• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Zekeriya Say
Zekeriya Say
TÜM YAZILARI
17 Ekim 2019

Değirmenin suyu nereden geliyor, T24?

Doğan Akın.

T24 Genel Yayın Yönetmeni.

1987 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nden mezun olduktan sonra Cumhuriyet gazetesinde stajyer muhabir olarak adım attığı gazetecilikte 30 yılı geride bıraktı.

11 yıl Cumhuriyet’te çalıştıktan sonra sekiz yıl da Milliyet’te Haber Müdürlüğü yaptı.

Tansu Çiller’i, “Devleti arpalık olarak kullanmakla” ve “kendi yakınlarını önemli makamlara getirmekle” suçladığı “yolsuzluk” haberleri sayesinde “Sedat Simavi Gazetecilik Ödülü”ne layık görüldü.

Bu ödülü aldıktan sadece bir yıl sonra Anadolu Ajansı’nın “yönetim kuruluna” atanarak, “arpalık” olarak gördüğü devletin imkânlarından kendisi de istifade etti.
Doğan Burda Dergi Grubu’nda yayın direktörüyken dergi grubunun ilk haber portalı olan Tempo24’ü (www.tempo24.com.tr) kurdu.
2 Şubat 2009 tarihinde yayın hayatına başlayan Tempo24 haber sitesi, 4,5 ay sonra kapandı.
Doğan Akın, “kredi kartına taksitle” aldığı bilgisayarlarla, 1 Eylül 2009’da kendisine ait “T24” adlı haber sitesini kurdu.

*

Yıllarca “Doğan Holding” bünyesinde gazetecilik yapan Akın,
“Holding medyasında çalışarak gerçek gazetecilik yapılamaz” diyordu.
Kendi sitesi T24’ü ise “Hiçbir kişi, kurum, kuruluş ve oluşumla doğrudan, dolaylı ya da rastlantısal bir ilişkisi bulunmayan bağımsız bir internet gazetesi” olarak tarif ediyordu.

Fakat!

T24’ü kurar kurmaz ilk iş olarak bazı şirketlere gidip onlarla “kontratlar” imzalayıp, oradan elde ettiği gelirle haber sitesinin ayakta kalmasını sağladı.

*

“Ağırlanmış gazeteci”nin “hiçbir şeyi sorgulayamayacağı” tezini savunan Akın, dönemin TÜSİAD Başkanı Ümit Boyner’e T24’te yazı yazdırarak, kendi sitesinde iş insanlarını ağırlamakta ise hiçbir sakınca görmedi.

*

T24’ü, “başını sokacak bir masal”a benzeten Akın, hak ettikleri reklamların kendilerinden esirgenmesine üzüldüğünü ifade etse de “Torunlar Holding’ten reklam almam” diyerek, güya kendince omurgalı bir duruş sergilemeyi de ihmal etmiyordu.

*

Halbuki geçmişte aynı duruşu pek sergileyememişti.
Misal; Cumhuriyet gazetesinde yaşanan meşhur “Hasan Cemal-İlhan Selçuk kavgasında” Mustafa Balbay ile birlikte İlhan Selçuk’un safında yer almıştı…
Sonrasında ise,
T24’ün “tıklanma oranında” yüzde 25 katkısı olan Hasan Cemal’i göklere çıkarırken;
Mustafa Balbay’ı “Ergenekon sanığı” olarak Silivri Cezaevi’ne gönderen “günlükleri” ilk olarak Doğan Akın yayınladı.

*

Zengin gazete sahiplerini “itibar dilenen budalalar...”, bu gazetelerde çalışanları ise “gazetecilik oynayanlar” diye yaftalayan Akın; T24’ün reklam gelirlerinin, çalışanlarının ücretlerini, yol paralarını, sigorta primlerini, gelir vergilerini ve şirketin kurumlar vergisini ödemeye yetmemesinden de sık sık şikâyet ediyordu.
Hatta!

Yazarlarının çoğuna telif ödemesi dahi yapmadıklarını söyleyerek, “kıt kanaat” geçinen bir internet gazetesi olduklarını ima ediyordu.
Tabii…

Bir yandan “parasızlıktan” hayıflanırken diğer yandan teknolojik olarak çok güçlendiklerinden, “Şu an Türkiye’de teknolojik altyapısı ve sosyal medya entegrasyonu en kuvvetli sitelerden birisi” olduğundan sitayişle bahsetmesi ise kafamı kurcalıyordu.

*

Derken…

Bundan tam 10 yıl önce, kredi kartına taksitlerle alınan bilgisayarlarla kurulan ve ilk yıllarda geliri işçilerin yol parasına dahi yetmeyen T24’ün, geçtiğimiz aylarda sessiz sedasız bir şekilde, İstanbul’un tam göbeğindeki Taksim Meydanı’nda yaklaşık 170 metrekaralik “BİRİNCİ SINIF” lüks bir ofise taşındığını öğrendim.
Kira bedelinin oldukça yüksek olduğu lüks ofis, İş Bankası’na ait İş Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A. Ş.’ye (İş GYO) ait “Ofis Lamartine” adlı plazanın 7. katının tamamını kapsıyor. Birkaç ofis odası değil, koskoca katı kiralamışlar.
Tabii, taşınma işleminin öncesinde ofise yapılan tadilat da işin cabası.

*

Bundan on yıl önce,

“Hiçbir kişi, kurum, kuruluş ve oluşumla doğrudan, dolaylı ya da rastlantısal bir ilişki” kurmayacaklarını iddia eden Doğan Akın’ın T24’ü, görüldüğü üzere on yıl sonra “rastlantısal(!)” bir şekilde “İş Bankası” ile aynı plazada, hem de birinci sınıf lüks bir ofiste faaliyet gösterir hale gelmiş.
Ofis kirasının üzerine 25 kadar çalışanın maaş, yol, yemek ve vergi giderleri ile binanın faturalarını da eklediğimizde, T24’ün giderleri pek “mütevazı” bir rakam tutmasa gerek.

Ayrıca…

Listeye teknik, donanımsal ve yazılımsal giderleri…

Ve…

Teyyy Kandil’e gidip orada sırf “gazetecilik” niyetiyle Murat Karayılan adlı teröristle görüşen Şirin Payzın’ın da maaşını eklediğimizde, Doğan Akın için ay sonları çok hareketli geçiyor olmalı.

*

Doğan Bey’in bu lüks taşınma için mutlaka bir açıklaması vardır ama içinde “bağımsız, bağlantısız” ve “rastlantısal” gibi kelimeler geçmeden İş Bankası’na ait ofisi doğru düzgün reklam dahi almadıkları için yakındığı bir dönemde hangi parayla kiraladığını nasıl izah edecek, doğrusu çok merak ediyorum…
Ve!..

Doğan Akın’a şu soruyu sormak istiyorum:
Sahi, bu değirmenin suyu nereden geliyor?

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Ahmet

tabi tabi akıtın değirmen suyu nerden geliyor soran yok, sizde Allah rızası için dava uğruna beleş yazı yazıyorsunuz, yaw he he!
  • Yanıtla

çetin

ABD Başkanı Donald Trump'ın Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yazdığı bir mektup ortaya çıktı."Sen binlerce kişinin katledilmesinden, ben de Türk ekonomisinin yok edilmesinden sorumlu olmak istemem" ifadelerinin yer aldığı mektubun gizlenmesine tepki gösteren İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Aytun Çıray, mektubun harekâtın başlamasından sonra gelme ihtimalinin yüksek olduğunu belirtti.Çıray, "Keşke bu terbiyesizce yazılmış mektup kamuoyundan gizlenmeseydi" dedi.
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23