• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Zekeriya Say
Zekeriya Say
TÜM YAZILARI

Ezan okunurken uluyanlar!..

25 Nisan 2017
A


Zekeriya Say İletişim: [email protected]

Anayasa değişikliği referandumu geride kaldı fakat tartışmalar bitecek gibi değil.

CHP’liler, bir yandan seçmenlerini sokağa çağırırken diğer yandan da alakalı-alakasız bütün hukuki yolları deniyorlar.

Gürsel Tekin;

"süreci sonuna kadar götüreceklerini, gerekirse uzaya gidecek"lerini söylemiş.

Milletin kararına saygısı olmayanların,

“Cehennemin dibine kadar yolu var” diyesim geliyor ama üstüme vazife değil.

Bir taraftan sonuçlara itiraz eden CHP’lilerin,

diğer taraftan da %48’lik “Hayır” oyları ile övünmesi ise tam bir paradoks.

En çok övündükleri husus ise,

“Hayır” diyenlerin “Evet” diyenlere oranla daha eğitimli(!) olmasıymış.

Bu sonuca da;

referandumunun ardından, CNN Türk için 17 Nisan günü 81 ilde araştırma yapan Fransa merkezli araştırma kuruluşu IPSOS’un anketinden çıkarmışlar.

Mahut ankete göre;

İlkokul mezunu ya da eğitimsiz seçmen arasında “Evet” oranı yüzde 70” civarındaymış..

Ortaokul düzeyinde bu oran yüzde 57’ye,

Lise düzeyinde yüzde 42’ye,

Üniversite düzeyinde ise “EVET” oyları yüzde 39”a düşüyormuş.

*

“Hayır”da ise durum tam tersiymiş.

İlkokul düzeyinde yüzde 30” olan “hayır” oyları,

“Üniversiteli seçmenlerde yüzde 61”e kadar çıkıyormuş.

Ancak,

“Hayır” diyen üniversite mezunlarının yüzde 35’i,

Tıpkı, 2015 yılında;

“Enayi miyim? Gider Norveç’te yaşarım” diyen Silvanlı dayı gibi,

başka ülkelere gitmenin yolunu arıyormuş.

Hâlbuki videodaki dayı, pek de eğitimli birine benzemiyordu.

*

Aslında,

Kerli ferli “Prof”ların “ayak”, alelade bir kahvecinin ise yıllarca “baş”(Genel Sekreter)’lık yaptığı CHP’de,

“diplomalı seçmen”lerin fazlalığından neden avantaj diye bahsedildiğini de bir türlü anlamış değilim?

*

Kırk yaşına kadar herhangi bir okula gitmeyen ünlü İngiliz filozof ve sosyolog Herbert Spencer;

“Öğretimin insanı ne daha akıllı ne de daha bahtiyar kıldığını ve insanın içgüdülerini, ırsi ihtiraslarını değiştirmediğini, fena bir yön verilmesi halinde eğitimin faydalı olmaktan ziyade tehlikeli olduğunu” söyler.

Hatta,

“Eğitimin umumileşmesi nisbetinde cinayetlerin arttığını, cemiyetin en fena düşmanlarının, anarşistlerin çoğunun mekteplerden birincilikle tamamlayan kimselerden çıktığını” söylemiştir ki, son derece haklıdır.

Zira,

günümüzdeki anarşistlerin ekseriyetinin “marjinal sol örgütler”den çıkması, bundan bir asır önce hayatını kaybeden Herbert Sepcer’ı onaylar niteliktedir.

Öte yandan bu tip,

“eğitimli anarşistler”in tamamı da 16 Nisan'da oyunu "hayır"dan yana kullanmıştır.

**

Önceki gece, Kadıköy'de kaydedildiği söylenen bir video;

Maalesef öğretimi ve diplomayı bir kez daha sorgulamama neden oldu.

Çünkü "Hayırcı" bir güruh;

Belki bütün "hayır"cıları temsil etmiyorlar ama..

Yatsı ezanı okunurken kimi ıslık çalıyor,

asırlardır bu topraklarda susmayan, bir ara CHP’liler tarafından aslından koparılan "Ezanı-ı Muhammedi" okunurken kimi "yuh" diye bağırıyor, 

adeta zincirlerinden boşalmışlar gibi, bir kısmı uluyordu.

Büyük çoğunluğu da, bu saygısızlıklara tepki vermiyor, seyretmekle yetiniyordu..

Bu nasıl bir çıldırmışlık halidir anlamak mümkün değil!..

*

Esasında;

“Ezan okunurken ulumabilinen bir gerçektir.

Hatta;

1999’da, Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları arasında yayımlanan Kemalettin Erdil'in derlediği `Yaşayan Hurafeler' adlı kitapta;

“Toplumumuzun büyük bir kısmı;

“Akşam ve yatsı ezanı okunurken köpek ulursa o civarda birinin öleceğine inanır” der.

Ne  kadar isabetli bir tespit, değil mi?

Son örnekte, ezan okunurken ulumaya başlayanlar da,

16 Nisan’da, parlamenter sistemin ömrünü tamamladığını hatırlatmak istiyor olmasınlar!

*

Benim asıl kafama takılan ise;

 28 Şubatta postallarını yaladıkları darbecilerin arkasına sığınarak;

“Uluyoruz dağa-taşa, elimizde zilli maşa…

“Dincileri yok ederiz, bırakmayız öbür kışa” diyenlere inanıp,

“Hayır” oyu kullanan muhafazakârların mebzul miktarda oluşu.

Acaba o muhafazakâr ve milliyetçi ağabeyler-ablalar;

"Evet'i protesto için toplanılan mekanda, ezanı susturmak için uluyan, kalabalıktaki bazı saygısızları görünce ne dediler?

Şaka değil sahiden merak ediyorum.

Mesela,

Saadet Partili bir kardeşimiz yazının altına yorum yazarak bana yardımcı olabilir mi?.

Ya da aldığı abdestini henüz bozmayan ve Ak Parti’ye “ders” vermek için “hayır” diyen mütedeyyin biri:

Söyleyin hele;

Madem onlarla birliktesiniz, siz iyi bilirsiniz;

Ezanlarımız okunurken yine ıslıklarla ve yuhalamalarla susturulacak mı?

Deyin hele!..

Bu zihniyet iktidara geldiğinde ne kadar mutlu olacağız?!..

x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23