• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Zekeriya Say
Zekeriya Say
TÜM YAZILARI

CHP’liye her şey serbest!

13 Mayıs 2021


Zekeriya Say İletişim: [email protected]

CHP’li Ekrem İmamoğlu’nun, Fatih Sultan Mehmet Türbesi’nde elleri arkasına bağlı şekilde yürüyerek saygısızlık yapmasıyla ilgili tartışmalar hâlâ sürüyor. 

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, görüntülerin saygısızlık olduğunu, hatta kendisine göre suç teşkil ettiğini, fakat soruşturma izni vermeyeceğini söyledi. 

İmamoğlu da üstün(!) zekâsını konuşturarak, “Anayasa’da ‘Bence suç’ diye bir şey var mı” diye sorarak, devletin makamında bulunan insanların vakitlerini bu şekilde harcamalarına üzüldüğünü ifade etti.

Elbette Anayasa’da, “Fatih’in türbesinde eller arkada olacak şekilde yürünmez” yazmıyor.

Fakat!..

Bu ülke öyle Anayasa Mahkemesi Başkanları gördü ki…

Bırakın elleri arkada yürümeyi,mütedeyyin insanların Anıtkabir’i ziyaret etmesini bile suç saydı. Suç saymakla kalsa iyi, “Elbet bir gün bunların hesabı sorulacaktır” diyerek, bir de ziyaretçileri tehdit etti.

Kim mi?

28 Şubat sürecinin meşhur Anayasa Mahkemesi başkanlarından Yekta Güngör Özden yaptı bu tehdidi.

Şaka yapmıyorum.

Özden ciddi ciddi, “Atatürk’ün mozolesi önünde ‘sap gibi durarak’ başta kendiniz, kimleri kandırıyorsunuz? Siyasal yalancılar, ikiyüzlüler, en büyük saygısızlık, yapay, göstermelik saygıdır. Fotoğraflarının önünde, altında, heykellerinin karşısında durmayınız. Anıtkabir’e çıkmayınız, gölgesine sığınmayınız. Her organa sızmış, her kesimde, her katta bulunan karşıtlar için söylüyorum. Medyadaki saplantılılar için söylüyorum. Elbet bir gün bunların hesabı sorulacaktır” demişti. 

İmamoğlu, Özden’in de vaktini bu şekilde harcamasına üzülmüş müdür bilmem ama bu ülkede bu saçmalıklar yaşandı.

İBB Başkanı İmamoğlu, CHP’den önce AK Parti’nin kapısını çaldığı için muhtemelen partisinin ve temsil ettiği zihniyetin kirli geçmişini bilmiyordur ama bu ülkede “CHP ve Kemalistlerce suç” diye bir gerçek var!

Örneğin, CHP tek parti diktası yıllarında İsmet İnönü’nün oğlu Ömer’in öğrenci evi olarak kullandığı, hatta üşümemek için tüm kaloriferlerini yaktırdığı Dolmabahçe Sarayı ile ilgili bir ihbarı değerlendiren Uğur Dündar, yıllar evvel saraya giderek çekim yapmıştı. 

Dündar’ın, “Deneyimli bir arkeoloji uzmanı” olarak göklere çıkardığı dönemin Dolmabahçe Sarayı Müdürü Savaş Savcı, yaklaşık 15 bin metrekarelik kapalı alana yayılan sarayı Dündar’a gezdirmiş…

İkili, o dönem rutubetten lime lime dökülen, duvarları yosun ve pamukçuk denilen küfle kaplanan sarayın o haline ağlamamak için kendilerini zor tutmuşlardı. 

Çok değil bu ziyaretten kısa bir süre sonra ne olsa beğenirsiniz?

Dolmabahçe Sarayı’nın dökük haline ağlamamak için kendisini zor tutan müdür Savaş Savcı, 10 Kasım törenleri sırasında Mustafa Kemal’in hayata gözlerini kapadığı odayı ziyarete gelen ziyaretçilerle konuşurken tebessüm ettiği gerekçesiyle, davranışları laubali bulunarak görevinden alınmıştı. Anlayacağınız, Anayasa’da yazmasa da Atatürk’ün öldüğü odada gülmek, Ecevit hükümetinin seçtiği TBMM Başkanı tarafından suç sayılmıştı.

CHP ve avanelerince suç sayılan absürtlükler elbette bununla sınırlı değil..

Örneğin, 3 Aralık Dünya Engelliler Günü nedeniyle özürlü çocuklarını Anıtkabir’e getiren iki anne, sırf başörtülü oldukları gerekçesiyle Anıtkabir’e alınmadıkları gibi çocuklarını ziyarete getirdiklerine de getireceklerine de pişman edilmişlerdi.

Çocuk demişken…

CHP’liler ve laikçi azgınlar, Anıtkabir’deki çocuk cıvıltılarından bile rahatsız olup, bu durumu saygısızlık addetmişlerdi. Azgın Kemalistler, Anıtkabir Komutanlığı tarafından Anıtkabir bahçesine konulan plastik bir kaydırak yüzünden deliye dönmüşlerdi.

Daha sonra Mustafa Kemal’in tablosunu duvardan indirdiği için CHP’den kovulacak olan dönemin Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka ile Mimarlar Odası Ankara Şubesi’nin provokasyonlarıyla ünlü Başkanı Tezcan Karakuş Candan,  “Anıtkabir plastik kaydırak alanı değildir. Anıtkabir saygı mekânıdır” diyerek, kaydırak yüzünden ortalığı ayağa kaldırmışlardı. Yargı erkinin sacayaklarından biri olan Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu da “Bir de plastik fıskiye yapsaydınız! Bu çirkinlik kalkacak!” diyerek, plastik kaydırağa meydan okumuştu. Bu orantısız çıkışlar yüzünden cuş-u huruşa gelen azgın Kemalistler de tornavidaları kaptıkları gibi Anıtkabir’e gelmiş, çocuk parkını elleriyle sökerek çöpe atmışlardı. Tabii o dönem kimsenin aklına, “Anayasa’ya göre Anıtkabir’e kaydırak koymanın” suç olup olmadığını sorgulamak gelmemişti. 

Her ne kadar CHP’li İmamoğlu, “Anayasa’da “Bence suç” diye bir kavram yok” dese de..

Türkiye’de “Suçlunun CHP’li olup olmadığı” gerçeği var.

Öyle olmasaydı!..

Eli arkasında dolaşan İmamoğlu şöyle dursun…

Çanakkale şehitliğinde içki sofrası kurup, müzik eşliğinde kadeh tokuşturan ve zil zurna sarhoş bir şekilde göbek atan ayyaşlar CHP’li değil de başka partili olsaydı, bu saygısızlığın hesabını muhakkak verirlerdi.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Sedat

Yine aklıma bunak kadın hikayesi geldi. Birine bunak demek suçmudur? Hayır. Ama bana bunak diyorlar. Size diyorlarsa o zaman suçtur.
  • Yanıtla

a. kahya

Hatta Müslümanım diyen terbiyesizsin biri kalkıp bir kadına yan gözle baksa aylarca gözlerini oynarlar ne gericiliği kalır ne yobazlığı ama CHP liler neredeyse her güne sığdırdıkları tecavüz edip oyma işleri yapınca sesleri çıkmadıkları gibi çağdaşlık gereksinimine getirecekler işi
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23