından sonra, doğrusu CHP cephesinden nasıl bir tepki geleceğini merakla bekledim.

Ne yazık ki sonuç beni şaşırtmadı.

“Dolandırıcılık”tan yargılanan birini İBB’ye başkan seçenler….

Tıpkı “namus sözü” verilmesine rağmen yaşanan işçi kıyımlarına karşı sessiz kaldıkları gibi;

Necati Özkan’ın ikinci kez meydana çıkan “fikir hırsızlığı” karşısında da başlarını kuma gömerek bu olayı görmezden geldiler.

*

Hadi CHP’liler neyse de…

“Patlıcan” fiyatlarına kızıp Ekrem İmamoğlu’na oy verenlerin de bu hırsızlığa karşı sesiz kalıp, salağa yatması yok mu?

İşte insanın asıl zoruna giden bu ikiyüzlülük oluyor…

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

ademoğlu

Bu makalede yazılanların içinde alman vakıfları abd düşünce kuruluşları hatta kızıl toros sarı soros olmadan hatta tesev tüsiad olmadan mümkünmüdür.
  • Yanıtla

Ahmet Tekin

"Dolandırıcılıktan" yargılanan birini değil,ikisini.Diğeri de Ankarada.
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23