• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Yaşar Değirmenci
Yaşar Değirmenci
TÜM YAZILARI
30 Mart 2019

Ölçülü ve Dengeli Olalım

Batı’nın tedirginlik duyduğu ülke: TÜRKİYE. Bizim manevi-milli yapımızı zayıflatacak olan her şey Batı’ya sevimli gelir. Ne kadar yozlaşmak istersen Batı o kadar alkışlar. Çünkü ‘sömürü’ hesapları öyle gerektirir. En tehlikeli ve en tahripkâr sömürü metodu günümüzde uygulanıyor. Batı, kendininkiler dahil bütün ideolojileri tesirsiz hale getirmiştir. Artık, insanı mevcut hayat tarzına karşı koyabilecek bir güce kavuşturmak mümkün değildir. ‘Hayat tarzı’ boyunduruğundan kimse kurtulamaz. Böyle olunca klasik sömürü metodlarına lüzum yoktur, onların konusu kalmamıştır. Bir tek kaygıları var: İslam! İslam’ı Ortadoğu’da hallettiler. Ortadoğu’daki bazı hırçınlıklara bakmayın. Batı onlardan memnundur. 

Batı’nın İslam açısından tedirginlik duyduğu yegane ülke Türkiye’dir. Türkiye’yi bertaraf etmeden, Batı’nın İslam korkusu ortadan kalkmaz. Türkiye’nin tarihi var, birikimi var, tecrübesi var. Türkiye, dünün Osmanlı’sıdır! Düşünüyorlar: “Çok uğraştık, çok tahribat yaptık, ama emin değiliz. Acaba kendilerine gelebilir mi? Biz zaten tam itiraf edemediğimiz buhranlar içindeyiz. Bir iki denge unsuru bozulursa hiç akla gelmeyen sarsıntılarla karşılaşır mıyız?” Batı’nın akıllı adamları bize ve İslam’a böyle bakıyor.

Tarihe bakınız. Bir sürü olay, bir sürü çalkantı, bir sürü değişim var. Bunları, hangi kaidelerin ışığında bir izah bütünlüğünün çerçevesi içine alıp yerli yerine oturtabiliriz? Bir türlü milletin içine, ruhuna, yüreğine, o güzelim samimiyet dünyasına yakın durmayı beceremediler, içlerine sindiremediler. Tanımak, anlamak istemediler. Batı biliyor, anlıyor, fakat bizimkiler hâlâ meselenin önemini idraktan uzak. Evet her şeye rağmen Türkiye “ağabey devlet” Türk Milleti de “ağabey millet”tir. Gerek Türk dünyasındaki kardeşlerimiz, gerekse Ortadoğu’daki kardeşlerimiz “sizin ayağınıza diken bile batmasın. Bizim gözümüze batsın, aman size bir şey olmasın!” diyorlarsa; mes’uliyetimizi müdrik hareket etmemiz gerekmez mi? Tarihin, coğrafyanın yüklediği misyonu da unutmayalım! Bu milletin dinine, diline, sesine, rengine yabancı bir duruşları olanlara en güzel cevabı sandıkta verecektir. Milleti gücendirmek, Milletin mukaddesleriyle oynamak hayır getirmez. Daha olgun, daha sakin, daha vakur; ‘millete muhalefet etme’ alışkanlığından tamamen uzak, barışçı, kaynaştırıcı tutumlara ve yorumlara ihtiyacımız vardır.

Derdimiz çoktur. Eğitim, gençlik, aile, kültür, sıkıntılar, üzüntüler, vs. Her şeye rağmen bu milleti aşağılık kompleksinden kurtaran, memleketini, devletini, milletini dünyaya tanıtan gönül dünyamıza giren; değil milletin, ümmetin lideri olmuş Recep Tayyip ERDOĞAN’a sahip çıkalım. Ezdirmeyelim, yalnız bırakmayalım. Yükünü alalım, yük olmayalım. Severken de kızarken de ölçüyü kaçırmayalım. İfrat ve tefritten uzak, mutedil ve müstakim olalım. ‘Tayyip düşmanlığı, Tayyib’in indirilmesi’ gibi hiç yakışmayan, hiçbir ölçüye uymayan tamamen nefsi arzu ve isteklerle dış güçlerin uşağı olmayalım.

Hayat tarzını değiştirme yerine hayat tarzını ‘din’ haline getirenler, kendi koyduğu ölçülere uyduğu, uydurduğu ilke ve prensipler gölgede kalması gerekirken onları dini ölçülerin yerine koyanlara dikkat etmeliyiz. Tâbi olmamız gereken âyet, hadis, sünneti seniye gölgede bırakılır, şahıslar putlaştırılırsa bu halden nasıl kurtulabiliriz? İrademizi, aklımızı, yüreğimizi ipotek ettirmeyelim. Allah’tan ve Resulü’nden başka ‘mutlak itaat’ edilecek kimse yoktur.

Mahfuz ve masum olan (korunan) yalnız Peygamberlerdir. 

Dün yokluk içinde yapmadığımız hataları bugün varlık içinde yapıyoruz, neden?

Dava hassasiyeti her şeyin üstündedir. Dava yoksa hiçbir şey yoktur. Manamız oradan gelir. Aksi düşünülemez. Bu gerçek hiçbir zaman unutulmamalı, bütün meselelerimize ışık tutmalı. 28 Şubatları, 15 Temmuzları unutmayalım/unutturmayalım 

Putlaştırdıkları demokraside en büyük siyasi güç, milletin iradesidir. Demokrasinin özü, millete saygıdır, milletin doğruyu seçebileceğine inanmaktır, milletin inançlarına yakınlık duymaktır; milli irâdenin hâkimiyetidir, düşünce ve seçim hürriyetidir. Bu özü zedelemeye niyetliyseniz nesini niçin alacaksınız demokrasinin? Millete güvenmiyorsanız, milletin rüşdüne inanmıyorsanız; demokrasiyi almanın da, işletebilmenin de, anlamı ve imkanı yok demektir. Milletin gönlüne giren, belediyeciliği de ‘gönüllü hizmet’ olarak isimlendiren bir lider, Allah dostlarının ‘kalpten kalbe yol vardır’ sözünü hayatına yansıtan, milletin, ümmetin hatta insanlığın ümit bağladığı Recep Tayyip ERDOĞAN’a bu milletin sahip çıkmasının tecellisi sandık değil midir? Erdoğan’a destek, emperyalizme, Haçlılara karşı senin hakkını, hukukunu, canını, malını ve mabetlerinin korunmasına destek vermektir.

İslâm; meşverete, reye rızâya, hür iradeye, akla, ilme, insan sevgisine, tesânüde, birliğe, beraberliğe, hoşgörüye, inceliğe, itidale büyük değer veren bir dindir.

Çağımızda İslâm adına sergilenen bazı zulüm ve tedhiş hareketlerinin hiçbiri İslâm’a mal edilebilme özelliğini asla taşımaz. İstismar, istismar edileni ilzam etmez. 

Devletin sahibi millettir. Meydan okudukları değerler her toplumda milleti millet yapan değerler değil mi? Yeryüzünde kutsalı olmayan insan ve medeniyet düşünülebilir mi? İnancının gereğini yerine getirenlere yapılan zulmü savunmak veya bu zulmü yapanların yanında olmanın izahı yapılabilir mi? 

Başta katil ABD olmak üzere tüm Siyonist ve Emperyalist güçler, ülkemiz üzerinde perde arkasından çok büyük ve kirli oyunlar oynamaktadırlar. ‘Çoluk çocuk demeden, secdede Müslüman öldürmeyi, Filistin’i yok etmeyi, Uluslararası hukuka göre Suriye toprağı olan ve 52 yıl önce işgal edilen Golan Tepeleri’ni İsrail toprağı olarak kabul ettirmeye çalışan Siyonistler ise, ‘’Arz-ı Mevud’’ sınırlarına ulaşmak için ellerinden gelen ne varsa onu yapıyorlar. Kökten Türkiye ve Erdoğan karşıtlarına Washington’da, Pensilvanya’da, Kandil’de, Atina ve Tel Aviv’de 31 Mart’ta kutlama yapmalarına fırsat vermeyelim.

Erdoğan’a destek ol ki, emperyalizme, Haçlılara karşı senin hakkını, hukukunu, canını, malını ve mabetlerini korunsun. Vatan, millet, Devlet düşmanı; emperyalizmle, Haçlılarla, terör örgütleriyle işbirliği yapan partilere ‘Dur!’ demek Erdoğan’a sahip çıkmakla olur. Bütün dünya (kendisini ilgilendirmediği halde) senin vereceğin mesajı düşünüyor. 

Unutma! 

Erdoğan’ın tek silahı Milletinin verdiği destektir!

 

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı